Zagreb Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / HIRVATİSTAN / ZAGREB

ZAGREB GEZİ REHBERİ

Zagreb Balkan topraklarında Osmanlı egemenliğine girmemiş nadir şehirlerden birisi. Uzun yıllar Avusturya Macaristan imparatorluğunun hakimiyetinde kalmış. Sosyalist Yugoslavya kurulduğunda kültür ve sanatın önemli bir merkezi haline gelmiş. Hırvatistan’ın bağımsız olmasıyla da başkent olmuş. Dalmaçya kıyıları kadar popüler olmamakla beraber yeni yeni turistlerin ilgisini çekmeye başlamış bir şehir.


ZAGREB’E NASIL GİDİLİR?

Önce en önemli noktayı belirteyim. Bordo Pasaport sahipleri için vize gerekiyor. Yeşil, gri ve kırmızı pasaporta 3 aya kadar vize gerekmiyor

Uçakla Zagreb’e gidilmek istenirse. THY İstanbul’dan Zagreb’e direk uçuyor. Uçuş 2 saat sürüyor. Maalesef Pegassus gibi ekonomik havayollarının Zagreb’e uçuşu yok.

Bizim gibi arabayla balkan turu yapacaksanız, yolları gayet güzel, otoban geniş. Kurallara uyduğunuz sürece çok keyifli bir yolculuk. Yollarda güvenlikle ilgili bir sıkıntı yok. Otoban ücreti bizdeki gibi otobanın bitiminde ödeniyor. Sık sık dinlenme tesisleri var. Bir başka güzellik de hemen hemen tüm dinlenme tesislerinde free internet var. Unutulmaması gereken bir nokta Balkanlarda araç kullanırken gündüzde farların açık olması gerekiyor. Buna dikkat etmek önemli cezası yüksek.

ZAGREB’DE NEREDE KALINIR?

Şehir merkezinde pek çok seçenek var. Gezilecek yerler hem birbirine yakın hem de merkezde olduğu için merkezde kalmak mantıklı. Şehir merkezinde tek yıldızlıdan 5 yıldızlıya kadar her bütçeye uygun otel bulmak mümkün br>


Tabi arabayla yolculuk yapmanın avantajı olarak merkezden daha uzakta ve iyi evlerde uygun fiyata kalmak mümkün olduğu için böyle bir evi Booking’ten ayarlamış ve hatta Türkiye’den çıkmadan parasını ödemiştim. Ancak ödemeyi yaptıktan sonra ev sahibinden Zagreb’e gidene kadar aramızda espri konusu olan bir mesaj almıştık. Sizi karşılamama gerek yok Anahtar kapının yanındaki kasada, kasanın şifresi 3421 iyi tatiller. Bir daha da ev sahibine ulaşamadık. Bizde inşallah ev ve bir kasa vardır, yoksa da artık kalacak bir yer buluruz diye diye Zagreb’e kadar geldik. Evi çok kolay bulduk, zaten Maps.Me uygulaması benim için vazgeçilmez. Dünyanın her yerinde bu uygulamayla istediğim her yere ulaştım.



Evi görünce biraz umutlandık oldukça iyi bir mahallede bakımlı bir bina. Binanın kapısına gelince her şey çözüldü. Kasa dediği aslında posta kutusu ama kasa gibi şifreli. Şifreyi yazıp kasanın içinde anahtarı bulunca nasıl sevindim. O zaman dokuz ülkeli bu turu kotarabileceğimize inancım arttı. Daire, apartmanın çatı katında 1 oda 1 salon, küçük ama kullanışlı bir evdi. Kapının önünde otopark da vardı ki her şey yolunda dedik. Yalnız daha sonra Hırvatistan’da kaldığımız tüm evlerde şikayet edeceğimiz bir durumla ilk burada karşılaştık. Duşu yukarı takacak bir yer yok, duş elinde. Bir elinle duşu tutup bir elinle yıkanıyorsun işte nasıl olacaksa.

ZAGREB’DE NE YENİR?

Kafe ve restoranların bulunduğu Opotavina Sokağı ve Tkalciceva Caddesi Zagreb'in en popüler bölgeleri. Ancak benim tavsiyem Cvjetni Meynanındaki restoranları da denemeniz. Köfte ve kebapların yanısıra pizza ve hamburgerleri hatta deniz ürünleri de oldukça güzel.

