Gökova - Akyaka Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ / EGE / GÖKOVA

GÖKOVA GEZİ REHBERİ

Türkiye’de ilk olarak hep İstanbul’u yazacağımı düşünürdüm ama yaz gelince Gökova’yı yazmak daha cazip geldi. Muğlanın Ula ilçesine bağlı olan Gökova, ismini verdiği körfezin doğusunda bulunuyor. Egenin en girintili çıkıntılı körfezi olan Gökova körfezi bu özelliği sayesinde Türkiye’nin en güzel koylarına ev sahipliği yapmakta. Öyle ki Gökovanın güzelliği ile ilgili bölgede anlatılan efsaneye göre cennetten elinde tabloyla kaçan bir ressam, Sakarın tepesine geldiğinde tabloyu elinden fırlatmış ve Gökova oluşmuş.



Aslında Ege'nin, bütün kıyıları doğa harikası, ama Gökova hem maviyle yeşilin iç içe olduğu doğası, hem de gezebileceğiniz alternatifler göz önüne alındığında bambaşka. Bunu evimiz Gökova’da olduğu için söylemiyorum. Gökova böyle olduğu için evimiz burada.

Zaten "Bir gezginin yazlığı olur mu?" dediğinizi duyar gibiyim. Bize göre bir gezginin yazlığı ancak Gökova’da olmalı çünkü her gün yeni bir yere gidip keşifte bulunabilirsiniz



Her sene artık görmediğimiz bir yer kalmadı diye Gökova’dan ayrılıp, ertesi sene mutlaka yeni bir koy ya da görmediğimiz antik bir şehri keşfediyoruz.



GÖKOVA’YA NASIL GİDİLİR?

Otobüsle seyehat edilecekse nereden kalkarsa kalsın Marmaris ya da Datça otobüsünden bilet alınmalı. Yalnız inilecek yer olarak Akyaka’yı belirtmek gerekli. Otobüsler Akyaka kavşakta yolcuları indirdikten sonra burada inenleri karşılayan servisler de Akyaka Merkeze götürmekte.

Kendi aracınızla gidecekseniz en dikkat etmeniz gereken yer Sakar Geçidi. Şu anki haliyle oldukça güvenli olsa da keskin virajları ve dik inişiyle hata affetmez.

Uçakla gidecekseniz Dalaman Havaalanı Akyaka’ya 70 km uzaklıkta. Havaş’a binilebileceği gibi havaalanın çıkışından belediyenin araçlarına da binilebilmekte.

GÖKOVA’DA NEREDE KALINIR?

Akyaka’da pansiyona dönüştürülmüş Akyaka evlerinde kalabileceğiniz gibi otellerde de kalabilirsiniz. Ancak Akyaka’da denize sıfır tek bir otel var. Akyaka’nın en eski oteli olan 4 Yıldızlı Yücelen Otel doğaya karşı koruyucu, müşterisi olmasa da insanlara karşı saygılı yaklaşımıyla bölge halkı tarafından da benimsenmiş.

Azmak kıyısındaki Ottoman otel ise bölgenin yeni otellerinden. Çocuk kabul etmeyen bu otel genel olarak yabancılara çalışyor.

Akyaka evlerinde kalmak isteseniz bu evlerin neredeyse tamamı pansiyon olarak işletilmekte. Ayrıca haftalık ve ya sezonluk olarak kiraya da verilenleri de bulunmakta.



Bölgenin tek sıkıntısı sivri sinekler. Gündüz sorun olmamakla beraber havanın karamasıyla özellikle azmak kıyısında sivri sinekler çok yoğun olur. Bu nedenle sinek kovucu sürmeden akşamları dışarı çıkmamanızı öneririm.

GÖKOVA’DA NE YENİR?

Akyaka merkezde bulunan cafe ve restoranlarda fast fooddan ev yemeklerine aradığınız her şey bulunmakta ama Rakı Balık yapmak istiyorsanız Azmak kıyısındaki balıkçılardan şaşmamalısınız. Burada birkaç tane balıkçı restoranı var. Benim önereceğim ise içlerinde en eskisi olan "Halilin Yeri". 50 yıldan beri aynı yerde bulunan balıkçı, lezzetli mezeleri, balık çeşitleri ve kendine özgü atmosferiyle tercih edilmekte. Bu nedenle kalabalık dönemlerde gitmeden rezervasyon yaptırmanızda yarar var.



Balık ekmek de vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızdan. Azmak kıyısında pişirilen balık ekmeğin tadını ben İstanbul’da bile yakalayamadım.

GÖKOVA’DA GECE HAYATI

Akyaka’da Marmaris ya da Bodrum’da ki gibi bir gece hayatı yok. Yine de sahildeki bazı barlarda oturup eğlenebilirsiniz. Ancak gece hayatı Akyaka’da 24:00 gibi son bulmakta.

