Köln Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ ALMANYA/ KÖLN

KÖLN GEZİ REHBERİ

Ren nehrinin iki yakasında yer alan şehir, MÖ. 50 yılında Roma İmparatoru Claudius tarafından, bir koloni şeklinde kurulmuş ve Latince koloni anlamında Colonia denilmiş.



12. yüzyıldan itibaren büyümeye başlayan Köln, Kudüs, İstanbul ve Roma'nın ardından kutsal şehir olarak ilan edilmiş ve Sancta Colonia (Kutsal Köln) olarak anılmaya başlanmıştır. 1794 yılından itibaren Fransız egemenliğine giren şehir ardından Prusya’nın topraklarına katılmış.

Tarih boyunca farklı kültürlerin bir parçası olan Köln I. Dünya Savaşı´nda pek zarar görmediyse de, II. Dünya Savaşı´ndan neredeyse tamamı yıkılmış olarak çıkmış.

Günümüzde Almanya'nın dördüncü en büyük şehri olan Köln’e yıllar önce gitmiştim ve aklımda kapkara bir şehir olarak kalmıştı. Oysa bu gidişimde bana renkli canlı bir şehir olarak geldi. Sanırım yıllar içinde bende bakmayı öğrenmişim.



KÖLN'E NE ZAMAN GİDİLİR?

Avrupa’nın kuzeyine gidecekseniz yaz ayları en doğru zaman. Baharda hem hava hala soğuk oluyor hem çok yağmur yağıyor. Soğuğa dayanırım diyorsanız Aralık sonunda da gitmeyi düşünebilirsiniz çünkü Almanya’da yılbaşı dönemi çok güzel oluyor.

KÖLN’E NASIL GİDİLİR?

Hem İstanbul hem de Ankara’dan direk uçuşla ulaşabileceğiniz Köln’e gitmek için aynı zamanda Dusseldrof havaalanı da kullanılabilir. Bu iki şehrin arası yaklaşık 40 km. Özellikle Pegassus Havayollarının kampanya zamanlarında çok uygun fiyata bilet bulunabilmekte. Ancak bu biletleri gitmeden aylar önce almak gerekiyor. Biz biletlerimizi gidiş dönüş 535 TLye aldık.(Eylül 2018) Bence çok iyi fiyattı.

Tabi tüm bunlardan önce eğer bordo pasaportunuz varsa Schengen vizenizin olması gerekiyor. Yeşil pasaport 90 güne kadar vizeden muaf.

"Uzun süreli Schengen vizesi almak istiyorsanız .:Vize İçin İpuçları:. yazımı okumalısınız."

KÖLN’DE NEREDE KALINIR?

Şehirde her türlü otel, hostel ve kiralık evler bulunuyor. Genel olarak güvenli bir şehir olan Köln’de bütçenize göre ister fiyatları daha yüksek olan nehir kıyısındaki otellerde isterseniz daha uygun fiyatlı iç kesimlerde kalabilirsiniz.



KÖLN’DE NE YENİR?

Kendimi evimde gibi hissetmek istiyorum diyorsanız her yerde Türk lokantası bulmanız mümkün. Bu lokantalarda adana’dan künefeye her şey var. Fiyatları da oldukça uygun. Daha restoran tarzı yerler arıyorsanız, Köln’de son yıllarda kaliteli Türk Restoranları açılmış. Bunları görmek hoşuma gitti. Türkler artık lokanta zihniyetinin dışına çıkmışlar ve Almanlar tarafından da tercih ediliyorlar.

Köln’de berliner ve haşlama sosisler çok popüler. Tabi çeşit çeşit pastalarını da unutmamak gerek. Kahvenin yanında bu harika pastalarından yemeden olmaz.

Haşlanmış sosisler hemen her yerde satılmasına rağmen şehrin en iyi sosisçisi çikolata müzesinin karşısında bulunan, Historische Senfmühle Anno.Burada hem domuz hem de dana sosisi satılmakta. Sadece üzerine hardal sıkılarak servis edilen bu iri sosislerden mutlaka denemenizi önereceğim. Hardallarını da kendileri üreten mekanda çeşit çeşit hardallardan hepsini deneyip hoşunuza gideni seçebiliyorsunuz.



Son olarak Köln Birasından bahsedeyim. Kölsch denilen bu Köln’e özgü bira oldukça hafif ve içimi kolay. Biradan nefret etmeme rağmen çok beğendim. Brauhaus’larda Rakı bardağı gibi ince uzun bardaklarda servis edilmekte. Brauhauslarda bira içmenin kuralı değişik. Oturmanızla birlikte biranız geliyor ve bardağınız boşaldığı anda yenileniyor. Siz dur demediğiniz sürece devam ediyor. Anladığım kadarıyla içmeyecekseniz oturmaya devam edemiyorsunuz. Kimse size gidin demiyorsa da bakışlardan gitmeniz gerektiğini anlıyorsunuz.



