Roma Gezi Rehberi- Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / İTALYA / ROMA

ROMA GEZİ REHBERİ

Roma’da en az 1 hafta kalıp tadını çıkarmalıyız hayalim sonunda bu yıl gerçekleşti.. Bu yıla kadar defalarca Roma’ya gitmemize rağmen en fazla 3-4 gün kalmıştık.


Temmuz ayında Mehmet’in vizesinin bitmesi bize bu fırsatı verdi. Vize için her zaman İtalya’ya başvurduğumuzdan, (düzenli olarak İtalya’dan aldığımız için 2-3 yıllık uzun süreli vize alabiliyoruz.) madem İtalya’ya gideceğiz 1 hafta Roma’da kalalım dedik. Bir de Turistik merkezin dışında ev kiralayınca Roma’yı tam olarak sindirdik diyebiliriz. Hatta öncesinde 2 günlük bir Viterbo turu da yapabildik. Aslında dönüşte Viterbo’ya gideriz diyorduk ama mecbur olmazsak Roma’dan ayrılamayız diye düşündüğümüzden direk hava alanından araba kiralayıp Viterbo’ya geçtik.

.:İtalya'da Araba Kiralamak ve Cezalar:.yazım da ilginizi çekebilir.

ROMA

2800 yıllık tarihi boyunca Roma İmparatorluğu'nun, Papalık Yönetiminin, İtalyan Krallığı'nın merkezi olan şehir günümüzde de İtalya Cumhuriyeti'nin başkenti. Vatikan devletinin de şehrin sınırları içerisinde yer alması Antik Roma, Barok ve Rönesans eserlerinin şekillendirdiği şehrin önemini iyice arttırmış..



Tiber Nehrinin 2’ye böldüğü şehirde sık sık kurt tarafından emzirilen Remus ve Romulus heykeli göreceksiniz.



Efsaneye göre dişi bir kurt tarafından emzirilen Remus ve Romulus kardeşler Roma’yı kurmaya karar vermişler. Ancak aralarında çıkan kavga sonucunda Romulus Remus’u öldürmüş ve Roma kardeş kanı üzerine kurulmuş. Bundan mıdır bilinmez ama tarih boyunca şehirde çekişme ve kan dökme hiç bitmemiş.

Roma da, İstanbul gibi, 7 tepe üzerinde kurulmuş bir şehir. Bu tepeler, Palatine, Aventine, Capitoline, Quirinal, Viminal, Esquiline, Caelian. Bu yedi tepeden en büyüğü Palatine tepesi. Antik Roma’ya ait eserlerin çoğu Capitolino ve Palatino tepeleri çevresinde yer almakta.

ROMA'YA NE ZAMAN GİDİLİR?

Bana sorsanız Roma’ya her zaman gidilir. Hatta Roma’da yaşanır başka hiçbir yere gidilmez ama işte hayaller hayatlar diyor, devam ediyoruz.

Roma’nın en güzel zamanı Nisan, Mayıs, Haziran ile Eylül, Ekim aylarıdır. Özellikle baharda çiçekler açınca İspanyol merdivenleri ve Trastevere tarafı muhteşem olur.



Sıcakta gezmek 2 kat yorucu olduğu için Temmuz ve Ağustos’ta gitmeyi düşünmemenizi öneririm. Ayrıca Ağustos ayı İtalya genelinde tatil. Hemen hepsi tatile gidiyor. Hatta bazı mağazalar bile kapanıyor. İtalyanların olmadığı bir Roma gezmek istemezsiniz, bu nedenle Ağustos ayından özellikle uzak durun derim.

ROMA'YA NASIL GİDİLİR?

Schengen vizeniz varsa İstanbul’dan direk uçuşla 3 saatte Roma’ya ulaşabilirsiniz. Hem THY’ları hem de Pegasus haftanın her günü Roma’ya uçuyor. Biz biletleri 7 ay önceden gidiş dönüş 556 TL’ye aldık ki çok iyi fiyattı. Bu şekilde erkenden bilet alındığında ucuz bilet bulmak mümkün olabiliyor.



