Saraybosna Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / SARAYBOSNA

SARAYBOSNA GEZİ REHBERİ

Bosna Hersek’in başkenti olan Saraybosna, kendi söyleyişleriyle Sarojeva, 1493’den 1878 yılına kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış. Bu tarihten sonra Avusturya Macaristan İmparatorluğu topraklarına geçen şehir, Yugoslavya’nın kurulmasıyla bu devletin bir parçası haline gelmiş. Boşnakların, Hırvatların ve Sırpların bir arada yaşadığı şehir 1992 yılında Yugoslavya’nın dağılmasıyla büyük bir etnik savaşın ortasında kalmış. Bölgede bulunan tüm milletler büyük acılar yaşamışsa da, Boşnaklar dört yıl süren savaş boyunca binlerce kayıp vermişler. Sırp ablukası altında 1.425 gün, boyunca çoluk çocuk ölümle burun buruna yaşamışlar. Saraybosna’da neredeyse taş taş üstünde kalmamış ve savaşın üzerinden 20 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen şehirde nasıl bir yaşam mücadelesi verildiğini hissedebiliyorsunuz.



Şehrin her yerinde, hatta yeni yapılan lüks bölgelerinde bile hala görülebilen kurşunlanmış ya da bombalanmış binaların, savaşı hatırlatan tabelaların insanı hüzünlendirmemesi mümkün değil. Beni en çok etkileyen ise yaşıtlarımızın ne kadar az olduğunu fark etmek oldu. Her yaştan insan var ama 40 – 50 yaş arası insan o kadar az ki. Bizler 90’larda 20li yaşlarımızın havailiği içinde, evimizin rahatında, günümüzü gün ederken, Saraybosnalı gençler bu savaşta ölüyormuş.

Her şehrin kendine has bir özelliği vardır. Kimisi eğlencedir, kimisi lezzetli yemekler, kimisi tarihtir, kimisi sanat. Saraybosna HÜZÜNDÜR.

Tüm bunlara rağmen Saraybosna yeniden bir şehir yaratıp umutla hayata tutunmuş insanların yaşadığı mutlaka görmenizi tavsiye edeceğim bir şehir.



SARAYBOSNA’YA NASIL GİDİLİR?

THY ve Pegassus Saraybosna’ya direk uçuyor. Uçuş iki saat sürüyor. Bosna Hersek Türk Vatandaşlarına vize uygulamıyor.

Biz arabayla Balkan turu yaptığımız için Hırvatistan’ın Split şehrinden Saraybosna’ya geçtik. Split’ten çıktıktan 125 km sonra sınıra geldik. Buraya kadar yol otobandı. Bosna Hersek’e girdikten 40 -50 km sonra ünlü Mostar şehri var.

Yol Mostar’a kadar güzeldi ama Mostar’dan sonra manzara muhteşem. Derin bir vadi içersinden akan Tresanica nehri ve yemyeşil yamaçlar hiç sıkılmanıza olanak vermiyor. Mostar Saraybosna arası 120 km. Yol, nasıl geçtiğini anlamadan bitiyor.



Saraybosna Dubrovnik arası ise yine manzarası güzel olmakla beraber dar ve virajlı bir yol. Solama yapmak da sıkıntılı. Tüm balkan tatilimizde tek çevirmeyi burada yaşadık. Mehmet önümüzdeki adamın yavaşlığından bunalıp sola çıktı. Çıkmasıyla da polisin önüne düştük. Polis durdurdu ehliyet, ruhsat, yeşil sigorta hepsini aldı. Tonton da bir polis. Mehmet’in adını okuyunca şakalaşmaya başladı “big problem Mehmet” falan diyor. Neyse Mehmet indi, biz arabadan seyrediyoruz. Ama öyle komik bir manzara var ki karşımızda Mehmet elleriyle kollarıyla hararetli hararetli bir şeyler yapıyor, polisin evraklarını falan karıştırıyor. Polis aynı şekilde karşılık veriyor. Dışarıdan bakılınca birbirinin dilini hiç bilmedikleri belli değil. İki insan basbayağı anlaşıyor. İnanılır gibi değil. Mehmet yanımıza geldiğinde gülmekten konuşamıyordu ama sorunu çözmüştü.

