Zanzibar Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / ZANZİBAR

ZANZİBAR GEZİ REHBERİ

Tüm gezilerimize planlı, istekli ve bilinçli çıktığımız halde, Zanzibar gezimiz tamamen internetin istediği her şeyi yaptırabilmesinin kanıtıdır. Sizi aklınızın ucundan bile geçmeyen bir Afrika ülkesine gönderebilir



2016 Ocak ayından itibaren girdiğim hemen her sitede gördüğüm Zanzibar reklamları ve her gün nasıl olduğunu anlamadığım şekilde ekranımın bir köşesinde beliren tur ve uçak bileti fiyatlarını bizimkilere söyleyince, sanki bunu bekliyorlarmış gibi Zanzibar’a gidelim demesinler mi? işte Zanzibar maceramız böyle başladı. 2017 Ocak ayında gitmek üzere biletlerimizi aldığımızda çok gergindim çünkü ada bile olsa Afrika hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ama hepsini araştırdık öğrendik ve iyi ki gitmişiz. Gerçekten Zanzibar’da muhteşem bir tatil geçirdik.

ZANZİBAR NEREDEDİR?

Ekvatorun hemen altında yer alan ve Adı Zencilerin sahili anlamına gelen Zanzibar’ın Tanzanya’ya bağlı olmakla beraber özerk bir yapısı var. Başkenti Stown Town.



Şiraz’dan gelen İranlı göçmenler tarafından kurmuş Zanzibar, daha sonra Portekizlilerin egemenliğinde 200 yıl geçirmiş. 1600’lerin sonunda Umman Sultanlığı’nın kontrolüne geçmiş Hatta Umman sultanı adaya taşınmış. 1800’lerin sonunda İngiltere’nin kontrolüne geçen ada 1963 yılında bağımsız olmuş ve 1 yıl sonrada Tanzanya’ya bağlanmış.

Zanzibar tarihi boyunca Afrika köle ticaretinin merkezi olmuş. Adanın her yerinde köleliğe ait izleri görmek mümkün. Köle pazarları, kölelerin tutulduğu zindanlar ya da köle tüccarlarına ait gösterişli evler tarih boyunca işlenmiş insanlık suçlarını gözler önüne seriyor.

Şehrin büyük çoğunluğu Müslüman. Baharat üretimi ve turizm ada için vazgeçilmez. Ekonomi bu ikisine bağlı. Ancak muhteşem tropikal sahilleri ve göz alabildiğine baharat ormanları olmasına rağmen halk çok fakir. Bu durum davranışlarına da yansımış beyaz insan onlar için para demek. Özellikle çocuklar sürekli sizden para istiyor.

ZANZİBAR'A NASIL GİDİLİR?

Biz Qatar Air ile Doha aktarmalı olarak gittik. Doha’dan kalktıktan sonra direk Zanzibar’a gitmedik. Önce Klimenjero havaalanına indik. Burada inecek yolcular indi, uçağımız temizlendi tekrar havalanıp son durağımız Zanzibar Havaalanına ulaştık. 4 saat Doha, 6 saat Klimenjero 1 saat Zanzibar sürüyor. Uçak biletlerini 6 ay önceden almamıza rağmen bulabildiğimiz en ucuz bilet kişi başı gidiş dönüş 800$’dı.



THY Darüsselam ve Zanzibar’a direk uçuyor. Zanzibar uçuşu daha birkaç ay önce başlamış. Her 2 uçuşta 7 saat civarında. Darüsselam üzerinden feribotla ya da küçük uçaklarla Zanzibar’a ulaşılabiliyor Feribotla 2 saat, uçakla yarım saat kadar sürüyor.

Zanzibar’a girerken normal pasaporta kapı vizesi almak gerekiyor. Girişte sadece bir form dolduruluyor ve 50$ ödeme yapılıyor. Gişedeki görevli fotoğrafınızı çekiyor ve vizeniz basılıyor. Dönüşte yine bir form doldurmak ve pasaport kontrolünde vermek gerekiyor.