Roma’da 2 havaalanı var Leonardo da Vinci (Fiumicino) ve Cıampıno. Hangi havayoluyla giderseniz gidin ineceğiniz yer Fiumicino havaalanı 3. Terminal. Havaalanı yakın zamanda büyük bir yangın geçirdiği için yenilenmiş modern ve havadar olmuş 8 yıl önce havaalanına ilk geldiğimde eskiliği ve basıklığı karşısında şok olmuştum. Şimdi görünce inanamadım. Türkiye’den gelen yolcular için, aslında Schengen üyesi olmayan ülkelerden gelen tüm yolcular için gidilmesi gereken yer hava alanı E Bölgesi (E Zone). Pasaport kontrolüne buradan giriliyor. 3 Nolu terminalden E bölgesine sürücüsü olmayan trenle gidiliyor. Bunun için tren işaretini ya da insanları takip etmeniz yeterli. Yol trenin geleceği yere çıkarıyor. Trenden indikten sonra pasaport kontrol noktalarına ulaşmak için biraz yürüyorsunuz.

HAVAALANINDAN ŞEHRE ULAŞIM

Shuttle, taksi, tren ve otobüs seçeneklerinin hepsi kullanılabilir.

En makul seçenek kişi başı 7 Euro vererek Termini istasyonuna ve ya Vatikan durağına ulaşacağınız otobüsler. Yol ortalama 1 saat kadar sürüyor.

Tren daha hızlı olduğu için tercih edilebilir. Fiyatı 14 Euro. Eğer aceleniz yoksa bence fazla para harcamaya gerek yok.

Taksi Roma merkeze 50 Euro civarında tutuyor.

Havaalanına çalışan otobüs ya da trenlerde Roma Pass kart maalesef geçmiyor.

Biz Roma merkeze gitmeden direk Viterbo’ya geçeceğimizden araba kiraladık. Dönüşte arabayı Roma merkezde teslim edecek şekilde anlaştığımız için havaalanından şehre gitmedik. Ama dönüşte Termini İstasyonundan otobüse binerek kişi başı 7 Euro’ya Havaalanına geldik. Otobüsler Termini istasyonunun önünde, caddede bekliyor. Otobüslerin üzerinde hangi havaalanına gidecekse onun ismi yazıyor. Direk şoföre parayı ödeyip binebiliyorsunuz.

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Otobüs ve tramvayların çok yaygın olduğu Roma’da metro hattı dar bir alanı kapsıyor. A ve B olmak üzere 2 hat var. Turistik merkezlerden Collosium’a A hattı gidiyor. Venezia Meydanı, İspanyol Merdivenleri ve Vatikan’a ise B hattı ile ulaşılabiliyor. Bineceğin yönü ve ineceğin durağı bilmek açısından daha kolay olduğu için büyük şehirleri gezerken ağırlıklı olarak metro kullanmayı tercih etmemize rağmen, bu gittiğimizde hem Roma’yı daha önceki gelişlerimizden bilmemize güvenerek hem de Temmuz sıcağında klimanın serinliğine ihtiyaç duyduğumuzdan tramvay ve otobüslerin tadını çıkarttık.



Otobüs ve tramvayı kullanmanın sıkıntısı metro gibi net bir haritası yok. Her durakta otobüsün geçeceği durakların ismi yazıyor ama turistik olarak bildiğimiz ismiyle anılmıyorsa doğru otobüs mü doğru yön mü anlayamıyorsun.



Binmeden şoföre sormak işleri biraz kolaylaştırıyor. Ama asıl kurtarıcı Maps Me. Offline çalışan bu program otobüs ve tramvayda çok işime yaradı. Bindikten sonra durakların isimlerine bakmaya bile gerek yok, programı aç gideceğin yere en yakın yerde in. Ya da tramvay gitmen gerekenden çok farklı bir yöne gidiyorsa hemen in. Bu durumda kesin yanlış yöne binmişsindir. Karşıya geçip diğer taraftan gelene binebilirsin.



Aslında bu sene tramvay ve otobüsleri biraz şehir içi tur otobüsleri (hop hop) gibi kullandık diyebilirim. Bazen sıcaktan çok bunalınca etrafta oturacak kafe falan yoksa biniyorduk bir otobüse, şehrin bilmediğimiz yerlerini görüp çok hoşumuza giden bir bina ya da heykel görürsek iniyorduk. Bu sayede şehrin çok farklı yerlerini gördük.