AKYAKA

Gökova denildiğinde Sakar Geçidinden inerken denizi ilk gördüğümüz yamaca kurulu olan belde anlaşılmakta. Aslında burası Akyaka. Birkaç yıl öncesine kadar belde olan Akyaka Muğla’nın Büyük Şehir olmasından itibaren mahalle olmuş. Körfeze adını veren Gökova ise Akyaka’ya 3 km mesafede.

Mimarisiyle ünlü Akyaka yerli turistlerin gözdesi haline geldiğinden beri meşhur Akyaka evleri daha çok pansiyon ve otel olarak kullanılmaya başlandı. Bir süredir yazlık almak isteyenler Gökova ve Gökçe Köylerini (mahalle) tercih eder oldular. Burada babamı da takdir etmemiz gerekiyor. 20 sene önce Akyaka’nın geleceğini görüp tüm itirazlarımıza rağmen evimizi Gökova’ya yapmıştı.



Gökova’nın avantajlarından biri bölgenin gözde tatil merkezlerine günübirlik gidip gelebilmek. Böylece canlı gece hayatı da sakin doğa tatili de yanıbaşınızda. Gökova’nın bazı merkezlere uzaklıklarını aşağıda yazdım. baz
  • Gökova - Marmaris 23 km
  • Gökova - Köyceğiz Dalyan 57 km
  • Gökova - Sarıgerme 70 km
  • Gökova - Datça 95 km
  • Gökova - Ölüdeniz 114 km
  • Gökova - Bodrum 137 km

GÖKOVA’DA GEZİLECEK YERLER

Körfezin en güzel manzarası Sakar Geçidinden seyredilir. Özellikle sabah erken saatte inen pus nedeniyle ufuk çizgisi belli olmaz. Deniz nerede bitiyor, gökyüzü nerede başlıyor anlamazsınız. Gökova adı da buradan gelir.



NAİL ÇAKIRHAN VE AKYAKA EVLERİ

1910 yılında Ula’da doğan Gazeteci ve Şair Nail Çakırhan 1970 yılında Akyaka’ya yerleşmiş. Kendisi için yerel marangozlarla yaptığı ev 1983 yılında AĞAHAN mimarlık ödülünü kazanmış ve bu ev 1998 yılında Kültür ve Sanat Evi olarak ziyarete açılmış.



Ahşap sundurmalarla karakterize bu mimari yapı zamanla Akyaka Evlerinin tarzı olarak benimsenmiş ve eski evler bu örneğe göre yenilenmiş. Mutlaka bahçeli olan bu evlerde her türlü çiçek bulunuyor ama pembenin ve morun her tonuna sahip olan Akyaka’nın Begonvilleri bu evlerin mücevherleri.



GÖKOVA’DA NEREDE DENİZE GİRİLİR?

Akyaka’da hem kumsaldan hem de ormanın içerisinde minik koylardan denize girilebilmekte. Ancak ormandan denize girmek için yüzme bilmek gerekiyor.





Burada önemli bir bilgiyi de paylaşmalıyım. Akyaka’nın denizi, Akdeniz’le hatta Ege’nin başka denizleriyle kıyaslanamayacak kadar soğuk. Bunun en büyük nedeni Azmak suyunun denize akması. Bu yetmiyormuş gibi denizin altında ki soğuk su kaynaklarından da su gelmekte.Yine de Akyaka’da denize girmeyi severiz.

ORMAN KAMPI

Orman İşletmelerine bağlı olan Gökova Orman Kampı, özellikle çadırcılar tarafından sevilen kamp yerlerinden. Hem tesisin her türlü imkana sahip olması hem de dar bir sahile mahkum kalmadan orman içerisindeki koyların ve burunların sağladığı farklı imkanlar insanları cezbetmekte. Orman kampında istenirse bungalovlarda da kalınabilmekte.





MADEN İSKELESİ

Akyaka’dan orman yoluna devam ettiğinizde karşımıza çıkan yerleşim yeri maden iskelesi. Burada da konaklayıp denize girmek için uygun yerler bulunmakta.

ÇINAR SAHİLİ

Maden İskelesi’nden devam ettiğinizde ulaşacağınız sahil eskiden en sevdiğimiz sahillerden birisiydi. Son yıllarda ise kalabalıklığı nedeniyle ayağımızı kestik.



Sahili taşlık olmasına rağmen insanın canını acıtmaz, denizi de Akyaka’nın denizine nispeten daha sıcaktır. Ayrıca sahilin gerisinde yine başka bir Azmak tarafından beslenen minik bir gölet vardır ki Çok keyifli zaman geçirebirsiniz. Ancak bu sahilde ki en büyük sorun, araba park etmek. öğlen saatlerine kalırsanız park yeri bulup arabayı park ettikten sonra abartmadan söylüyorum kilometrelerce yürümek zorunda kalabilirsiniz.