OTOPARK

Evi bulup yerleştikten sonra arabayla şehir merkezine gittik. Arabayı park edene kadar merkezde 4- 5 tur attıysak da harika bir otopark bulduk. Cvjetni Meydanına yakın Varsavska Ulica caddesinde (aslında sokak) yer altı otoparkı girişi göreceksiniz. Arabayı park ettiğiniz katta asansörlerin orda parkmetre makineleri var 7 saat için 75 kuna (10 euro) ödedik. Bu otopark alışveriş merkezinin otoparkı. Asansörle yukarı çıktığınızda alışveriş merkezinin içindesiniz. Ve AVM’nin kapıları meydana açılıyor.

PARA BİRİMİ

Para birimi Hırvat Kuna’sı 1 euro 7,5 Kuna. Avrupa birliğine girmesine rağmen henüz Euro kullanımına geçilmemiş, buna rağmen fiyatlar yüksek. Sırbistan’ın ya da Bulgaristan’ın neredeyse 2 katı.

DİL

Hırvatça konuşulan şehirde halkın büyük çoğunluğu İngilizce biliyor. Hırvatçanın iyi yanı Latin alfabesiyle yazılıyor.

Cok seveceğiniz Hırvatistan’ın diğer şehirleri için .:Hırvatistan Gezi Rehberi:. yazımı okuyabilirsiniz.


ZAGREB’DE GEZİLECEK YERLER

TRG BANA JELACİCA MEYDANI

Avusturya-Macaristan stilinde inşa edilen bu meydan Zagreb’in en önemli meydanı. Meydanın ortasında Josip Jelacic’in at üzerinde bir heykeli bulunuyor. Josip Jelacica Hırvatların Macarlara karşı savaşmış kahraman komutanı. Bu heykelin altı ise Zagreblilerin buluşma noktası. Trafiğe kapalı olan meydan oldukça büyük



ZAGREP EYE

Trg Bana Jelacica Meydanındaki diğer bir yapıda Zagreb Eye. Meydana hiç yakışmadığını düşündüğüm bu 26 katlı gökdelenin üst katına çıkılıp Zagreb manzarası izlenebiliyormuş.

DOLAC MARKET

1926 yılından beri eski şehirdeki Dolac meydanında kuruluyormuş. Çevre kasabalarından gelen çiftçiler yetiştirdikleri meyve-sebzeleri satıyorlar. Dolac Market, et pazarı, balık pazarı, çiçek pazarı olarak birçok bölüme ayrılıyor. Gittiğimiz şehirlerde pazar gezmeye bayılırız ancak en geç öğleden sonra 2-3 gibi toplanan pazara yetişemedik. Çok güzel olduğundan eminim. Fırsatınız olursa mutlaka görün. Bu kadar ünlü olmayan başka pazarları gezdiğimizde bile çok beğendik ki eminim bu pazar çok keyiflidir.

ZAGREB KATEDRALİ

Kaptol meydanındaki en görkemli yapı olan katedralin inşası 11. yüzyıla dayanıyor. Saldırılarla ve depremlerle yıkılan katedral 19. yüzyılda gotik tarzda yeniden düzenlenmiş ve 2 kule eklenmiş. Kulelerden birinde iskele kurulu olduğu için istediğimiz gibi fotoğraf çekemedik ama zaten en azından 10 yıldan beri tadilat devam ediyormuş. Sanırım uzun bir süreden beri iskelesiz fotoğraf çekilemiyor. Katedralin hemen yanında Başpiskoposluk sarayı bulunuyor.



RÖNESANS SURLARI

Kaptol meydanının en önemli yapılarından biri de surlar. Bu surlar Avrupa’nın en iyi korunmuş Rönesans surlarıymış, Etrafındaki eski evlerle birlikte meydana alışılmışın dışında bir hava katıyor. Bir tarafta eski evler ve surlar, diğer tarafta ihtişamlı kuleleriyle katedral…







Meydandaki havuzun ortasında 19. yüzyılda yapılmış Meryem ana ve melek figürleri olan bir sütun bulunuyor.

Katedralden itibaren yukarı şehre tırmanmaya başladık. Yukarı şehrin planı çok güzel. Merdivenli sokaklarına, her merdivenin sonunda karşımıza çıkan sürpriz bir caddeye yada meydana hayran olduk. Koprol caddesi boyunca yürüyerek St Francis kilisesinin yanından opatovina sokağına geçtik.

OPATOVİNA SOKAĞI

Zagreb’in en renkli sokaklarından biri Bu kadar turistik olmasına rağmen fiyatlar uygun. Bu yolun sonu Dolac Markete çıkıyor.



TKALCİCEVA CADDESİ

Opatovina Sokağı’nın üstündeki Tkalciceva Caddesi’ne dar bir sokaktan ulaştık bu şehrin sokakları ayrı, caddeleri ayrı güzel. Dik çatılı, renk renk, yüksek olmayan binalarıyla canlı bir cadde. Araç trafiğine kapalı olan bu cadde sağlı sollu cafeler ve restorantlarla turistlerin gözdesi.



