Zadar Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / HIRVATİSTAN / ZADAR

ZADAR GEZİ REHBERİ

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısında yer alan bu tarihi şehri uzun yıllar Venediklerin egemenliğinde kaldıktan sonra Fransa hakimiyetine girmiş. Beyaz taştan inşa edilmiş tarihi binalarıyla Hırvatistan’ın en sevdiğim şehirlerinden biri olan Zadar, aynı zamanda denize girmeye de müsait. En güzel plajlar şehrin etrafındaki adalarda bulunsa da şehrin çevresindeki plajlardan da denize girilebiliyor

ZADAR’A NASIL GİDİLİR

Zadar’da havaalanı olmasına rağmen Türkiye’den direk uçuş yok Zagreb aktarmalı olarak buraya ulaşılabilmekte. Zagreb’ten araç kiralayarak ya da otobüsle de şehre ulaşmak mümkün. Ama en güzeli Türkiye’den kendi arabanızla çıkıp geze geze Zadar’a varmak. Ancak öncelikle vizeniz olmak zorunda. Hırvatistan Avrupa Birliğne girdiğinden beri Türk vatandaşlarına vize uyguluyor.

Biz Slovenya’nın başkenti Ljublijana’dan Zadar’a geçtik.

Edirne’den Zadar’a nasıl geldik merak ediyorsanız;

.:Sofya Gezi Rehberi:.

.:Belgrad Gezi Rehberi:.

.:Zagrep Gezi Notları:.

.:Ljubljana Gezi Rehberi:.



Ljublijana Zadar arası 300 km. Ljubliyana’dan ayrıldıktan 100 km sonra Hırvatistan sınırına geldik. Çok küçük 1-2 tane gişesi olan bir sınır. Buradan geçen Türk pasaportlu ilk aile bizsek şaşırmam. Kapıdaki adam pasaportlarımızı aldı. Vizelerimizi kontrol etti. Annemin yeşil pasaportta doğal olarak vize yok. Adam tutturdu bunda vize yok, anlatıyorum "ya tabi vize yok bak rengi de farklı". Mır mır bir şeyler diyor, dediği de anlaşılmıyor. Anlatmaya çalışıyorum bak bu resmi pasaport falan yok. İlk kez bu sınırda sinirlendim İndim arabadan, dolandım adamın yanına başladım Bulgaristan’dan beri giriş çıkış kaşelerini göstermeye Allahtan 2 gün önce Zagreb’e giderken Hırvatistan’a giriş yapmıştık da adamı ikna edebildim.

Böyle bir macerayla Hırvatistan’a girdikten bir süre sonra tüneller başladı. Dağları çok sık ve uzun tünellerle geçmişler. Yollar yine çok güzel ormanlık, manzara harika. Son tünelden geçiyorsun bir anda her şey değişiyor. Artık Adriyatik kıyılarındasın ve bitki örtüsü maki o muhteşem ormanlar bir anda kesiliyor. Hani bizim ege kıyıları yemyeşildir. Burası öyle değil ben çok şaşırdım.



ZADAR’DA NEREDE KALINIR

Zadar merkezde kalabileceğiniz pek çok otel olmasına rağmen, biz mümkün olduğunca evde kalmayı sevdiğimiz için Booking.com dan ayarladığım evde kaldık. Evimiz Zadar merkeze 10 km mesafede Bibinje ilçesinde deniz kenarında dolayısıyla yazlıkçıların olduğu bir bölgedeydi. Zaten kalacak yer ararken bu evi bulunca çok sevinmiştim. çünkü Hava çok sıcak olduğu için gündüz denize girip akşam üzeri şehri gezmek yazın yapılbilecek en mantıklı şey. Buradaki ev gecelik 32 Euro 2 oda 1 salon balkonlu aydınlık bir evdi. Zadar yabancıdan çok yerli turistler tarafından tercih ediliyor. Kaldığımız yerde de herkes birbirini tanıyordu, doğal olarak hemen fark edildik. Herkes bize yardımcı olmaya çalıştı. Ev sahibimiz denize gitmiş, evin yanındaki marketteki teyze bana telefon ettirmedi kendisi aradı. Başka bir amca hangi suyu içelim hangisini içmeyelim gösterdi. Sağ olsunlar hangi plaj iyi hangisi değil hepsini öğrendik. Burada dar bir plaj var daha doğrusu kayaların üzerine beton dökülmüş. Yazlıklar tam deniz kenarında genelde yazlıkların bahçesi plaj gibi kullanılıyor. Denizi de çok taşlık. Yinede akşam serinliğine kadar denize girip güneşlendik.

