Malaga Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ İSPANYA/ MALAGA

MALAGA GEZİ REHBERİ

Endülüs bölgesi içerisinde Akdeniz’e kıyısı olan Malaga, İspanya’nın gözde tatil bölgelerinden biri olmasının yanı sıra dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak da biliniyor.



Ortasından Guadalmedina Nehri geçen şehir, MÖ 8.yüzyılda “Costa De Sol” de (Güneş Sahili) Fenikeliler tarafından kurulmuş. Kartaca ve Roma hakimiyetinden sonra 1487 yılına kadar Müslümanların egemenliğinde kalmış.

Katolik Hükümdarlar olarak anılan Kastilyalı İsabella ve Aragon’lu II. Fernando’nun en son ele geçirebildiği şehirlerden biri olan Malaga, 1936-39 yılları arasında yaşanan İspanyol iç savaşından en çok etkilenen şehirlerdenmiş. İç savaş sırasında Malaga’da 7000 kişi ölmüş ve şehir çok zarar görmüş. Buna rağmen yıllar içerisinde kendisini toparlayıp turizm cenneti olmayı başarmış.



Pablo Picasso ve Antonio Banderas’ın doğum yeri olan Malaga hem binlerce yıllık birikimi hem de muhteşem sahilleriyle Endülüs turlarının vazgeçilmezi haline gelmiş.

MALAGA'YA NE ZAMAN GİDİLİR?

Her zaman. Evet doğru duydunuz. Yılın 360 günü güneşli olduğu söylenen şehre Ocak ayında gittiğimiz için acaba o yağmurlu beş güne denk gelir miyiz diye çok korkmuştuk. Ama pırıl pırıl Akdeniz güneşiyle karşılaşınca çok mutlu olduk.



MALAGA'YA NASIL GİDİLİR?

THY İstanbul’dan Malagaya direk uçuyor. Maalesef Pegassus Havayolu gibi ekonomik hava yollarının uçuşu bulunmuyor. Ama Endülüs turu yapmak istiyorsanız. Ekonomik bir hava yoluyla Madrid’e uçup oradan araba kiralayarak tüm bölgeyi gezebilirsiniz.

ENDÜLÜS TURU YAPMAYI PLANLIYORSANIZ

.:Granada Gezi Notları:.

.:Sevilla Gezi Notları:.

.:Cordoba Gezi Notları:.

MALAGA’DA NEREDE KALINIR?

Şehrin her yerinde oteller ve hosteller bulunuyor. Bütçenize göre deniz kenarında ki lüks otellerde kalabileceğiniz gibi, daha iç kesimlerdeki otellerde ve hostellerde de kalabilirsiniz. Hatta kalabalık bir grupsanız ev kiralamak çok daha cazip olabilir. Kalabalık gruplar için deniz kenarında bile uygun fiyata ev kiralamak mümkün olabiliyor.

MALAGA’DA NE YENİR?

Elbette Tapas. İspanyollar için olmazsa olmaz olan Tapasların o kadar çok çeşidi var ki, insan tapas yemekten bıkmaz diye düşünüyorum. Ama benim gibi düşünmeyenler için Malaga özellikle deniz ürünleriyle ünlü.

Churro yemeden İspanya’dan ayrılmak olmaz. Bizim halka tatlıya benzeyen Churro İspanyolların gözdesi. Tek fark bu tatlı, çikolatalı sosa batırılarak yeniyor.

Bir çeşit meyveli şarap olan sangria’yı da mutlaka deneyin. Hem içimi çok hafif hem de tadı güzel.

İspanya’da yeme içme konusunda yaşayacağınız en büyük sıkıntı siesta saatleri. Bu siesta saatleri oldukça uzun ve akşam yemeğini de 20:00’den önce yemiyorlar. Saat 14:30 – 15:00 gibi kafe ve restoranlar kapanmaya başlıyor. Saat 16:00’dan 19:00’a kadar hemen her yer kapalı oluyor. Tam anlamıyla hayatın başlaması 20:00’yi buluyor. Turistik yerlerde açık yerler daha rahat bulunuyorsa da yerel kafe ve restoranlarda saat 15:00’i geçtiyse hesap getirilip kafenin kapandığı söyleniyor. Ama insan birkaç gün içinde buna da alışıyor.



MALAGA UCUZ MU?

Endülüs bölgesindeki en pahalı şehir Malaga diyebilirim. Tabi bunda gözde tatil merkezi olmasının payı çok büyük. Ocak ayında gitmemize rağmen cafe ve restoranlarda fiyatlar Granada ve Sevilla’ya göre daha yüksekti.