Yeşil pasaporta vize uygulanmıyor. Dolayısıyla yeşil pasaport sahipleri girişte para ödemiyor. Ancak pasaport kontrolü yapanlar bu konuda biraz rahat davranıp yeşil pasaport sahiplerini de para ödemek üzere gişeye gönderebiliyorlar. Pasaportunuzun yeşil olduğunu ve vizeden muaf olduğunuzu söylediğinizde hatalarını düzeltiyorlar. Ama yanılıp da parayı öderseniz gitti gider bir daha geri alamazsınız.

İşlemler bu kadar basit gibi görülse de Zanzibar’a indiğiniz anda sürekli duyacağınız 2 kelimenin aslında hayat felsefeleri olduğunu anlayacaksınız. Hakuna matata (sorun yok) ve Pole Pole (yavaş yavaş). Çok basit olan işler bile o kadar yavaş ilerliyor ki. Mesela biz pasaporttan geçip bavullarımızı alıp dışarı çıkıp hatta sigaramızı içtikten sonra görevliler gelip sizin bavullar x raydan geçti mi? dedi. Geçmedi çünkü orada kimse yoktu dedik. O zaman gelin x raydan geçirin dediler. 9 tane bavulu tekrar götürmek saçma olacağı için 2si yeter mi dedik yeter dediler 2 bavulla tekrar havaalanının içine girdik x rayden geçtik. Biz en azından 2 bavulu soktuk. Bizimle birlikte çıkan bir sürü insan x raye falan girmeden gitti.



Zaten havaalanı öyle küçük havasız bir havaalanı ki geliş hadi bir şekilde bitiyor ama dönüş anlatılmaz yaşanır. Ne ekran var ne bir tabela var. Tek bir kapı var önünde en az 4-5 uçuş için insan bekliyor. Uçağa otobüslerle gidiliyor. O tek kapıdan aynı anda 2 farklı uçuşun yolcuları otobüslere biniyor. Doğru otobüste misin? Doğru uçakta mısın? Allaha kalmış. Her hangi bir yazı olmadığı için sürekli kapıdaki görevliye hangi uçuşu aldığını sorman gerekiyor ve Duyduğun tek şey “hakuna matata”. Yinede korkmaya gerek yok Afrika’nın o havası sizi de sarıyor uyuyorsunuz ortama. Mesela bizimle birlikte kalkan uçak Somali uçağıydı. Biz Doha’yı görene kadar birbirimize telkinde bulunduk Somali’yi de görmüş oluruz fena mı olur diye.

ZANZİBAR'A NE ZAMAN GİDİLİR?

Hava sıcaklığı 22 derecenin altına düşmeyen Zanzibar’da Mart, Nisan, Mayıs ve Kasım ayları yağışlı dönem olarak geçiyor. Bu 4 ay dışında her zaman Zanzibar’a gidilebilir. Ancak deniz tatili yapmak istiyorsanız ve parti insanı değilseniz, benim size tavsiyem dolunaydan sonraki dönemde yani ay küçülürken gitmeniz. Dolunayda düzenlenen “full moon party”lerini kaçırırsınız ama mükemmel bir deniz tatili yapabilirsiniz. Biz tesadüfen tam bu dönemde gittik ve 1 hafta kaldık. Ayın tekrar görülmeye başladığı son günümüzü saymazsak, denize istediğimiz zaman girebildik. Deniz durgun ve gel git çok azdı. Ama son gün kıyı diye bir şey kalmamıştı dalgalar oturduğumuz kafenin merdivenlerine taşıyordu. İlk günden beri aramızda konuştuğumuz bu kıyıdaki otellere herkes girip çıkıyor neden önlerine duvar örmüşler ki sorusunun cevabını da böylece almış olduk.