Tkalciceva Caddesinde kahve içip biraz dinlendikten sonra karşımıza çıkan ilk merdivenli sokağa girdik. Amacımız Stone Gate ve St Mark Kilisesi’nin olduğu meydana ulaşmaktı. Bu hedef uğruna yukarı şehrin yokuşlarını ya da merdivenlerini tırmandıkça tırmandık.



Bu merdivenlerle çıktığımız cadde benim Zagreb’de en sevdiğim caddelerden biri oldu. Yine renkli binalarla çevrili olan caddede restoranlar olmadığı için binaların güzelliğini görebiliyorsunuz. Caddenin Stone Gate kıvrımında ki at üstündeki St George, heykeli de bir anda karşımıza çıkan güzel bir sürpriz oldu.







STONE GATE TAŞ KAPI

13. Yüz yılda inşa edilen kapı 18. yüzyılda bu günkü görünümünü kazanmış. Burada bir hikayeden bahsediliyor. 1700’lerin başında çıkan yangınla taş kapı çok hasar görmüş ancak içindeki bir Meryem Ana motifi artık resmi mi heykeli mi anlamadım sağlam bir şekilde kalmış bunun üzerine burası açık hava şapeli haline getirilmiş. Gelen geçen herkes dilek dileyip mum yakıyor.



ST. MARK KİLİSESİ

13. yüzyılda yapılmış olan bu kilise Zagreb’in en önemli simgelerinden biri. Renkli çatısı ile dikkat çeken kilisenin üzerindeki 2 adet arma var. Birincisi Hırvatistan Slovenya ve Dalmaçya üçlü krallığının armasıyken, diğeri kırmızı zemin üzerine beyaz kale Zagreb’in armasıymış.



Kilisenin hemen sağında ise Hırvatistan Hükümet Binası (Banski Dvori) yer alıyor. Binanın girişinde koruma falan yok. Zaten kapısı direk meydana açılıyor. Biz oradayken meydana önce televizyoncular ve gazeteciler geldiler 10 -15 dakika sonra 2 siyah resmi araba geldi. Meydanda fotoğraf çeken turistlere, değil burayı boşaltın, kenara çekilin bile demeden kapıya yanaştılar. Öndeki polis koşarak arabanın kapılarını açtı ve Hırvat Başbakanı gazetecilerin sorularını yanıtlayıp binaya girdi. Şaşırdık tabi hem de çok şaşırdık.



Kilisenin karşısındaki yol boyunca yürüdüğünüzde, sağınızda belediye binasının duvarında Nicola Tesla anısına bir kabartma var. Sırplar da Hırvatlar da Nikola Tesla’ya sahip çıkıyorlar. Çünkü Tesla Sırp kökenli ama Hırvatistan’da doğmuş. Bu nedenle 2 ülkede de heykelleri ve müzeleri var.



Bu yol üzeride devam ettiğimizde Hırvatistan Ulusal Sanat Müzesi ve Aziz Cyril ve Methodius Katolik Kilisesi’ni gördük. Gezilecek yerlerde ismini hiç görmemiştik. Bu kilise 16. yüzyılda yapılmış ama büyük yangında çok hasar görmüş, son halini 19. yyda almış. İçine girmedik, dışı sade ve güzel bir kilise.



KIRIKKALPLER MÜZESİ

iki Hırvat sanatçının aşk acısı üzerine açtıkları bu müzeye dünyanın her yerinden eşyalar gönderiliyormuş. Hüzünlü konuları sevmediğimiz için girmedik, ama Zagreb’de meşhur bir müze

ST CATHERİNE KİLİSESİ.

St Catherine Meydanı'ndaki Barok kilisenin içi de dışı da son derece sade. 17 yüzyılda kilise ve bu kiliseye bitişik bir manastır olarak inşa edilmiş. Günümüzde bu manastır binası müze olarak kullanılıyor. Bu meydanın manzarası çok güzel Yüksekten Zagreb katedraline bakıyor. Buraya uğramadan geçmemenizi öneririm.



KULA LOTRSCAK

13. Yüzyılda inşa edilen kule şehrin güney kapısını korumak için yapılmış. İlginç yanı her gün öğlen saatinde bu kuleden top atışı yapılırmış. Biz geç geldiğimiz için bu atışı duyamadık. Aşağıdan buraya finkülerle gelinebileceği gibi bizim gibi yürüyerek de gelebilirsiniz. Ben kesinlikle yürümenizi tavsiye ederim.