OTOPARK

Eski şehre girmeden “Plaza Maria Guerro” meydanında büyük bir yeraltı otoparkı bulunuyor. Plaze de la Merced’e çok yakın olan bu otoparka arabayı park edip şehri gezebilirsiniz.

DİL

İspanyolca konuşulan şehirde hemen herkes İngilizce biliyor.

MALAGA KAÇ GÜNDE GEZİLİR?

Müzelere vakit ayırmak istiyorsanız Malaga’da iki gün kalmanız gerekir. Ancak hiç müze gezmeyecekseniz bir günde yeterli olur. Tabi denizin de tadını çıkaracağız diyorsanız o zaman en az üç gün kalın derim.



MALAGA GEZİLECEK YERLER

PLAZA DE LA MERCED / PAZAR MEYDANI

Ortasında büyük bir dikilitaş olan General Torrijos anıtıyla hemen fark edeceğiniz meydan, Riego Meydanı olarak da biliniyor.



15. Yüzyılda pazar yeri olarak kullanılmış olan Plaza De La MERCED 19. Yüzyıldan itibaren insanların buluştukları bir eğlence yeri haline gelmiş. Günümüzde etrafındaki kafelerle özellikle akşamları turistlerin gözdesi durumunda.

PİCASSO EVİ / FUNDACİÓN PİCASSO

Picasso’nun doğduğu ev 1980’lerde müzeye çevrilmiş. Malagalı’ların gurur duydukları sanatçının kişisel eşyaları, eskiz defterleri ve bazı eserleri bu müzede sergilenmekte.

Pazar meydanının yakınında bulunan müzeye giriş ücreti 3 Euro



PİCASSO MÜZESİ

Buenavista Sarayı içerisinde bulunan müzede Picasso’nun erken dönemine ait eserler sergilenmekte. Picasso eserlerini beğeniyorsanız bu konudaki en iyi müzelerden biri olduğu söylenmekte. Takip edenler bilirler sanat müzelerini keyifle gezerim ama üzülerek söylüyorum Picasso’yla aram hiçbir zaman iyi olmadı. Bu nedenle müzeyi gezmedim.

Müze her gün 10:00-19:00 saatleri arasında açık. Giriş ücreti 7 Euro.

OBİSPO MEYDANI /PLAZA DEL OBİSPO

Malaga Katedrali’nin bulunduğu bu meydan o kadar küçük ki katedralin tam fotoğrafını bile çekemiyorsunuz yine de samimi havasıyla Malaga'nın en keyifli yerlerinden biri. Ayrıca Katedral kadar gösterişli olmasa da şehrin en güzel yapılarından biri olan Piskoposluk Sarayı da bu meydanda bulunuyor.



MALAGA KATEDRALİ

15. yüzyılda şehrin Katolikler tarafından ele geçirilmesinin ardından eski bir caminin üzerine inşa edilen katedral ancak 18. Yüzyılda bitirilebilmiş.

87 metre yüksekliği ile Endülüs’deki en yüksek katedral kulesine sahip olan Malaga Katedrali, iki kuleli olarak planlanmış ancak bir kulesi tamamlanabilmiş. Bu nedenle de halk arasında tek kollu kadın olarak anılmakta.



Dar bir meydanda Gotik, Barok ve Rönesans karışımı bir tarzda inşa edilen katedralin cephesine bayıldım. İşlemeli pencereleri, pembe sütunları, kemerli kapılarıyla gördüğüm en güzel katedrallerden birisi.



Heykeller, resimler ve vitray pencerelerle süslü Katedralin en güzel bölümü ana şapel. Heykeller ve pastel tonlardaki resimlerin bulunduğu şapel beyaz sütunlar ve altın varaklarla görülmeye değer. Aslında Amerika’dan getirilen altınların süslemelerde kullanılması genelde şatafatlı ve estetikten uzak sonuçlar doğursa da Malaga katedraline sözüm yok kesinlikle çok güzel süslemiş.



Katedrali Pazar ayini sırasında gezdiğimiz için maalesef şapelin yakından resimlerini çekemedim.



Katedralin koro bölümü Amerika’dan getirilen sedir ve maun ağaçlarından oyulmuş. Koro işçiliğinin tam bir sanat eseri olduğu söyleniyor ancak kapalı olduğu için biz gezemedik.