Olanları ancak Mehmet sakinleşince öğrenebildik. Mehmet yanına gidince Polis cezaların yazdığı uzunca bir listeden 50 Euro ceza ödememiz gerektiğini göstermiş. Mehmet kabul eder mi, etmez tabi. Türkçe olarak hararetli bir şekilde bunun çok para olduğunu anlatmış. O kadar hararetli anlatmış ki adam 30 Euro’ya kadar düşmüş. Bakmış Mehmet polis sert biri değil bunu da kabul etmemiş zorlamış adamı hatta adamın ceza listesini evrakların arasından bulup parmağıyla yukardan aşağı hepsini incelemiş en altta 2,5 Euro’luk bir şey bulmuş artık ne cezasıysa o, belki ceza bile değil ne de olsa açıklamaları kendi dillerinde. Bunu ödeyeceğim demiş bu sefer polis şaşırmış kabul etmemiş doğal olarak. Bu şekilde 1 adım ileri 2 adım geri sonunda polisi 5 Euro’ya ikna etmiş.

Tabi herkes bu kadar şanslı olmaya bilir o yüzden bu yollarda hız ve solama kurallarına uymak gerekiyor.

NEREDE KALINIR?

Şehir merkezinde pek çok otel var. Uygun fiyatlı otellerin yanı sıra, lüks otel bulmakta mümkün. Şehrin merkezi sayılan Başçarşı ve çevresinde konaklarsanız gezilecek pek çok yere yürüyerek ulaşmanız mümkün. Biz yine konaklamak için ev ortamını tercih ettik. Turistik bölgeden daha uzakta olmakla birlikte şehir sakinlerinin yaşadığı kesimde gayet güvenli ve varlıklı bir semtteki evimiz kaldığımız evler içinde en küçük evdi. Geceliği 19 Euro’ya kaldığımız ev, bir oda bir salon mutfak ve banyo olmasına rağmen özellikle temizliğinden çok memnun kaldık.



Saraybosna’da Müslüman ve Hıristiyan kesimler kesin bir kural olmamakla beraber şehrin farklı kesimlerinde yaşıyorlar. Bizim kaldığımız mahallede Hıristiyanlar çoğunluktaydı

SARAYBOSNA’DA NE YENİR?

Börek tüm balkanlarda sık sık karşımıza çıkıyordu. Her şehirde denememize rağmen en güzel börekleri Saraybosna’da yedik. Saraybosna’nın çeşit çeşit köfteri de var. İçlerinden en meşhuru Cevapi köftesi. Elde çekilmiş kıyma ile hazırladıkları bu köfteyi yemeden dönmemenizi öneririm. Fiyatı 7-8 KM civarında olan köfte pide ve soğan ile servis ediliyor bunların dışındaki tüm yemekleri ağız tadımıza uygun. Yemek konusunda en rahat edeceğiniz yer Saraybosna.

SARAYBOSNA UCUZ MU?

Biz Haziran 2017’de oradaydık ve 1 KM = 2 TL’ydi 1 yılda Kur çok değişmiş. KM TL’nin 2 katıyken ucuz bir şehirdi. Mesela büyük bir porsiyon börek 3- 4 KM. Bu miktarda Boşnak böreği için 7-8 TL ucuz bir fiyatken şu anda aynı börek 11-12 TL olmuş.

OTOPARK

Şehir merkezinde otopark sıkıntısı olacağını düşündüğümüz için, arabayı şehrin merkezine girmeden, Alipaşa Camisine gelmeden nehir kıyısında bulduğumuz kapalı bir otoparka park ettik. 6-7 saate 7 KM ödedik

Mostar’da ise köprüye gelmeden 150 m önce araba yıkamacı gibi bir park yerine bıraktık.

PARA BİRİMİ

Bosna Hersek’in para Birimi BAM ve ya KM olarak yazılmakta 1 KM = 2,75 TL (Mayıs 2018)

DİL

Latin alfabesi kullanılan ülkede, resmi dil üç tane. Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça. Özellikle turistik yerlerde Türkçe konuşuyorlar.