Akşam üstü ise deniz uzaklara gitmişti ve herkesin bahsettiği Zanzibar’ın meşhur denizyıldızları artık kumların üzerindeydi.



Aynı merdivenden çekilen resimlerden durum anlaşıldığı üzere ayın yükseldiği dönemlerde gel gitin en az olduğu bu sahilde bile denize girmek zorlaşıyor.

Denizin çekilmesiyle denizin içinde yürüyerek çeşit çeşit deniz canlılarını, rengarenk denizyıldızlarını görebiliyorsunuz. Mutlaka götürülmesi gerektiğini okuduğum suya dayanıklı sandaletler burada çok işe yaradı.



Zanzibar’da denizyıldızlarının yurt dışına çıkarılması kesinlikle yasak Bu konuya çok dikkat etmelisiniz. Denizden değil de satın almış bile olsanız ciddi cezası var.



ZANZİBAR GÜVENLİ Mİ?

Kesinlikle güvenli. Kaldığımız süre boyunca ne kavga eden insanlar gördük, ne bir hırsızlık duyduk. Sokaklarda aydınlatma olmadığı için, gece otele dönerken kapkaranlık yollardan geçmemize rağmen yol boyunca gruplar halinde toplanan gençler hiç rahatsız edici bir davranışta bulunmadılar. Kendimizi hep rahat hissettik.

AŞI

Zanzibar için aşı zorunluluğu gitmemizden önce kalkmıştı. Biz buna rağmen sarıhumma aşımızı yaptırdık. Aşı Seyahat Sağlığı Merkezleri'nde yaptırılıyor.



Zanzibar’daki tek risk sıtma. Seyahat Sağlığı Merkezleri'nde Zanzibar’a gideceğinizi söylediğinizde sıtma için tabletler veriyorlar. İlk tablete gitmeden 24 saat önce başlıyorsunuz ve her gün aynı saate içiyorsunuz. Geldikten sonra da 1 hafta daha almaya devam ediyorsunuz. Bu hapları içmeyenler, zararlı olduğunu düşünler de var ama biz içilmesi gerekmese vermezler diye düşündüğümüzden ilaçlarımızı düzenli olarak içtik. Bu sadece önlem için, tamamen koruyacak diye bir şey yok. O yüzden geldikten sonra 1 ay içinde ateşiniz yükselirse Seyahat sağlık merkezine gitmeniz ya da gittiğiniz doktora sıtma riskiniz olduğunu söylemeniz gerekiyor. Eğer sıtma çıkarsa tabi ki tedavisi var. Ama Türkiye’deki ilaçlar hafif olduğundan tedavi biraz uzun sürüyormuş. Biz Zanzibar’dan sıtma ilacı alıp geldik. Bu ilaç 2 tablet 3 gün arayla içiliyor. Etkisini hemen gösteriyormuş. Bizden kimse hastalanmadığı için ilaçlara gerek kalmadı.

Sıtmaya karşı yanınızda bolca sinek kovucu bulundurmalısınız. Sivrisineklerin durumuna göre sürekli kov sürmek gerekiyor. Bizim şansımıza Zanzibar’da tamamen sineksiz bir döneme denk geldik.

Zanzibar’da herhangi bir hastane bulmanız mümkün değil bu nedenle ihtiyaç olabilecek tüm ilaçları götürmenizde fayda var. Özellikle güneş yanığı için krem, ağrı kesiciler ve ishal ilaçları unutulmaması gerekenler.

ZANZİBAR'DA NEREDE KALINIR?

Adanın dört bir yanında plajlar olmasına rağmen en çok hangi bölgede kalacağımıza karar verirken zorlandım. Okuduğun yazılarda, özellikle yabancı sitelerde doğu ve güney sahilleri popülerdi bende doğu sahilinde otel rezervasyonu yaptım ancak bu sahillerin sörf için tercih edildiğini ve dalgalı olduğunu anlayınca rezervasyonumuzu iptal ettirip, adanın kuzeyinde otel ayarladım.