MARQUÉS DE LARİOS CADDESİ / CALLE MARQUÉS DE LARİOS

Fuar, kutlama ve etkinliklerin merkezi olan ve 1800lerin sonunda belediye meclisinin kararıyla planlanan cadde günümüzde ispanyanın en zarif 19. yüzyıl caddelerinden biri olarak bilinmekte. Akşam üstü şöyle keyifli bir gezi yapmak isterseniz gideceğiniz yer kesinlikle CALLE MARQUÉS DE LARİOS olmalı.



Köşeleri kavisli simetrik binaların ortasında uzanan caddenin mimarı, projesini oluştururken Şikago’daki binalardan ilham almış. Kendisi sonucun böyle olacağını düşünmüş müydü bilemem ama günümüzde bu cadde İspanya’nın en pahalı 5. caddesiymiş.

MALAGA MÜZESİ / GÜMRÜK BİNASI

Deniz kıyısında yer alan yapı 1700’lerin sonunda Gümrük Binası olarak planlandıysa da 1800'lerde tamamlanarak tütün fabrikası olarak açılmış. Diktatör Franco döneminde ise hükümetin elinde olan binanın bodrum katı hapishane olarak kullanılmış. Günümüzde güzel sanatlar ve arkeoloji müzelerine ev sahipliği yapmakta.



ROMA TİYATROSU

MÖ 1. yüzyılda inşa edilmişse de zaman içerisinde büyük hasarlar almış. Tiyatronun taşları ve bazı sütunları Müslümanlar döneminde inşa edilen kalenin yapımında kullanılmış. Daha sonraki yıllarda üzerine başka yapılar inşa edilmiş. 90’larda ise arkeologlar tarafından yeniden keşfedilip restorasyonu yapılmış. Günümüzde özellikle yaz aylarında sık sık açık hava gösterilerine sahne olan Roma Tiyatrosuna giriş ücretsiz.



Pazartesi hariç her gün 10:00-18:00 arası açık

ALCAZABA KALESİ

İspanya’da ki en iyi korunmuş Magribi kale sarayı olan Alcazaba 8. Yüzyılda Cordoba’nın ilk emiri tarafından güvenlik amacıyla inşa edilmiş. Sevilla ve Granada saraylarını gezdikten sonra bu kaleye çıkmadık ama şehre yukardan bakan, kuleler, havuzlar, bahçeler ve saray binalarından oluşan kalenin çok güzel manzarası olduğu söyleniyor.

PLAZA DEL TOROS

On altıgen bir yapıya sahip olan PLAZA DEL TOROS’un 4 kapısı bulunmakta. 11.000 kişilik kapasiteye sahip olan yapı daha önceki arenaların küçük gelmesi nedeniyle 1800'lerde inşa edilmiş. Malaga’lıların gurur kaynağı olan bu arena 2006 yılında 1. dereceye yükseltilmiş. Arenaların dereceleri neye göre belirleniyor hiç anlayamadık ama 1. derece olmak çok önemli bir şey.



Ağustos ayında başlayan Boğa Güreşi festivalinin biletleri aylar öncesinden satılıyorsa da Boğa güreşi seyretmek istiyorsanız size tavsiyem bu arenada seyretmelisiniz. Plaza del Toros’ta genellikle üst düzey boğa güreşleri sergilendiği söyleniyor.



Özellikle Endülüs bölgesinde kültürel miras öğesi sayılan boğa güreşleri halk için büyük önem taşıyor. Bu nedenle saygılı olmak ve kurallara uymak çok önemli. Biz gitmedik ama dövüş başladıktan sonra arenadan çıkma konusunda çok hassas olduklarını duyduk. Matador sahaya çıktıktan sonra “dayanamıyorum, çıkmak istiyorum” diye bir şansınız yokmuş. Matadora duyulan saygıdan dolayı güreş bitene kadar kapılar açılmazmış. Bu küçük uyarıyı da yapmış olayım.

GÜNEŞ SAHİLİ / COSTA DE SOL

Ocak ayı da olsa Malaganın muhteşem sahilini görmeden dönmek olmaz diyerek gittiğimiz Costa De Sol, masmavi denizi ve ince kumuyla elbette güzel ama bir Akdeniz çocuğu olarak bizim kıyılarımızın da en az güneş sahili kadar güzel olduğunu söyleyebilirim.





Şehirde gezilecek yerler bunlar olmakla birlikte Malaga çevresinde de gezilebilecek çok güzel sahil kentleri ve tarihi şehirler bulunmakta. Özellikle Malaga’ya 100 km mesafede ki Ronda’ya gitmenizi önereceğim. Bence Malaga’ya kadar gidip Ronda’ya gitmemek olmaz.