GEZİLECEK YERLER

MOSTAR KÖPRÜSÜ

1566 yılında Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından Neretva Nehri üzerine inşa edilen köprü, nehirden 25 metre yükseklikte. 427 yıl boyunca kullanılan köprü iç savaş sırasına bombardımana dayanamayarak nehrin sularına gömülmüş. 1997’de nehirden köprünün taşları toplanarak yeniden yapım çalışmaları başlamış ve 2004 yılında da tekrar açılmış. Köprünün yürüme yolu daha önce hiçbir köprüde görmediğim şekilde kasisli. Bunun teknik nedenini tam olarak öğrenemesem de yük taşıyan at arabalarının geriye kaymasını engellemek için olabileceği söyleniyor.



Köprüden geçince karşınıza çıkan cıvıl cıvıl dükkanlarla, altında akan Neratva Nehriyle ve yemyeşil yamaçlara kurulmuş evleriyle mutlaka görmenizi önereceğim bir yer Mostar köprüsü. Hele bir de 5-10 Euro karşılığında köprüden atlayan gençlere denk gelirseniz. Yüreğiniz ağzınızda bunu izlemelisiniz.







Mostar şehrini gezmeye vaktimiz olmadığı için direk Saraybosna’ya geçtik. Ama şehrin görülmesi gereken pek çok yeri olduğunu biliyorum. Artık başka bir seferde Mostar şehrini gezeceğiz. Bu sefer tercihimizi Saraybosna’dan yana kullandık.

SARAYBOSNA

GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİ

Arabayı park ettikten sonra nehrin karşı tarafında gördüğümüz akdemi binası o ana kadar Saraybosna’nın kasvetli ve sıkıcı bir şehir olabileceğine yönelik tüm kaygılarımızı yok etti.



Avusturya Macaristan egemenliği döneminde ülkedeki Evangelist’lerin sayısında artış yaşanınca 1899 yılında Evangelist kilisesi olarak Romanesk stilde inşa edilen bina Avusturya Macaristan’ın Saraybosna’dan çekilmesiyle işlevini kaybetmiş ve 1972 yılında güzel sanatlar akademisine dönüştürülmüş.

VJEČNA VARTA (SONSUZ ATEŞ)

2. Dünya savaşı sırasında 4 yıl boyunca Alman işgali altında kalan Saraybosna’nın Alman işgalinden kurtuluşunun 1. yıl dönümünde (6 Nisan 1946) tüm askeri ve sivil kurbanlar anısına yapılmış olan anıtın ateşi sadece Saraybosna kuşatması sırasında sönmüş.



GRADSKA TRZ NİCA ŞEHİR PAZARI

Ön cephesi antik mimarilerden esinlenilerek kemerli ve sütunlu tarzda inşa edilen bina, 1895 tarihinde bitirilmiş ve o tarihten itibaren eski şehrin merkezinde pazar olarak kullanılmış. Saraybosna kuşatması sırasında bombalanarak çok hasar almış. Savaştan sonra aslına uygun olarak yenilenmiş



ORTADOKS KİLİSESİ (SERB ORTHODOX CATHEDRAL)

Saraybosna Osmanlı egemenliğindeyken yapılan kilisenin inşaatı 1871 yılında bitirilmiş. Ancak çan kulesi camilerden daha yüksek olduğu için Müslümanların tepkisini çekmişse de tüm protestolara rağmen 1 yıl sonra açılmış. Balkanların büyük, Sırp Ortodoks kiliselerinden biri sayılmaktadır. 5 kubbeli yapının barok tarzdaki çan kulesi girişin hemen üstünde yer alıyor. Saraybosna’daki en güzel mimari yapılardan birisi olduğu kesin.



Kilisenin hemen önündeki alan, genç yaşlı herkesin toplandığı bir park. Hatta burada sokak satrancı oynamak da mümkün.



SARAJEVA KATEDRALİ

Eski şehir bölgesindeki katedral 1889 yılında İsa’nın Kalbi Kilisesi ismiyle takdis edilmiş. Gotik tarzdaki kilisenin içi de çok sade. Savaş sırasında büyük hasar görmüş daha sonra aslına uygun olarak restore edilmiş



FERADİYE CAMİSİ

16. Yüzyılda cami, medrese ve imarethane olarak yapılan yapı 19. yüzyıla kadar 2 büyük yangın geçirmiş ve Saraybosna kuşatması sırasında da çok hasar görmüş. Büyük boyutta yenileme çalışması yapılmış.