ZADAR'DA NE YENİR

Zadar’da fiyatlar çok uygun. İtalya’da görmeye alıştığımız dilim pizza satan cafeler tüm turistlerin gözdesi. Buralardan alınan dilim pizzaları deniz kıyısında oturarak yiyebiliyorsunuz. Zadar’da çok ilginç bir uygulama gördük. Marketler ya da büfeler içecek bir şey satmıyor. Buralarda sadece su ve soda bulabiliyorsunuz. İçecek bir şey alacaksanız Cafelerden alabiliyorsunuz. Sanırım cafelerin iş yapması için alınmış bir karar.

OTOPARK

Zadar şehir merkezine geldiğimizde arabayı eski şehrin girişine park ettik. Acaba ödemeyi nereye yapıyoruz diye bakınırken görevli geldi. Daha uzaktan plakayı tanımış ki Sülüman Sülüman diye geldi yanımıza. Biraz İstanbul’dan muhteşem yüzyıldan konuştuk. Çat pat tabi. Nasıl neşeli, şakacı bir adam. Otoparkın 1 saati 6 Kuna (0,80 Euro) 5 – 6 saat kalacağımızı söylememize rağmen bizden 10 Kuna aldı. Balkanlar’da Muhteşem Yüzyıl sanırım çok seyrediliyor. Çok sık Sülüman diyerek bizimle konuşmaya başladıklarına şahit olduk. Bizde bu dizi biteli kaç yıl oldu hatırlamıyorum ama 2017 Haziran’ında özellikle Hırvatistan’da ve Karadağ’da biliniyordu.

PARA BİRİMİ

Avrupa birliğinde olmasına rağmen Para birimleri Euro değil Hırvat Kunası . 1 euro 7,5 kuna civarında. (Haziran 2017)

Hırvatistan’a girdiğinizi ilk olarak fiyatlardaki artışla anlıyorsunuz. Sırbistan’da 0,35 Euro olan su Hırvatistan’da bir anda 0,85 Euro oluyor.

DİL

Hırvatça konuşulan ülkede halkın büyük çoğunluğu İngilizce biliyor. Ayrıca İtalyanca bilenlerin sayısı da epeyce var. Hırvatçanın iyi yanı Latin alfabesiyle yazılıyor.

Zagreb’de sadece turistik bir bölgeyi gezmiş, yerli halkla çok iletişim içinde olamamıştık. Ama Zadar’dan Dubrovnik’e kadar olan bölge çok da turistik değil. Turistik yerlerde görülen yabancıya karşı mesafeli olma kendini geri çekme durumu henüz oluşmamış. Bu nedenle de buralarda yerli halkla daha doğal bir ilişki içerisinde olabildik. Hırvat insanı konuşmayı iletişim kurmayı seviyor ve güler yüzlü. Aslında İtalyanlara benziyorlar. Zaten 19. yüzyılda Zadar’da İtalyanlar’ın Hırvatlar’dan daha fazla olduğunu söyleniyor. Tüm balkanlarda kurallara en az uyan kim diyin Hırvatlar derim. Eğer polis falan yoksa ne park yasağı ne girilmez hiç takmıyorlar. Hele sigara yasakları kimsenin umurunda değil. Tüm balkanlarda olduğu gibi Hırvatistan’da da çok fazla sigara içiliyor. Genç yaşlı kadın erkek herkesin elinde sigara var. Avrupa Birliği yüzünden sigara yasakları konmuş ama küçük yerlerde uyan kim. Sonuçta bize çok benzettiğim şık giyinen bu neşeli ve güzel insanları da ülkelerini de çok sevdik. Hemen fark edilen başka bir durumda sanırım nüfus arttırmayı planlıyorlar. Neredeyse tüm genç kadınlar hamile 3-4 çocuk çok sıradan bir durum. Gelinlerin neredeyse tamamı hamile anlayacağınız zaten 1 çocukla başlıyorlar.

Cok seveceğiniz Hırvatistan’ın diğer şehirleri için .:Hırvatistan Gezi Rehberi:. yazımı okuyabilirsiniz.