Eğer Roma’da müzeye girmeyi düşünmüyorsanız (düşünüyorsanız Roma Pass Card önereceğim) metro ve otobüslere sınırsız binebileceğiniz biletlerde alabilirsiniz. Bunların 1 günlük, 3 günlük ve 1 haftalık olanları var.

Biletler ilk kullanımla aktif oluyor, ancak dikkat etmeniz gereken saat kaçta almış olursanız olun gece 24:00 de bitiyor. Yani 1 günlük bileti akşam saat 17:00 de aldınız diyelim ertesi gün 17:00’de değil aldığınız gün 24:00’de bitiyor.
  • Tek bilet 1.5 Euro
  • 1 Günlük bilet 6 Euro
  • 3 Günlük bilet 16.50 Euro
  • 1 Haftalık bilet 24 Euro

ROMA PASS

Eğer 1 tane bile müzeye girmeyi düşünüyorsanız tavsiyem Roma Pass Card almanız olacak. Ancak müzelerle işim olmaz diyorsanız o zaman bu kart sizin için gereksiz bir masraf, almanıza gerek yok. Roma Pass Card’ın 48 saatlik ve 72 saatlik 2 çeşidi var. 48 saatlik kartla 2 gün boyunca tüm otobüs, metro ve tramvaylar ve 1 adet müze girişi ücretsiz. 72 saatlik kartla ise 3 gün boyunca tüm şehir içi ulaşımlarınız ve 2 müzenin girişi ücretsiz. Kartınızla beraber size bir de Roma gezilecek yerler haritası veriyorlar.



ROMA PASS HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

48 saatlik Roma Pass Kart : 28 Euro

72 Saatlik Roma Pass Kart : 38,50 Euro

Kartı alırken bir form doldurarak kimlik bilgilerinizi girmeniz gerekiyor. Kartınızın hazırlanması 5 dakika. Kullanım sırasında da görevliler Pass Kartınızla birlikte kimliğinizi de görmek isteyebilirler.

Kartın geçerlilik süresi alındığı anda değil ilk kullandığınız anda başlıyor. Bu nedenle planınızı iyi yaparak kullanmaya başlamalısınız.

Geçerlilik süresi boyunca Roma şehir merkezinde toplu taşıma araçlarını bedava kullanabilirsiniz. Ancak havaalanına çalışan otobüslerde maalesef geçmiyor.

Bedava müze girişinin yanı sıra uzun kuyruklarda beklemeden içeri girmenizi sağladığı için eğer Kolezyum’a girecekseniz bedava müze hakkınızı burada kullanmanızı öneririm. Yoksa 1,5-2 saat sırada beklemeniz içten bile değil. Kolezyum bileti aynı zamanda Roma Forumu ve Palatine Tepesini de (müze hariç) kapsıyor.

Geçerlilik süresi içinde ücretsiz müze girişi hakkınızı kullandıktan sonra da şehirdeki yaklaşık 80 müzede indirimli giriş yapabilirsiniz.

Roma Pass Kartın geçerli olduğu müzeleri http://www.romapass.it/en/museums/ adresinden öğrenebilirsiniz.

Üzgünüm Vatikan müzelerinde geçerli değil.



Roma Pass Kart almak için dört seçeneğiniz var.

1.Seçenek: İnternet

Roma Pass Kartınızı www.romapass.it adresinden ödeme yaparak, herhangi bir turizm bürosundan teslim alabilirisiniz. Ancak kartınız 24 saat sonra hazır oluyor. Bu nedenle internetten alınacaksa erken almak gerekiyor. Ayrıca internetten alırken dikkat etmeniz gereken nokta tek kredi kartı ile sadece 4 kart alınabiliyor ve aynı gün içerisinde aynı bilgisayardan tek işlem yapılabiliyor. Saçma sapan işler anlayacağınız.