Zanzibar’ın en güzel sahili kuzeyde ki Nungwi Plajı hem gel gitten çok az etkileniyor, hem kavurucu Afrika güneşinden korunabileceğiniz, tüm gün oturabileceğiniz cafeler var. Eğer sahildeki otellerde kalmıyorsanız sahilde şemsiye ve şezlong yok. Bu nedenle tüm günü geçirebileceğiniz bir restoran yada cafenin olması önemli. Biz Langi Langi isimli mekanda sabahtan akşama kadar 8 gün geçirdik. Burada tek sıkıntı açık bir mekan olmasına rağmen sigara içilemiyor.



Bu sahilde isim yapmış lüks oteller olmakla beraber biz sahile 5 dakikalık mesafede Kigwedeni Villas’ta kaldık. 7 gece, Oda kahvaltı kişi başı 250 $ olan bu otelde çok rahat ettik. Odaları klimalı. Ayrıca yatakların üzerinde cibinlik vardı.



Adada elektrik kesintisi çok fazla olmasına rağmen otelde jeneratör olduğu için bu konuda da sorun yaşamadık. Otelin çalışanları da çok iyi niyetli, sıcakkanlı ve yardım severdi. Hatta o kadar ki Zanzibar’da bize para olarak bakmayan tek insanlar oteldekilerdi. Özellikle daha gitmeden yazışmaya başladığım İdris bize her konuda yardımcı oldu.



ZANZİBAR'DA NE YENİR?

Deniz ürünlerini seviyorsanız cennette hissedeceğiniz bir yer Zanzibar. Her çeşit büyük balık İstakoz, yengeç, midye, kalamar, karides. Hepsi de çok büyük ve lezzetli.



Tabi bunların dışında makarna ve pizza da bulunuyor. Tek kusurları ekmek yok. Onun yerine yemeğin yanında haşlanmış patates veriyorlar. Oda çok az. Buna da şöyle bir çözüm geliştirdik. Yiyeceğimiz ana yemeğin yanı sıra ortaya 1 ya da 2 tane pizza margarita söyleyip ekmek ihtiyacımızı bu şekilde giderdik.

Kahvaltı birer dilim muz, ananas, karpuz, tost ekmeği ve omlet şeklinde. Zanzibar’da yumurtanın tadı aynı olmakla birlikte, sarısı yok. Sarı olması gereken bölüm beyaz.



Tabi ki bizimkilerin yukarda saydıklarımla doyması mümkün değil. İlk gün tost ekmeğinin de sınırlı sayıda olduğunu fark ettik. Daha sonraki günler için araştırma yaparak, köyün içinde bir market bulduk adı da İzmir. Hatta yanındaki eczanede bu kişilere ait.



Ne yazık ki sahipleriyle tanışamadık, dükkanda çalışanlar vardı. Bu marketten ekmek aldık. Tabi bu ekmeği her zaman bulamadık, çünkü bir fırın yok, ekmek şehirden belli zamanlarda geliyor. Biz de ellerindeki tüm ekmeği alınca ekmek bitti, ama bizi epeyce idare etti. Demleme çayı bilmiyorlar, onlarda sadece sallama çay var. Bizim Türkiye’den götürdüğümüz demlik poşetlerini, sıcak su getirdikleri demliğin içine koyup, bir süre beklediğimizi gördüklerinde ne yaptığımızı pek anlamadılar. Bir de benim köyden aldığım domatesleri doğrama şeklimi şaşkınlıkla izlediler. Domates Zanzibar için pahalı bir yiyecek. Ben herkesin tabağına ikişer domates doğrayınca sanırım beni çok kınadılar. Oteldeki domates hikayemiz bununla da bitmedi akşam yemeklerini hep sahildeki restoranlarda yediğimiz için otelin sahibi akşam yemeğini otelde yememizi çok özel bir balık yapacaklarını söyleyince bizde onu kırmadık, tamam bu akşam burada yeriz ama biz kendi usulümüzce bir salata yapmak istiyoruz dedik. Mutfak sizin dediler.