TASLİHAN

16. Yüzyılda hem insanlar hem de atlar için yapılmış bir kervansarayken geçirdiği büyük yangınlarla tamamen yok olmuş şu anda sadece duvar kalıntıları görülebilmekte



GAZİ HÜSREV BEY MEDRESESİ VE CAMİSİ

Döneminde Saraybosna’ya pek çok yapıt kazandıran Gazi Hüsrev Bey’in Saraybosna için yaptırdığı en önemli eser olan medrese ve cami günümüzde hala kullanılmakta. 16. Yüzyılda yaptırılan Medrese günümüze kadar hiç ara vermeden eğitime devam etmiş.



Cami, Balkanlarda ki Osmanlı eserleri içinde en tanınmış yapılardan biri. Avusturya Macaristan İmparatorluğu döneminde(1898) elektrikle aydınlatılmaya başlanan cami dünyada elektrikle aydınlatılan ilk cami olma özelliğine de sahip. Aynı zamanda Bosna Hersek’in en büyük camisi.

SAAT KULESİ

Gazi Hüsrev Bey tarafından yaptırılan saat kulesi ilk yapıldığında üzerinde ay saati varmış. O zaman ki saatin Balkanlardaki tek örnek olduğu düşünülüyor. Şu anda üzerinde olan saat mekanizması 1800’lerde Londra’dan getirilmiş.



MORİCA HAN

16. Yüzyılda yapılan kervansaray günümüzde çarşı olarak kullanılıyor.

ESKİ ORTADOKS KİLİSESİ

Saraybosna’daki en eski yapıtlardan biri olan kilise 14. yüzyılda Ortaçağ, Sırp Bizans tarzında yapılmış. Çok güzel bir bahçesi olan kilisenin içi de görülmeye değer.





BAŞÇARŞI MEYDANI (GÜVERCİN MEYDANI)

Eski şehrin merkezinde yer alan Osmanlı tarzı binalar ve camilerle çevrili olan çarşı Saraybosna’da Osmanlı havasını en fazla hissettiğimiz yer oldu. Buradaki dükkanlarda, istediğiniz her türlü hediyelik eşyayı uygun fiyata bulabileceğiniz gibi insanların sıcak yaklaşımları da hoşunuza gidecektir.

Meydanın devamındaki bakırcılar çarşısı da, bakır işlemeciliğinden hoşlanıyorsanız ilginizi çekebilir.

SEBİL

Başçarşının girişinde yer alan ahşap ve taştan yapılmış olan sebil 18. yüzyılda yapılmış. Şu anda halkın ve turistlerin buluşma noktası.



SARAYBOSNA MÜZESİ (BURSA BEZİSTAN)

İpek satıldığı için ismini ipeğin geldiği Bursa’dan almış. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

KÜTÜPHANE

Avusturya Macaristan imparatorluğu döneminde belediye binası olarak açılan bina 2. Dünya Savaşından sonra kütüphaneye çevrilmiş. Ancak Saraybosna kuşatması sırasında 25Ağustos 1992 gecesi kütüphane ateşe verişmiş 2 milyon kitap o gece yanmış. Bina Saraybosna için yaşanan tüm trajedilerin sembolü haline gelmiş. Binayı restore edip 2014 yılında tekrar açabilmişler.



Pek çok binanın üzerinde savaş sırasında orada nasıl acılar yaşandığını anlatan tabelalar görmek mümkün ama kütüphanedeki bu tabela çok etkileyici.



Kütüphaneden ayrıldıktan sonra nehrin karşı kıyısına geçtik.

SEHER-CEHAJA KÖPRÜSÜ

Miljacka Nehri' nehri üzerinde Osmanlı zamanında yapılan köprü, Saraybosna’daki köprüler içinde en sevdiğim köprü oldu.