2. Seçenek: Turizm Büroları

Sakin oldukları için tercih edilebilir. Ancak nakit para ile alamıyorsunuz. Sadece kredi kartını kabul ediyorlar. En çok işinize yarayacak büroları aşağıda belirttim.
  • Castel S. Angelo
  • Piazza Navona
  • Fiumicino, Aeroporto Leonardo Da Vinci - Uluslararası Gelenler - Terminal T3.
  • Fori Imperiali - Forum’un yakınında
  • Via Marco Minghetti ile Via del Corso'nun köşesi (Trevi Çeşmesi yakınında)
  • Sonnino , Trestevere
  • Termini (Tren istasyonunun içinde)

3.Seçenek: Metro istasyonları

Her istasyonda satılmıyor. Kart alabileceğiniz istasyonlar
  • Metro A Hattında: Anagnina, Battistini, Lepanto, Ottaviano, Spagna;
  • Metro B Hattında: Laurentina, Eur Fermi, Ponte Mammolo, Termini;
  • Metro B1 hattında: Conca d'Oro.

4.Seçenek: Müzeler

Pass Kart geçen tüm müzelerde kartınızı düzenletip alabilirsiniz.

PASS CARD'IN KULLANIMI

Müzelerde güvenlik kontrolüne geldiğinizde turnikede kartı okutup giriyorsunuz. Kartı kullanırken yanınızda pasaportunuzun olmasında fayda var görevliler kimlik sorabilirler.

Metro girişlerinde turnikeler olduğu için mutlaka kart okutmak gerekiyor. Ancak otobüs ve tramvaylarda kimse kart okutmuyor. Aslında okutmak lazım. Okutmamanın cezası varmış ama pass kartın varken biraz da turist salaklığına yatarsan kimse ceza falan yazmaz. Hatta biz son günümüzde kartımızın süresi dolmasına rağmen otobüslere bedava binmeye devam ettik zaten günlerdir test ediyorduk kimse kart falan sormuyordu. Son günde soran olmadı sorsalardı tüm turist salaklığımızı takınıp “Aaaa günümü geçmiş biz daha 1 günümüz var sanıyorduk” diyecektik. Ama bu ceza ödememize engel olur muydu bilemiyorum.

ROMA SİZE HAZIR, SİZ ROMA'YA HAZIR MISINIZ?

.:Roma Gezmekle Bitmez 1:.

.:Roma Gezmekle Bitmez 2:.

ROMA GÜVENLİ Mİ?

Büyük bir metropol olduğu ve şehirdeki turist yoğunluğu da düşünülecek olursa elbette güvenlik konusu biraz sıkıntılı ama İstanbul’dan bir farkı yok. İstanbul ne kadar güvenliyse Roma’da o kadar güvenli. Elbette güvenli bölgeleri olduğu gibi sürekli tetikte olmanız gereken yerleri var. Tabi ki bu yerlerin başında da turistik bölgeler geliyor.

Roma’nın en büyük güvenlik sorunu ÇİNGENELER. Bunlar dilenci, yan kesici, kapkaççı olarak karşınıza çıkabiliyor. Yoksa Roma’da evsizlerle falan çok karşılaşmazsınız.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Gezerken sırt çantanıza pasaport, para ya da telefon koymamalısınız, ya da sırt çantanızı önden takmakta çözüm olabilir.

Aslında en kolayı içten fermuarlı bir çantayı çapraz takmak. Çantaları kol çantası şeklinde takmanızı tavsiye etmem.



Paranızı birkaç farklı yere bölmenizde fayda var.

Her hangi bir yere oturduğunuzda çantanızı sandalyeye koymak riskli. Çantanızı kesinlikle üstünüzden ayırmayın.

Arabada çanta özellikle lap top gibi cihaz bırakmamalısınız. Çanta gittiği gibi birde kırılan cam için tutanaktı, rapordu uğraşmak zorunda kalırsınız ki tatiliniz berbat olabilir.

Eğer arabadaysanız camları kapalı tutmalısınız. Çantanız kucağınızda değil ayağınızın altında olmalı.

Eğer camı açıp yol falan soracaksanız, öncelikle soracağınız kişinin kılık kıyafetine dikkat edin. Ve önlem olarak telefonunuzu sıkı sıkı tutun. Yok artık elimdeki telefonu mu çalacaklar diye düşünmeyin. İnanmayacaksınız ama bir arkadaşımızın telefonla konuşurken elinden telefonunu çaldılar. Ama Roma’da değil İstanbul’da. İstanbul’da olan her şey Roma’da da olabilir. Tedbirli olmakta fayda var.

Yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama kapkaççıya denk geldiyseniz, bırakın gitsin hiçbir şey sizden önemli değil.

Son olarak mailinizde pasaport fotokopileriniz olsun. Eğer her şeyi çaldırırsanız pasaport fotokopisi olursa geçici pasaport daha kolay alınabiliyor.



Roma’da en dikkatli olmanız gereken yerler İspanyol merdivenleri, Trevi çeşmesi, Panteon, Kolezyum ve Metronun Termini durağı. Termini durağında metronun 2 hattı kesiştiği için hem kalabalık hem de çok fazla itiş kakış oluyor. Sanmayın İtalyanlar kuzeyliler gibi ineni bekliyor, önündekine yol veriyor, öyle bir şey yok. Aynı bizim gibiler kapı açılıyor ve ittiriyorlar. İlk gittiğimde bunları nasıl Avrupalı sanmışsam. Kibar kibar bekliyordum bir de en öndeydim arkadan öyle bir ittirdiler ki bacağım trenle platformun arasına girdi. Bir Türk için yüz karası olan bu durumu yaşadıktan sonra artık kendimiz gibi davranıyorum ve sorun yaşamıyorum.

Roma’da en büyük güvenlik sorunu çingeneler dedim ya Termini istasyonunda trenler tıklım tıklım dolar. Hele iş çıkış saatiyse kolunu bile koyacak yer bulamazsın, birbirine yapışık gidersin. İşte bu kargaşa hali yan kesiciler için biçilmiş kaftan. Bir seferinde Mehmet 15-16 yaşlarında çingene bir kızın elini direk cebinde yakaladı. Telefon cebindeydi, kız telefonu almak için elini sokunca Mehmet kızın elini tutmuş. Ama pislik bundan sonra başlıyor işte kız taciz ediliyormuş gibi bağırmaya başladı. Mehmet yine de elini bırakmadı kızın. İtalyanlar da bu çingenelerin neler yaptığını bildiklerinden kıza terslendiler. Neyse tren istasyona yanaşıp kapı açılır açılmaz Mehmet’in elinden kurtulup kaçtı kız. Dönüşte yine gördük kızı oralarda başka bir turistin peşinde ama yapacak bir şey yok. Polise falan gitsen bir sürü dert. O yüzden dikkatli olmak çok önemli. Şunu da belirteyim son gittiğimde neredeyse hiç çingene görmedim, sanırım belediye bunlara karşı baya bir operasyon başlatmış. Ama bu durumun geçici olma ihtimali çok yüksek. Çünkü geçmişte de yan kesiciler toplanmış sıkı kontroller yapılmış. Ama kontroller biraz gevşeyince hepsi işine geri dönmüş.



Aslında bu yazdıklarım tüm metropoller için geçerli. Korkacak bir şey yok. Sadece dikkatli olmak gerekiyor. Roma biz Türklerin her zaman kendini evinde hissettiği bir şehir. Aslında bütün İtalya öyle. İtalyanlar her şeyleriyle bize benziyorlar. Ayrıca Türkleri seviyorlar. O yüzden gidin gezin keyfini çıkarın.

ROMA’DA NEREDE KALINIR?

Roma’da yıldızlı otellerden hostellere kadar her türlü konaklama imkanı var. Kalabalıksanız evleri tercih edebilirsiniz.

Roma’da şehir vergisinin yüksek olması konaklamanın düşünülenden daha pahalıya çıkmasına neden oluyor. Genellikle otellerde şehir vergisi fiyata dahil oluyor. Evlerde ise gecelik kişi başı 3 – 3,5 Euro arası bir ücreti şehir vergisi olarak ödüyorsunuz ki buda 5 kişilik bir evin 1 haftalık fiyatını ortalama 100 Euro arttırıyor. Yine de kalabalıksanız evler daha ucuza geliyor. Aslında biz bu sene çok şanslıydık ev sahibimiz bizden şehir vergisi almadı. İtalyanları boşuna sevmiyorum. Böyle tatlılar işte.