.:Kelebekler Vadisi:. Yazım da İlginizi çekebilir.

KOYLAR

Çınardan Akbük’e kadar tesisi olan bir koy yok. Bundan sonrası size kalmış kendinize uygun zevk alacağınız pek çok koy bulabilirsiniz.



AKBÜK

Tekne turlarıyla gelinen bu koya arabayla da gitmek mümkün. Gökova'ya 30 km olan doğal sit alanı Akbük’e, Çınar Plajını geçip arabayla kıyı boyunca devam ettiğinizde ulaşabilmekte.



Korunaklı doğal bir liman olması nedeniyle yatlar tarafından tercih edilen Akbük’e girer girmez başlayan plaj, çadır alanındaki iskele, Orman işletmesinin içinden geçilerek ulaşılan koylar seçim yapmanızı zorlaştırır.





Hele denizin içinden zaman zaman yüzerek, zaman zaman yürüyerek ulaştığınız gerçekten gizli koylar var ki buralara ulaştığınızda tamamen size ait bir koya sahip olursunuz.



Akbük bizim için tacın incisidir. O kadar ki zaman zaman evi bırakıp burada çadır kurarız.





TEKNE TURLARI

Akyaka’ dan her sabah saat 10:30’da kalkan teknelerle yakın koylara geziler düzenlenmekte.



Mutlaka katılmanızı önereceğim bu turlarda 2 seçenek bulunuyor.

1.TUR:Asarcık Koyu, Akbük Koyu, Akvaryum Koyu, İncekum Plajı, Sedir Adası Kleopatra Plajı, Lacivert Koy, Gelibolu Adası Sualtı Mağaraları’na götürüken,

2.TUR: İncekum, İngiliz limanı, Deniz Kızı, Çamur Banyoları, Sedir Adası Kleopatra Plajı, Zeytinli Koyu, Lacivert Koy, Sualtı Mağaralarına götürür.







Bizim önerimiz 1. tur olacak. Bu turu mutlaka yapın ve cennetin tadını çıkarın. Fiyatı 50 TL

Eğer tüm gün teknede olmak istemezseniz. Akbük, İnce Kum ve Kleopatra Adası'na kendiniz de gidebilirsiniz.



KADIN AZMAĞI

Gökova Körfezi'ne dökülen ve 1.derece koruma alanı olan Azmak Çayı; sazlıkları, endemik su altı bitki örtüsü, balıkları, su samurları, kaplumbağaları, kazları ve ördekleriyle doğal bir akvaryum. Bunun yanı sıra Yalıçapkını başta olmak üzere soyu tükenmekte olan bazı kuş cinslerine ev sahipliği yapmakta. Bu kuşların yaşam alanı olan sazlıklar ve inanmayacaksınız ama kuşların besin kaynağı olan lanet sivri sinekler koruma altında.



Gökova halkı derinliği 5 metreyi bulan Azmak’ta su sıcaklığının yaz kış 6 derece olduğunu söylüyor. Suyu sodalı olduğu için derinliğe rağmen dibi berrak bir şekilde görülebilmekte. Eskiden kadınlar bu sodalı suyla çamaşırlarını burada yıkarmış ismi bu nedenle Kadın Azmağı. Teknelerle yarım saatlik turlar yaparak bu pırıl pırıl suyun altını izleyebilirsiniz. Fiyatı kişi başı 12,50 TL (Temmuz 2018)



Derenin denize döküldüğü yerdeki köprü son zamanlarda kenarlarına geçilen tellerle iyice çirkin bir görünüme büründüyse de bizim gibi eskisini bilenler için anılarda kalmış neşeli gün batımlarıdır. Telleri, üzerinden azmağa atlanmasını engellemek için yaptılar. Çünkü Akyaka’nın kalabalıklaşmasıyla beraber bilen bilmeyen herkes buradan atlamaya başladı. Oysa eskiden buradan sadece yerli halk atlardı. Onlarda zaten doğduklarından beri bu Azmak’ın içindeler huyunu suyunu biliyorlar. Geçmişte akşamüstleri buraya gelir onları seyrederdik. Tatilcilerden birkaç kişi yaralanınca maalesef bu zevkimiz de kalmadı.





Köprünün şimdiki durumu.

Bu arada biz büyüdük ve Azmakta yeni bir aktivitemiz var. Çok sıcak günlerde ya da günü birlikçilerin geldiği hafta sonları hiçbir plaja ya da koya gidemediğimiz için Azmak’ın Gökova yolu üzerindeki kolunda suyun içerisine masalar koyup rakı içeriz. Buz gibi suyun içerisinde Azmak’ta soğutulmuş rakı içmenin keyfi bir başkadır. Sanki zaman durur, dünya Gökova’dan ibaret sanırsın.