KÖLN UCUZ MU?

Euro bölgesinde olduğu düşünülecek olursa tabi ki çok ucuz değil, ama kendi şartları içerisinde fiyatlar makul.

DİL

Almanca konuşulan şehirde İngilizce ile her işinizi halledebiliyorsunuz. Genel olarak herkes İngilizce biliyor.

KÖLN KAÇ GÜNDE GEZİLİR?

Şehri gezmeyi planlarken bir günün yeteceğini düşünmüştüm ama Ren Nehrinde gezi yapıp ,müzelerine de girmek isterseniz iki günde daha rahat gezilebilir.

KÖLN GEZİLECEK YERLER

KÖLN KATEDRALİ

Kuzey Avrupa’nın en büyük Gotik kilisesi olan Köln Katedrali 157 metre yüksekliğindeki kuleleri ve kapkara rengiyle Köln’de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.



Unesco Kültür Mirası sayılan bu görkemli katedralin inşaatına 1248 yılında başlanmış ancak yapı 632 yıl sonra tamamlanabilmiş. Bu kadar uzun sürede tamamlandıktan sonra da çilesi bitmemiş. 2. Dünya savaşında havadan 14 kez vurulan ve çok büyük hasar alan katedral yıllar süren restorasyon çalışmalarıyla kurtarılmış.

İç mekanı çok süslü olmamakla birlikte bu durum katedralin büyüklüğünü daha da ön plana çıkartmış.



Vitray pencereleri oldukça güzel olan katedralin kulelerine 533 basamakla çıkılabiliyor. Şehri yukardan görmeyi düşünüyorsanız bunun oldukça zorlu olduğunu belirteyim.



Aslında katedrali hiç beğenmesem de her gördüğümde kesinlikle etkileniyorum. Bunda neredeyse şehrin her yerinden görülebilen kulelerinin yanı sıra hiç sevmediğim kara renginin de etkisi var sanırım. İnsanı bir şekilde çarpıyor.

Katedrale giriş ücretsiz ancak kulelere çıkış 4 Euro.

12 ROMANESK KİLİSE

Köln bir anlamda kiliseler şehri. Sanırım Almanya’nın başka hiç bir şehrinde olmadığı kadar çok kilise var. Şehrin farklı yerlerine dağılmış olan 10. yüzyıl ile 12. Yüzyıllar arasında yapılmış olan 12 tane Romanesk kilise bunların en ünlüleri. Bu kiliselerin hepsi Katolik kilisesi.

BU KİLİSELER

BÜYÜK AZİZ MARTİN KİLİSESİ Oldukça büyük olan kilise 13. yüzyılda tamamlanmasına rağmen zaman içinde pek çok hasar görüp onarılmış. 1800’lerdeki laikleşme hareketi sırasında kaderine terk edilmiş. Tüm bunlara rağmen en büyük hasarı 2. Dünya savaşı bombardımanında almış. Neredeyse tamamı yıkılan kilise savaştan sonra yeniden inşa esilmiş ve 1985’de tekrar açılabilmiş.



Ücretsiz olan kilise Pazartesi günleri dışında ziyaret edilebilmekte.

St. GEREON BAZİLİKASI 12. Yüzyılda inşa edilen kilise mimarlık tarihi açısından önemli. 6. yüzyılda inşa edilen Ayasofya’dan 15. Yüzyılda inşa edilen Floransa Katedraline kadar geçen sürede batıda ki tek büyük kubbe çalışmasıymış.

ST. MARİA İM CAPİTOL 11. Yüzyılda inşa edilmiş olan kilise, Romanesk Kiliselerin en büyüğü ve en güzeli olarak biliniyor.



Klasik haç planlı kilisenin en ilginç yanı daha önce gördüğümüz bu tip kiliselerden farklı olarak sunağın arkasına geçilebiliyor. Böylece haç plan çok net algılanabiliyor.



St. PANTALEON KİLİSESİ 2. Otto’nun karısı Bizans Kraliçesi tarafından cephesi yaptırtılmış ve kraliçe buraya gömülmüş. Ne de olsa bizim topraklardan bir kraliçe gitmesek olmaz dedik.



Şansımıza kilisede ayin vardı da açık bulduk.



St. CECİLİA KİLİSESİ Orijinal haline en yakın kilise olan Aziz Cecilia günümüzde sanat evi olarak kullanılmakta. En ilginç yanı bir kulesi yok.