Roma’da oteli seçmek kadar kalacağınız bölgeyi seçmekte önemli. Çünkü şehir kendine has özellikleri olan bölgelerden oluşuyor. Ben Roma’yı 6 bölge olarak düşünüyorum.



Vatikan Bölgesi; Nehrin batısında kalan bölgenin metro hattı üzerinde olması bir avantaj. Yürüme mesafesinde en yakın yer Castel del Angelo (Melekler Kalesi) ve buradan devam ederek varacağınız Navona Meydanı olacak.

Via Veneto Bölgesi; Barberini Meydanı ile Borghese Galerisinin arasında yer alan cadde için Roma’nın en lüks ve güvenli bölgesi diyebiliriz. Pek çok elçiliğin bulunduğu bölgede lüks oteller bulunmakta. En yakın yer İspanyol Merdivenleri.

Navona Meydanı ve Panteon Bölgesi; Nehirle Panteon’un arasında kalan hatta Trevi Çeşmesine kadar olan bölge Roma’nın kalbi diyebileceğimiz bir bölge. Dolayısıyla da fiyatlar yüksek. Ancak hemen hemen her yere yürüyerek gidebilirsiniz. Bölge genel olarak güvenli. Ancak yine de turistlerin yoğun olarak konakladığı bu bölgede geceleri zaman zaman taşkınlıklar çıkabiliyor. 2014’de Almanya dünya şampiyonu olduğunda Alman turistler zıvanadan çıkmışlardı.

Fori Imperiali; Roma’nın antik tarafı diyebileceğimiz bu bölgede de yine pek çok otel ve ev bulunmakta fiyatlar daha uygun.

Trestevere Bölgesi; Roma’nın bohem yüzü olan bölge her zaman canlı. Özellikle gençler tarafından tercih ediliyor.



Termini bölgesi; Fiyatların en uygun olduğu bölgenin diğer bir artısı da ulaşımın kolaylığı. Neredeyse tüm metro ve otobüs hatları bu bölgeden geçiyor. Bizde Roma’nın Termini bölgesinde ev kiraladık. Termini’nin batısında güvenlik biraz sıkıntılı zaman zaman evsizlerle karşılaşılabiliyor. Ancak kuzey ve doğu bölümü daha sakin. Bizim evimiz de Termini’nin doğusunda Parrocchia Santa Maria Immacolata e San Giovanni Berchmans kilisesinin hemen karşısındaydı. 5 kişilik daireye 6 gece için 570 Euro ödedik.

Ev sahibimizden de, bölgeden de çok memnun kaldık. Dar gelirli İtalyan’lar, üniversite öğrencileri ve göçmen ailelerin yaşadığı bir bölge. Fiyatlar çok uygun, sadece ev fiyatı için demiyorum ekmekten suya, muzdan kahveye her şeyin fiyatı turistik merkeze göre ucuz. Dar gelirli halkın yaşadığı yerde ev tutmanın böyle bir avantajı oluyor. Güvenlik sıkıntısı yok. Geç saatlerde de eve dönmemize rağmen hiç sıkıntılı bir durum görmedik herkes kendi halinde gece yarılarına kadar her yer açık insanlar restoranlarda, kafelerde oturuyor. Üniversitelilerin çok olması da geç saatlere kadar hayatın devam etmesini sağlıyor sanırım. Bölgede çok sayıda göçmen aile de var ama Roma’da göçmenlerden çekinmenize gerek yok. Düzenli bir aile yaşantısı içinde İtalyanlarla iç içe yaşıyorlar. Ancak bu durum benim için büyük bir hayal kırıklığı. Bu Hintli ve Pakistanlı göçmenler ne zaman bu kadar arttılar ne zaman gelip yerleştiler ve ne zaman İtalyan küçük esnafın yerini aldılar. Turistik merkezde İtalyan esnaf kalmamış desek yeridir. Evet restoranlarda, büyük mağazalarda, büyük marketlerde İtalyanlar çalışıyor, ama dilim pizzacılar, dondurmacılar, hediyelik eşya satan küçük dükkanlar, Roma’nın ara sokaklarında her zaman gördüğümüz şarküteri tarzı minik marketler Hintli ve Pakistanlıların olmuş. Belki zamanla alışırım ama o ateşli coşkulu konuşkan İtalyanları özleyeceğim. Biz turistlerin yerel halkla en fazla ilişki içinde olduğu, konuştuğu zaman alışveriş ne de olsa.