Mehmet salata yapmak için mutfağa girdi ve çalışan kızın salata için hazırladığı malzemeyi görünce şok oldu. 2 tane küçük domates 3 tane biber. Zaten Mehmet’in tepkisinden çalışan kız malzemenin az olduğunu anladı. Daha vereyi mi? diye bakıyor. Mehmet ver diyor ama, kızın eli domateslere gitmiyor. Mehmet isyan etti sonunda, kızı dolabın önünden kovaladı. Dolapta ne var ne yok bütün domates, biber, soğanlarla herkese ayrı bir tabak salata yaptı. Bu arada kız, arkadaşlarını getirmiş kapının kenarına dizilmişler dehşetle Mehmet’i izliyorlar. Ama sonra salatamızı çok beğendiler. Bizde balıklarına bayıldık. Balığı folyoya sarıp mangalda pişirdiler. Yediğim en güzel balıktı diyebilirim. O akşam yemeği için sadece 50 dolar ödedik. Oysa biz yediğimiz yemeğe göre 100 doları gözden çıkarmıştık.



Zanzibar’da yemek konusunda 2 şeyden uzak durduk. Süt ve peynir bir de tabi ki su ve buz. Su zaten hazır alınıyor. Ama buz en çok gözden kaçan nokta. Sonuçta buzu hazır suyla yaptıklarını hiç sanmıyorum. Bu konuda titiz olmakta fayda var. Çünkü Zanzibar’da kesinlikle musluk suyu içmemek gerekiyor. Hatta dişlerimizi bile hazır suyla fırçaladık.

Öğlen yemeklerini sahildeki Langi Langi’de yedik. Aslında tüm gün orada olduğumuz için sürekli bir şeyler yiyip içiyorduk. Zanzibar’da en çok sıkıntı çekeceğiniz konu servisin yavaşlığı. O kadar ki siparişini verdiğiniz her hangi bir şeyin 1 saatten kısa sürede gelmesi mümkün değil. 1,5 saati bulması bile muhtemel. İlk iki gün açlıktan ölme noktasına gelince siparişleri acıkmadan vermeye başladık. Böylece 12 gibi siparişimizi verip en geç 1,5- 2 gibi yiyebiliyorduk sinirimiz de bozulmuyordu. Birde Langi Langi’de saat 3’te vardiya değişiyor. Bu nedenle saat 3’te hesabı kapatıp yeni adisyon açtırmak gerekiyor. Biz her gün sabah 10 gibi gelip öğleden sonra 6 gibi ayrıldığımız için 1 haftada baya samimi olmuştuk. Burada fiyatlar normal. Çok ucuz da diyemem, çok pahalı da. Öğlenleri genelde kalamar, makarna, pizza gibi şeyler yedik tüm gün bir şeyler içtik her gün kişi başı 8 ila 10 dolar arası para ödedik.



Akşam yemeklerini ise Langi Langi’nin biraz daha ilerisinde kumların üzerine masaların kurulduğu restoranlarda yedik. Burada birkaç tane restoran var. Deniz ürünlerinin her türlüsünü deneyip lezzetli şaraplarından içtiğimiz bu restoranlarda da kural değişmiyor. 1 saatten önce yemek gelmez. Aslında bu restoranlarda sistem biraz daha değişikti. Tüm masalar dolmadan sipariş bile almıyorlar. Siparişten 1 saat sonrada yemek geliyor. Yemekler çok güzel, beklediğine değiyor ama açken sinirler çok geriliyor. Bu restoranlarda da kişi başı 10-15 dolar civarı hesap geldi.



Sahildeki lüks otellerin restoranlarında da yemek yenilebiliyor. Buralarda yediğiniz yemeğin lezzeti de aynı olmakla beraber servis biraz daha hızlı.