Zagreb manzarasını seyrettiğimiz taraçadan ayrılıp parkın içindeki merdivenlerden inerek Ilica Caddesine ulaştık. Burası Zagreb’in en lüks caddesiymiş. Ünlü markaların mağazaları olan caddede kısa bir yürüyüş yaparak Cvjetni Meydanı’na geldik.

Arabamız bu meydandaki alışveriş merkezinin otoparkında olduğu için geldiğimizde akşam yemeğini bu meydanda yiyip günü burada bitirmeyi planlamıştık. İyi ki de öyle yapmışız

CVJETNİ MEYDANI

Önünde Şair Petar Preradovićİn bir heykeli olan küçük kilisesi, çiçekçileri ve cafeleriyle Zagreb’de en sevdiğimiz yer bu meydan oldu. Diğer turistik bölgelerine göre daha küçük, sıcak ve samimi bir ortamı var. Turistlerden çok Zagreb’liler tarafından tercih ediliyor sanırım. Hırvatistan’ın diğer şehirlerinde de sık sık dile getirdiğimiz bir durumu ilk kez bu meydan da otururken fark ettik. Hırvatlar çok güzel giyiniyorlar. Fransa ve Milano dahil Hırvat kadınları kadar güzel giyinen kadınları gittiğim hiçbir ülkede görmedim hadi haksızlık etmeyim bir de Montenegro da gördüm. Kıyafetleri öyle marka falan değil. Ama kıyafetin rengi güzel, modeli güzel, uyumu güzel. Çok benim tarzımdı.

Ne yazık ki kule ve Meydandan fotoğraf koyamıyorum. Çünkü power bangleri yanıma almayı unutmuşum, telefonların şarjı da yetmedi.

Ertesi güne aşağı şehri gezerek başladık. Arabayı yine aynı otoparka bıraktıktan sonra Arkeoloji müzesine doğru yürürken karşımıza yine Nikola Tesla heykeli çıktı. Meydanlarda heykel görmeye alıştık ama burada heykeller yol kenarlarında, köşe başlarında falan karşınıza çıkıyor.



LENUCİ'S HORSESHOE (LENUCİ'NİN AT NALI)

Burası aşağı şehrin merkezini çevreleyen meydanlar, parklar, sanat ve spor merkezlerinden oluşan bir kompleks. 1880’deki depremden sonra Lenuci tarafından planlanmış. Sol kanat Cumhuriyet Meydanı ve Hırvatistan Ulusal Tiyatrosuyla başlayıp, botanik parkla biterken, Sağ kanat Zrinjevac parkla başlayıp, bilim sanat merkezi ve sanat galerisiyle devam ediyor. Kanadın sonunda ise Kral Tomislav Meydanı var. Kompleks gerçekten şehir planlamacılığının hakkını vermiş.



HIRVATİSTAN ULUSAL TİYATROSU

Cumhuriyet Meydanındaki Ulusal tiyatro 1895 yılında açılmış. Sütunlu, sarı renkli binasıyla meydanın en güzel yapısı. Bu bina aynı zamanda konferans ve kongre gibi çeşitli etkinliklerde de kullanılıyormuş.





Caddenin karşısında ise yine dokuya uygun etnografya müzesi bulunuyor.



Tiyatronun hemen arkasında ise Jimnastik okulu var ki bu binayı da mutlaka görmenizi öneririm.



Ljubljana’ya doğru yola çıkmamız gerektiği için Zrinjevac parkta istediğimiz kadar zaman geçiremedik. Eğer vaktiniz olursa çeşmeleriyle, heykelleriyle keyifli zaman geçirip dinlenebileceğiniz bu parka uğrayın derim.

Lenuci's Horseshoe’dan ayrılırken yanlış bir yola girdiğim için şans eseri gördüğümüz müze dikkatimizi çekti okul müzesiymiş adamlar okul eşyalarından müze yapmışlar. İçine girmedik ama kocaman bir binası vardı.

PROTESTAN KİLİSESİ

Okul müzesinin hemen yanındaki bu kilise, Zagreb’de görmeye alışık olmadığımız neo gotik tarzda inşa edilmiş 1800lerin sonunda Zagreb’teki Protestan nüfus için yapılmış. Mimari olarak çok hoşumuza giden kilisenin bahçesine dahi girilemiyordu. Bahçe içindede yine aynı tarzda başka binalar da gördük. Sanırım bu kilisenin farklı bir pozisyonu var. Protestan çocuklara eğitim veriyor olabilir. Çünkü içerde küçük çocuklar vardı.