ROMA’DA NE YENİR?

E tabi ki pizza ve makarna. Pizzayı nerede yerseniz yiyin kötüsüyle karşılaşma olasılığınız çok az. Ama makarna öylemi şu “al dente” yok mu “al dente” ne dişe gelmesi bildiğin çiğ. Şaka bir yana benim gibi yemeğin iyisine kötüsüne hiç bakmayan biri için bile bazı makarnalar bariz çiğ. Makarna yenecekse ince makarnaları tercih etmekte fayda var. Benim favorim ise her zaman lazanya.



Popüler meydanlardaki restoranlarda yemek yemenizi tavsiye etmiyorum hem fiyatlar yüksek hem de yemekler beklediğiniz gibi çıkmıyorsa da, Panteon Meydanında Ristorante-Caffè da Claudia’da yediğim lazanyayı çok beğendim. Ama tiramisu kötüydü. Bu güne kadar yediğimiz en güzel tiramisuyu, evimizin yakınında küçük bir aile işletmesi olan Osteria Pesce Fritto e Baccala’da yedik ki mükemmeldi. Aslında buranın tüm yemekleri çok iyiydi.



Dana etinin her çeşidini yapıyorlar ve hepsi birbirinden lezzetli. Eğer şehrin bu tarafında kalırsanız denemenizi tavsiye ederim. Aile inanılmaz tatlı, tipik İtalyan, gelenler de sadece İtalyanlar İçerisinin havası da güzel ama herkes dışarda kurulan masalara oturuyor. Malum İtalyanlarda bizim kadar sigara içiyor. Dolayısıyla dışarda yer bulmak zor. Üç gün burada yemek yedik, bizi mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar.



Şehir merkezinde ayak üstü yemek yiyip, gezmeye devam edebileceğiniz 3 yeri önereceğim.

Lateran’dan Collesyum’a doğru giderken Via di Giovanni in Laterano caddesinde St. Clemente Bazilikası’nın karşısındaki dilim pizzacının mantarlı ve patlıcanlı dilim pizzalarını beğendik. Önünde sadece küçük bir masası var. Biz 5 kişi masaya sığamadığımız için ayak üstü yedik. İlginç olan pizzacı İtalyan değil Pakistanlıydı.

Vatikan tarafında ise Alice var ki, fiyatıyla lezzetiyle tüm turistlerin gözdesi. Her zaman kalabalık olan pizzacıda oturacak yer falan yok kapının önünde kaldırıma oturup yemeğini yiyorsun ama son yıllarda yediğim en güzel pizzaydı diyebilirim. Neyse ki bunu İtalyanlar işletiyor.



Ayak üstü makarna yemek isterseniz İspanyol Merdivenleri’ne yakın Via Della Croce 8 adresinde ki Pastificio tam size göre. Burası aslında bir makarna fabrikası. Her gün 13:00-15:00 arasında 2 çeşit makarna yapıyorlar. Saat 13:00’den itibaren turistler önünde sıraya girmeye başlıyor. 4 Euro’ya alacağınız makarnaları İspanyol Merdivenleri’nde oturarak yiyebilirsiniz.

Kahvaltı, İtalyanlar için kruvasan ve kahve demek. Sabah saatlerinde kafelerde sandviçler satılıyor ama pek çeşit olmuyor. Kahvaltıda, marketlerden alacağınız harika peynirleriyle hazırlayacağınız sandviçler de değerlendirebileceğiniz alternatifler arasında. Hatta öğle yemeklerinde de bu tip sandviçler yapabilirsiniz.

İtalya deyince ev yapımı şaraplarından bahsetmemek olmaz. Hemen her restoranda bulabileceğiniz bu şaraplar sürahiyle servis ediliyor. Bizim çok sevdiğimiz bu şarapları denemenizi öneririm.



En güzel haberi en sona sakladım. Roma’da aksine bir uyarı görmediğiniz sürece sokaklardaki çeşmelerden sular içilir.