Ayrıca Zanzibar’da köyün içerisinden neredeyse bedavaya alınan hindistan cevizi, muz, mango, gibi tropikal meyvelere de doyuyor insan. Bizim sevmediğimiz tek şey taze hindistan cevizi suyu oldu.



Cola her yerde bulunuyor. En köhne bakkalda bile Cola bulabilirsiniz. Bizim ilgimizi en çok çekense bizde portakallı, mandalinalı gazozlar orada ananaslı, mangolu. Türkiye’de mandalinalısını sevdiğimiz Shweppes’in ananaslısını da sevdik.



PARA BİRİMİ

Her banknotun üzerinde Afrika’ya özgü farklı bir hayvan resmi olan Tanzanya şilini.

100 $ = 228 şilin civarında.

Euro yerine Dolar götürmek gerekiyor. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta eski tarihli dolar geçmiyor. Yanınızda her zaman nakit para olmalı, kredi kartı geçen yerler olsa da bunlar çok sınırlı.

Stone Town’da döviz bürosu varmış. Biz Nungwi’de köyün içerisinde para bozdurduk. Köyde birkaç bakkal tarzı yer var bunlar dolar bozuyorlar. Bunların arasında bile kur farkı oluyor.

DİL

Ülkede çok fazla dil konuşulmakla beraber resmi dil Swahili dili ve İngilizce. İngilizce eğitimde kullanıldığı için herkes biliyor. Ama çok farklı bir şiveyle konuşuyorlar. Yes - No kadar basit kelimeleri bile çok zor anladık. Özellikle alış veriş yaparken yazarak anlaşmak gerekiyor yoksa çok karışıklık oluyor. Onlarda zaten alışmışlar hemen ayaklarıyla kumu düzleyip ellerindeki çubukla yere yazıyorlar. ,

SAAT FARKI

Türkiye ile arasında saat farkı yok.

PRİZ

Adanın prizleri 3 lü. Bu konuyu gitmeden önce atladığımız için prizleri görünce paniklesem de bizde çözüm tükenmez üstteki tek deliğe anahtar sokarak çalıştırdık.

ADA İÇİ ULAŞIM

Adanın merkezi Stone Town. İster uçakla ister feribotla gelin, ineceğiniz yer burası. Eğer Stone Town’da kalmayacaksanız, gideceğiniz yere ya taksiyle gideceksiniz ya da otelinizle konuşup sizin için araba göndermelerini isteyeceksiniz. Daha hava alanından çıkar çıkmaz taksiciler etrafınızı sarıp eşyalarınızı almaya çalışıyorlar. Burada çok dikkat etmeniz gerekiyor. Azıcık yumuşak davranırsanız pazarlık falan yapamadan bir taksinin içinde bulabilirsiniz kendinizi. Ben daha gitmeden İdris’le konuşup minibüs istemiştim. 8 kişi için 80 $’ a ayarladığım minibüs uçaktan indiğimizde bizi bekliyordu.

Yanımızda yerli bir şoförle minibüse yürüyor olmamıza rağmen taksiciler elimizdekileri çekiştiriyordu. Eğer taksi kullanacaksanız çok iyi pazarlık yapmanız lazım. Mesela Nungwi için taksi ücreti 40 $ normal. Ancak ağızlarını 100 $’dan açıyorlar. Araba kiralamak bir seçenek gibi görülse de Zanzibar’da bu alternatifi hiç düşünmemenizde fayda var. Stone Town’dan çıktıktan sonra yollar çok bozuk. Daracık bir yol hem geliş hem gidiş. Trafik soldan akıyor ve kural yok. Ayrıca trafik polislerinin turistleri durdurup ceza yazdıkları daha doğrusu para aldıkları söyleniyor. Bizim şöförümüz yerli olmasına rağmen polisler sık sık çevirdi. Zaten o yollarda araba kullanmak cidden sıkıntılı.