İNAT EVİ (INAT KUĆA)

Köprüden geçer geçmez karşımıza çıkan evin ilginç bir hikayesi var. Belediye binası yapılırken bu ev nehrin diğer tarafındaymış. Binayı yapabilmek için evi yıkmak gerekince evin sahibi razı olmamış uzun müzakerelerden sonra 1 torba sikke altın karşılığında evin aynı şekilde nehrin karşı kıyısına taşınmasını kabul etmiş. Böylece adı inat evi olmuş. Şu anda Saraybosna yemekleri yiyebileceğiniz bir restoran.



ALİFAKOVAC MÜSLÜMAN MEZARLIĞI

İnat evinin hemen arkasındaki tepeden yükselen mezarlık Osmanlı döneminden bugüne kullanılmaktaymış. Biz gitmedik ama eski mezar taşlarının güzel olduğunu okumuştum.

HÜNKAR CAMİSİ

Burada 1400’lerde inşa edilen cami Saraybosna’nın ilk camisiymiş. Ancak büyük bir yangınla yok olunca 1566’da yerine şimdiki cami yapılmış.

LATİN KÖPRÜSÜ

Osmanlı döneminde yapılmış olan köprünün tarihsel önemi hepimizin okul yıllarından bildiği meşhur Sırplı’dan kaynaklanıyormuş. Hani Avusturya Macaristan veliahdını vurarak 1. dünya savaşını tetikleyen Sırplı var ya. İşte o Sırplı bu köprünün üzerinde veliahdı vurmuş.



ULUSAL MÜZE

1888 de tamamlanmış olan müze kompleksi, arkeoloji, etnoloji, doğal tarih ve kütüphane olmak üzere 4 ana bölümden oluşuyor. Savaşın bitiminden sonra bir süre kapanmışsa da şu anda yine açılmış.

UMUT TÜNELİ

Saray Bosna’da tek bir savaş müzesi gezilecekse bu müze gezilmelidir.



Savaşın en kızıştığı dönemde 3 tarafı Sırp güçleri tarafından çevrilmiş olan Saraybosna’da şehrin dağlarını tutan(resimde üst kısım) direnişçi Bosnalılarla, abluka altındaki Saraybosna halkı arasında ki dar alanda Birleşmiş Milletler gücü varmış. Ancak Birleşmiş Milletler askerleri de, keskin nişancıların hedefi halindeki halkın şehirden çıkmasına izin vermeyip yakaladıklarını tekrar şehre gönderiyorlarmış.

İnsanların dayanacak gücünün kalmadığı bu dönemde havaalanını tutan Birleşmiş Miletler gücünü geçebilmek için, havaalanının altından bir tünel kazılmaya başlanmış. Bu tünelin hasta ve yaralıları şehrin dışına çıkarıp silah ve gıda yardımlarını şehre ulaştırması sayesinde Saraybosna’nın kurtulduğu söyleniyor.

1993 yılında gece gündüz çalışarak 6 ayda bitirilen tünel havaalanının yakınlarındaki bir evde son buluyor. Şu anda 800 metrelik bu tünelin, sadece bu evden girilebilen birkaç metresi açık. Giriş ücreti 10 KM







SARAYBOSNA GÜLLERİ

Havan topunun beton zemin üzerinde meydana getirdiği şekilleri o saldırıda ölen kişilerin anısına kırmızıya boyayarak adına Saraybosna Gülleri demişler. Ancak şehir yeniden yapılanması sırasında bunların hemen hepsi kaybolmuş. Biz sadece Umut Tünelinin oradakileri görebildik.



Umut tüneline ertesi sabah Dubrovnik’e doğru yola çıkmadan önce gittik. Sabahın erken saati olmasına rağmen epeyce kalabalık vardı.

Tünelden ayrıldıktan sonra dişimin ağrısı nedeniyle sürekli içtiğim Apranax bitti. Girdiğim eczanede elimde kalan tek mavi hapı göstererek Apranax istedim. Ama onlar Apranax diye bir şey bilmiyordu. O anda dünya başıma yıkıldıysa da yardımcı olmak için ellerinden geleni yaptılar. İnternetten girip Apranax’ın içeriğine bakıp kendilerinde hangi isimle satıldığını buldular “Nalgesin” miş. Bulamamaktan ne kadar korkmuşsam bu Nalgesinden 5 kutu aldım. Döneli 1 sene oldu hala onları kullanmaya devam ediyoruz.