Karşınıza Avrupa’da hiçbir yerde göremeyeceğiniz kadar sık çeşme çıkar. Çok susamadan mutlaka yeni bir çeşme görürsünüz sakın suya para vermeyin.

ROMA UCUZ MU?

Euro bölgesi olduğu düşünülecek olursa elbette Roma ucuz diyemeyiz. Ancak diğer Avrupa şehirleriyle kıyaslanacak olursa fiyatlar makul. Hatta son dönemlerde göçmenlerin tekeline geçmiş olan magnet, kupa, anahtarlık gibi hediyelik eşyalar çok ucuz. 1 Euro’ya anahtarlık ve magnetler, 2 Euro’ya kupalar satılıyor.

Yiyecek içecek yönünden de her bütçeye göre restoranlar var. Eğer turistik meydanlarda yemek yerseniz hesap yüksek gelecektir. Ancak buralarda bile fiyatlar nispeten ucuzlamış çünkü coperto ücretini (masa ücreti) kaldırmışlar. En azından bizim gittiğimiz dönemde (Temmuz 2018) hiçbir restoranda coperto ödemedik.

Ayak üstü yemek yiyebildiğiniz dilim pizzacılarda 1 dilim pizza 1,5 – 2 Euro. Yani 3-5 Euro’ya rahatlıkla karnınızı doyurabilirsiniz. İçeceklerinizi de marketlerden alırsanız öğle yemeği çok ucuza gelebilir. Aynı bizdeki gibi zincir Marketlerde fiyatlar daha uygun. Mesela İspanyol Merdivenleri’nin çevresindeki bir dükkandan 2 Euro’ya aldığınız sıradan bir içecek markette 1 Euro’dan bile daha ucuza alınabiliyor. Yukarıda suyun zaten bedava olduğunu yazmıştım.



Biz evde kaldığımız için kahvaltı yönünden şanslıydık alıştığımız gibi kahvaltı yapabildiğimiz gibi çok da ucuza getirdik. 5 kişinin 1 haftalık kahvaltı alışverişine (herkesin zevkine göre peynir, zeytin, domates, yumurta, kahve, çukulata) toplam 40 Euro harcadık. Eminim 40 Euro 280 TL eder bu mu ucuz diye düşünüyorsunuz. Bana göre yurtdışında kendinize yapacağınız en büyük kötülük fiyatları sürekli TL’ye çevirmek olacak. Çünkü o ülkede onların şartlarıyla yaşamak zorundayız bu yüzden zaruri alışverişlerinizi yaparken TL’yi unutun hatta tüm para birimlerini unutun. Bir şeyin fiyatının normal olup olmadığını anlamak için Türkiye’deki değeriyle karşılaştırın aynıysa ya da daha düşükse sorun yoktur. Yani su İstanbul’da 1 TL ise Roma’da da 1 Euro olması normaldir. Sıradan bir pizza bizde 20 TL ise Roma’da Pizzaya 20 Euro’dan fazla vermemelisiniz. Bizde 5’se orda da 5 bizde 10’sa ordada10 olmalı. Hesaba TL’yi Euro’yu karıştırmayın, bakın bir deneyin ne kadar rahat ettiğinizi göreceksiniz. İşte bu hesapla baktığımızda Roma diğer Avrupa ülkelerinden ucuz çünkü genellikle bizde 10 olan Roma’da 8 gibi oluyor.

Tabi hesap böyle diye hesapsızca harcamaya da gerek yok. Bir tatilden ne kadar arttırırsak diğer bir tatilde kullanabileceğimizi unutmamak lazım.

Bir haftalık roma tatilinin bize maliyeti kişi başı 521 Euro oldu, tabi bu rakama uçak dahil değil. Ama Uçaktan inmemizden tekrar uçağa binmemize kadar geçen süredeki tüm harcamalarımız içinde. Aslında biz gün içerisinde yemeği ayaküstü geçiştirip akşam yemeklerini uzun tutmayı sevdiğimiz için masrafımız biraz fazla oldu. Akşam yemekleri de basit şekilde geçiştirilse kişi başı 400-450 Euro’ya bir hafta Roma gezilebilir.