Biz çeşitli turlar için 3 kez minibüs ayarladık. Hepsi stresli yolculuklardı. Hele önde oturanlar çok zorlandı. Önlerine insan çıkmış, araba çıkmış hiç fark etmiyor. Hiç mi frene basılmaz? Hele birde solama yapıyorlar ki şimdi gelene gireceğiz diyorsun ama girmiyorlar işte alışmışlar bir şekilde kurtarıyorlar.

Turlar hakkında merak edilenler .:Zanzibar’da Gezilecek Yerler:.yazımda.

ALIŞVERİŞ

Restoranlar bar ve oteller dışında her yerde pazarlık olmazsa olmaz. Ağızlarından çıkan ilk fiyat normal fiyatın en az 3 katı.

Dolar her yerde geçiyor ama pazarlığı ve ödemeyi her zaman şilin olarak yapmalısınız, yoksa kurdan zarar edersiniz.

Hemen her yerde görebileceğiniz hediyelik eşya satan dükkanlar ya da tezgahlarda Afrika’ya ait her şeyi bulabilirsiniz. Maskeler, sadece burada yetiştiği söylenen dışı beyaz, içi siyah ağaçtan yapılmış küçüklü büyüklü heykeller yada bu ağaçtan yapılmış ev eşyaları, renk renk şallar, ve Afrika resimleri.



Zanzibar’da hemen her yerde Afrika’ya özgü resimler yapılıp satıldığını göreceksiniz. Biz bu resimleri o kadar beğendik ki getirmek çok zor olmasına rağmen 5 tane aldık.



ZANZİBAR UCUZ MU?

Mavinin en muhteşem tonlarına sahip bir tropikal adada olduğunuz düşünülecek olursa ucuz. Ancak uzak doğu ile kıyaslarsanız, özellikle kalacak yerlerin ve ulaşımın daha pahalı olduğu gerçek. Ama Zanzibar uzak doğu ile kıyaslanmamalı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde fiyatların yanına yaklaşılmadığı balayı destinasyonlarından biri haline geleceğine kesin gözüyle bakılan Zanzibar’da biz 8 gün yeme + içme + otel + gezi turları ve tüm extralar dahil kişi başı 545 $ harcadık. 800 $ uçak biletini de eklersek Zanzibar gezisi 2017 Ocak ayında 1 kişi 1345 $’a mal oldu.



ZANZİBAR HALKI

Halkın %90’ından fazlası Müslüman olmakla beraber, Hıristiyanlar ve yerli inanışlarını sürdüren Masailer var. Müslüman halk kapalı. Hatta çarşaflı olanlarda var. Masailer ise yerel kıyafetlerini giyiyorlar.





Okul formaları da türbanlı. Okula giderken bu masailer türbanlı formayı mı giyiyorlar yoksa kendi okulları mı var bilmiyorum ama okulda hiç başı açık kız yoktu.



Oturduğumuz Langi Langi cafenin arka kapısı hemen köyün içine açıldığı için her gün birkaç kere köye gidip geldik. Adanın farklı yerlerine yaptığımız gezilerde de yol boyunca köyleri gördük. Dolayısıyla halkın yaşantısını gözlemleyebildik.





Köyün içinde evler kerpiç tek katlı içerde eşya olarak neredeyse hiçbir şey yok. Barakadan bir kahve var sanırım köyün tek televizyonu bu kahvede erkekler burada oturuyorlar.



Köyün okulu nispeten daha düzgün bir bina tek katlı birkaç blok. Her blokta farklı yaş grubu çocuklar var. Bizdeki ilkokul, ortaokul gibi olabilir.



Evlerin önünde ne olduğunu tam anlamadığım kötü kokan balık yavrusu gibi bir şey kurutuyorlar. Genelde herkes bunu yiyor. Tutulan balıkların ve deniz ürünlerinin tamamı otellere ve restoranlara satılıyor. O fakirliği gördükçe insanın içi acıyor.