BASİLİCA OF THE HOLY APOSTLES ( KUTSAL HAVARİLER BAZİLİKASI) 12 havariye adanmış olan kilise 11. Yüzyılda inşa edilmiş.



St. MARİA LYSKİRCHEN KİLİSESİ Romanesk kiliselerin en küçüğü olan kilise 13. Yüzyılda inşa edilmiş.



ST. ANDREAS KİLİSESİ O zaman için şehir surlarının dışında olan kilise 10. yüzyılda inşa edilmiş.



Bunların dışında St. Cunibert, St. Ursula, St. George, St. Severin kiliseleride görülebilir. Ancak bir kuzey ülkeleri klasiği olarak kiliselerin çoğu kapalı oluyor.

RATHAUS (KÖLN BELEDİYE SARAYI )

Almanya’nın en eski belediye sarayı olan yapı 14. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında inşa edilmiş. Binada restorasyon çalışmaları sürdüğü için neredeyse bütün meydan kapalıydı. Sadece kulesini görebildik.



WALLRAF – RİCHARTZ MÜZESİ

Belediyenin yanında yer alan Güzel Sanatlar Müzesinde pek çok sanat eserinin yanı sıra Rubens, Rebrant, Pisarro gibi sanatçıların da bazı eserleri yer almakta.

ALTER MARKT

Belediyenin arkasında yer alan meydan 900’lü yıllardan beri şehrin Pazar yeri olarak kullanılmış.



Ortasında General Jan von Werth’in bir heykeli olan Alter Markt günümüzde konserler ve festivallerin ana mekanı olmasının yanı sıra burada kurulan noel pazarları da çok meşhur.



HEUMARKT

Alter Markt’ın yakınlarında yer alan meydan 17. Yüzyılda Köln’ün en güzel yerlerinden birisiymiş. Günümüzde orijinal hali kalmamışsa da hala cafe ve restoranlarla canlı bir meydan. Meydanın girişinde Prusya Kralı 3. Wilhellm’in at üstünde bir heykeli bulunuyor.



HOHENZOLLERN KÖPRÜSÜ

Şehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprü 20. Yüzyılın başında hem karayolu hem de demir yolu tarafından kullanılmak üzere inşa edilmiş. Ve 2. Dünya savaşının aralıksız bombardımanlarına dayanmış olmasına rağmen, Almanlar geri çekilirken köprüyü havaya uçurmuşlar.



Yeniden inşa edilen demir köprünün dört başında Prusya Krallarının atlı heykelleri bulunuyor. Günümüzde sadece demir yolu ve yaya kullanımına açık. Arabalar şehrin diğer köprülerini kullanmak zorundalar.



Neredeyse tüm demirlerde asma kilitler takılı olan köprüye kilitleme köprüsü de deniliyor. Avrupa’da ki köprülerde değişmez bir gelenek olan sevgililerin aşklarını kilitleyip anahtarı nehre atmaları Hohenzollern Köprüsü’nde de devam etmekte.



ÇİKOLATA MÜZESİ

Bana göre Köln’deki en ilginç müze Çikolata Müzesi. Sanırım herkes böyle düşünüyor ki şehirde en çok ziyaret edilen müze burasıymış.



1993 yılında açılan müze’de Maya ve Azteklerden günümüze kadar kakao ve çikolatanın tarihi anlatılmakta.

Cam bir odanın içerisine yapılmış olan tropik bölüm oldukça keyifli. İçeride bunaltıcı bir hava olmakla birlikte çeşitli kakao ağaçlarının nasıl yetiştiği görülebiliyor.



Tabi müzenin en güzel yanı bol bol çikolata yiyebiliyorsunuz.

ROMANO- GERMEN MÜZESİ

Katedralin yakınında yer alan müze arkeolojik eserlere ev sahipliği yapmakta.

LUDWİG MÜZESİ

Yine katedralin yanında yer alan bu müzede modern sanat koleksiyonları sergilenmekte.

REN KIYISI

Köln’de nehir kıyısında yürüyüş yapmak benim en sevdiklerimden. Hava güzelse parklarda eğlenen, güneşlenen gençlerle, rengarenk, şehre özgü evlerle kıyı boyunca zaman geçirmek çok keyifli.



Tabi istenirse nehirde tekne turu da yapılabilmekte.



REİHNPARK

Nehrin doğu yakasında yer alan park şehrin en sevilen parkı Reinhpark’a biz gidemedik. Eğer vaktiniz varsa herkesin dilinde olan bu parkta güzel vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca nehrin iki yakası arsında çalışan teleferiğe de bu parktan binilmekte