GEZİLECEK YERLER

OLD TOWN

Etrafı surlarla çevrili olan eski şehrin kara ve deniz tarafında 2 kapısı var. Surlar ve kapılar Venedikliler tarafından yapılmış, Aslında Old Town’n ilginç bir hikayesi var. Tarihi MÖ 8. Yüzyıla kadar uzanan Zadar, MS 1. yüzyılın ortalarına kadar düzenli bir Roma şehri. Romanın yıkılmasıyla farklı krallıkların hakimiyetine giriyor. 15. Yüzyılda Macar Kralının hakimiyetindeyken kral tarafından Venediklilere satılıyor. Bu dönemde şehri saldırılardan korumak için hendekler kazarak bir yarım ada haline getiriyorlar. 16. Yüzyılda da Venedikliler Türk saldırılarına önlem olarak yarım adanın 3 tarafını surlarla çeviriyor. Hala kara tarafındaki kapının üzerinde Venedik aslanı görülebiliyor.

Kapıdan geçip şehre girdiğimizde Adriyatik kıyısında İlk gördüğümüz Old Town olduğundan mıdır bilemiyorum ama minik meydanlar daracık sokaklar, beyaz binalar taş döşeli yollar bayıldık biz Zadar’a.

ST.SİMEON KİLİSESİ

Sade cephesiyle dikkatlerden kaçsa da Aziz Simona ait kutsal bir gümüş sandığı barındıran kilise aslında bir hac kilisesi. Sandık Unesco kültür mirası kapsamında. Kapalı olduğu için sandığı göremedik.



NARODNİ MEYDANI

Old Town’ın merkezindeki küçük Meydan Saat kulesi, beyaz binaları ve cafeleriyle içinizi ısıtıyor.





ANTİK CAM MÜZESİ

1. yüzyıla kadar cam eserinin sergilendiği müzeye biz girmedik ama ilginizi çekiyorsa St.Simeon Kilisesinden meydana değil de denize doğru yürürseniz karşınıza çıkacaktır.

PİJACA (PAZAR)

Ortaçağdan beri kurulduğu söylenen pazar cam müzesinin devamında.

ST MARY KİLİSESİ

11. yüzyılda romanesk tarzda inşa edilmiş. Son derece sade bir kilise.



ST. DONATUS KİLİSESİ

9.yy da Zadar’lı Aziz Donatus tarafından inşasına başlanılan kilisenin Yanındaki kule sonradan yapıya eklenmiş. Mükemmel akustiği sayesinde konser salonu olarak kullanılıyormuş. Roma forumunun bir bölümünün üzerine inşa edilmiş. Silindirik yapısıyla ilginç bir kilise.





ROMA FORUMU

Kiliselerin arasında kalmış olan eski Jadera adlı şehirden geriye kalan sadece bir kaç sütun kalmış.



ST. ANASTASYA KATEDRALİ

Romanesk ve gotik özellikler taşıyan kilise küçük bir meydanda yer almakta



MADONNA DELLA SALUTE KİLİSESİ

Zadar’daki bu minicik kilisenin alınlığındaki melek heykelcikleri ve kulesi çok hoşumuza gitti.



DENİZ ORGU

Gün batımını seyretmek için gittiğimiz “deniz orgu” Zadarın en ilginç ve eğlenceli yerlerinden biri Alfred Hitchcock, Zadar’ı ziyaret ettiğinde “dünyadaki en güzel gün batımı Zadar sahilinden seyredilebilir” demiş. Bu sayede de Zadar’ın günbatımı meşhur olmuş. Her gün batımında burası dolup taşıyor. 2005’e kadar burası kaba bir beton yığınıymış. Kıyıdaki biçimsiz beton yığınını şık merdivenelere, Dalgaların sesini müziğe dönüştüren Deniz Orgu Mimar Nikola Basic tarafından 2005 yılında inşa edilmiş. Dalgalar ve rüzgar, geniş beton basamakların hemen altındaki oluklardan içeri giriyor ve melodiler olarak merdivenlerde oturanlara ulaşıyor.



GREETİNGS TO THE SUN (SOLAR PANEL)

Deniz orgunun biraz ilerisinde 22 metre çapında bir çemberin içindeki 300 tane solar panel gün boyunca güneş enerjisini toplayıp hava karardıktan sonra da rengarenk ışıkları geri yansıtıyor. Zadar’daki en eğlenceli yerlerden biri de burası