Köyün içinde manav tarzı sebze meyve satan barakalar var. Bunlarda her türlü tropikal meyve satılıyor. Gördüğüm kadarıyla bunları turistler alıyor.



Yerel halkın meyve aldığını görmedim muhtemelen her taraftaki ağaçlardan topluyorlardır. Ama sebze alışverişlerini nasıl yaptıklarını görünce üzüldük. Bamyadan fasulyeye her şey adetle satılıyor. 3 adet bamya alıyorlar mesela. Zaten iyi beslenmedikleri belli hepsi oldukça zayıf.



Evlerde tavuk besliyorlar ama inek çok az. İnekleri hörgüçlü.



Bu kadar fakirliğin içinde beyaz adamı sadece para olarak görmeleri çok doğal. Zaten beyazlar bu muhteşem topraklara sadece acı getirmiş. Köle geçmişlerini unutmalarına imkan yok. Hiç hoş bir durum olmamasına rağmen hala Zanzibar’da beyaz insan, üstün insan. Sahillerdeki otellerin hepsinde güvenlik geziyor ama sadece yerlilerin otele girmesine engel olmak için. Otelde kalıp kalmamanız önemli değil beyazsanız en lüks otelin restoranına, barına ya da havuzuna girebilirsiniz. Kimse size hiçbir şey sormuyor. Ama zenciyseniz, otelde de çalışmıyorsanız hemen görevli yanınıza gelip niye geldiğinizi soruyor. Hala süregelen bu ayrımlar tabi ki davranışlara yansımış. Yerli ile turist arasındaki ilişkiyi yapaylaştırmış Bir hediyelik eşya dükkanına girdiğinizde bile sizinle iletişime girmek istemediklerini, sadece bir şeyler satıp para kazanmaya mecbur oldukları için sizinle konuştuklarını hissediyorsunuz



Zanzibar’da sizi en fazla bunaltacak şey yerli halkın sürekli önünüzü kesip, size bir şey satmaya çalışmaları ya da çocukların para istemeleri olacak. Bu duruma ilk günlerde sinirleniyorduk ama daha sonra kimi zaman cebimizden bir şeker verip kimi zaman şakalaşıp kimi zaman bir şey almayacağız diyerek bu durumları idare ettik. Eğer kalabalık bir çocuk grubu varken hepsine veremiyorsanız hiç birine vermeyin.

Kendimiz de kırtasiye işlettiğimiz için gittiğimiz ülkelerde kırtasiye bulduk mu hemen önünde resim çektiririz. Bu köyde bile kırtasiye görmek bizi mutlu etti.



Türkiye’den giderken çocuklar için kalem, silgi, kalemtıraş gibi hediyeler ve paket paket balon götürmüştük. Bunları dağıtırız diye düşünüyorduk. İlk gün köye gidip okulu ve çocukları görünce çok sevindik ertesi gün hediyelerimizin birazını alıp geldik ve çocuklara vermeye başladık. Anında öyle bir izdiham oldu ki hediyeleri direk elimizden atmamıza rağmen, halen kolumuza bacağımıza sarılan çocuklar vardı. Yaptığımız hatayı anladık tabi. Allahtan hediyelerimizin hepsini getirmemiştik. Bir sonraki gün bütün hediyelerimizi alıp okula geldik ve öğretmenlerini bulduk. Çok ilginçtir okuldaki tüm öğretmenler erkekti. Türkiye’den geldiğimizi söyleyip getirdiklerimizi verdik. Kalem ve silgiler için çok teşekkür ettiler ama o koca adamlar en çok balonlara sevindiler.

Zanzibar’da keyifli bir deniz tatili için ipuçları .:En Güzel Zanzibar Plajları:. yazımda sizleri bekliyor...


Zanzibar’da ilginizi çekebilecek turlar için .:Zanzibar’da Gezilecek Yerler:. yazımı okumanızı tavsiye ederim.