Gün batımlarında harika ters ışık fotoğrafları çekebilirsiniz.



KAYA MEZARLARI

Gökova tepelerinde bulunan Kayra şehrine ait kaya mezarlarından 2 tanesi Azmak’tan Gökova köyüne giden yolun kenarında görülebilir.



GÖKOVA PAZARI

Eğer yerel pazarlardan hoşlanıyorsanız Cumartesi günleri kurulan Gökova pazarına gitmelisiniz. Yöre halkının kendi yetiştirdikleri ürünler hem çok tazedir hem de çeşit boldur.



OKALİPTÜSLÜ YOL (AŞIKLAR YOLU)

Eski Marmaris yolu olan okaliptüslü yol hemen yanına yeni yolun yapılmasıyla popülaritesini arttırdı. Çünkü yolda yoğun araç trafiği bitince yolun güzelliği ortaya çıktı. Artık insanlar özel olarak buraya fotoğraf çektirmeye geliyor.

OKALİPTÜSLÜ YOLUN HİKAYESİ

1938 yılında bölge halkının canına tak eden bataklığı kurutmak için çeşitli araştırmalar yapılmaya başlanmış. Bataklık kurutmanın en kolay yolunun Okaliptüs ağacı olduğu öğrenilince o zaman için zorlu bir yol olan Akçapınar Gökova arasına bu ağaçları dikilmiş. Ancak bu o kadar kolay olmamış Türkiye’de okaliptüs ağacı olmadığı için bu ağaçlar Halikarnas Balıkçısı'nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) çabalarıyla Avusturalya’dan getirtilerek karşılıklı olarak dikilmiş. Yüzlerce ağaç büyüdükçe bataklık kurumaya başlamış ve ağaçların arasına şimdi hepimizin severek yürüdüğü bu yol yapılmış.




AKÇAPINAR TOSTÇUSU



Okaliptüslü yolun sonunda ki yılların meşhur tostçusunda mutlaka tost yiyip ayran içmenizi öneririm. Artık yol üstünde olmamasına rağmen bölgede o kadar ünlü ki insanlar yollarını değiştirip buraya geliyor.

AKÇAPINARDA RAFTİNG

Eğer rafting yapmak isterseniz Akçapınar deresinde Rafting yapılabiliyor.

UÇURTMA SÖRFÜ

Çok rüzgar aldığı için Türkiye’de bu sporun yapılabildiği ilk iki yerden biri olan Akçapınar kite sörf sahiline genel olarak sadece sörfçüler geliyor.



Biz zaman zaman bu sporu yapabileceğimizi düşünsek de ayaklarında sörf tahtası ellerinde Paraşütle yaptıkları uçuşları izlemeyi daha çok seviyoruz.



Akçapınar sahilinde 4 tane kulüp var. 8 saatlik bir eğitimde sonra kaymayı öğretebiliyorlar. Ama akrobatik hareketleri yapmak için uzun süre çalışmak gerekiyor.

8 saatlik eğitimin fiyatı 1500 TL. gruplarda indirim yapıyorlar. Bu fiyatın içinde 8 saat boyunca kullanılacak malzemeler de dahil. Ancak eğitimden sonra ya malzeme satın almalısınız, ya da bu kulüplerden kiralamalısınız. Kiralama ücreti; günlüğü 200 TL’

DELİ MEMET

Bölgenin yerel rüzgarından da bahsetmeden olmaz. Başladığında her yönden gelen bu rüzgar, hem çok şiddetli, hem de sıcak esmekte. Bazen 3-4 gün sürdüğü olsa da genelde 1-2 günde biten bu rüzgar Şiddetli zamanlarında çadırları yerlerinden söküp, koca gövdeli ağaçları kırabiliyor. Deli Memet çıktığında, özellikle ormanlık bölgede "Hiçbir şekilde ateş yakmayınız, yangın tehlikesine karşı hazırlıklı olunuz" şeklinde anonslar duyabilirsiniz. Gökova bölgesinde her zaman ateş yakmak ve ateşli mangal yasak olsa da özellikle Deli Mehmet döneminde herkes çok dikkatli oluyor.

Yemyeşil doğanın içinde birbirinden güzel koylarda doğayla başbaşa tatil yapabileceğiniz Gökova’nın bir özelliği de havanın hiç bir zaman çok sıcak olmaması. 23 km uzağındaki Marmaris’te sıcaktan nefes alınmazken Gökova’da Temmuzda Ağustosta bile insan bunalmıyor. Buraya kadar Gökova Körfezini ve Akyaka’dan arabayla en fazla 45 dakikada gidilebilecek yerleri anlattım. Umarım Keyfinizce gezip harika bir tatil geçirirsiniz.

Biraz daha uzağa gidebilirim diyorsanız .:Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu:. tam size göre.