Gent Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ BELÇİKA/ GENT

GENT GEZİ REHBERİ

Belçika’nın Flaman bölgesinde yer alan Gent 7. Yüzyıldan itibaren şehirleşmeye başlamış ve 13. Yüzyıla gelindiğinde tekstil endüstrisi sayesinde Kuzey Avrupa’nın Paris’ten sonraki en büyük ve gelişmiş şehri haline gelmiş. Ancak ilerleyen yüzyıllarda şans Gent’ten yana olmamış. Savaşlar ve değişen ticaret koşullarına uyum sağlayamayan şehir, küçülmeye başlamış.



Günümüzde bir üniversite ve kültür şehri olan Gent, Belçika’nın en güzel yerlerinin başında geliyor

GENT'E NE ZAMAN GİDİLİR?

Belçika’nın kuzeyinde bulunan şehrin en güzel zamanı yaz ayları. Bahar aylarında yeşeren ağaçlarla şehir güzelleşse de yine de hava soğuk oluyor.



GENT'E NASIL GİDİLİR?

Gent’te havaalanı bulunmadığı için Bürüksel veya Amsterdam’dan tren yada otobüslerle şehre ulaşılabilmekte. Tabi araba kiralayarak hem Gent hem de Brugge’u gezmek en güzeli.

GENT'TE NEREDE KALINIR?

Şehirde pek çok otel bulunuyor. Özellikle eski şehir merkezinde kalındığında, bu küçücük şehirde her yere yürüyerek ulaşılabilmekte.

GENT'TE NE YENİR?

Balık ve et yemekleri konusunda oldukça geniş bir mutfağa sahip olan Belçika’da hemen her restoranda lezzetli ve ağız tadımıza uygun yemekler bulunuyor

Ama uzun uzun oturup yemek yemek istemiyorsanız külahta patates kızarması çok ünlü. Belçikalılar kadar turistlerinde severek yediği patates kızarması, hem lezzetli hem de ucuz.



Tabi Belçika denince çikolata hakkında yazmamak olmaz. Farklı lezzetlerdeki çeşit çeşit çikolatalar insanı yoldan çıkarabilir. Bütün çikolataları beğendin mi derseniz. Açıkçası birkaç çeşidi dışında ben Belçika çikolatasını sevmedim. Yine de bir cafede oturup kahve içip çikolata yemeden dönmemelisiniz.

Gentte bulabileceğiniz bir başka lezzette hardal. Seyreltilerek yapılan ve tadı çok keskin olmayan bu hardal Gent’de çok popüler.

GENT UCUZ MU?

Avrupa’nın kuzeyi her zaman için biraz daha pahalı olmakla beraber, Gent düşündüğümden ucuzdu. Kahve – bira tarzı içecekler 4-5 Euro Külahta patatesin orta boyu ( 2 kişiye yetiyor) 4 Euro civarında.

OTOPARK

Park metrelere ödeme yaparak yol kenarlarına park edilebiliyor. Sanırım Mart ayında olduğumuzdan çok kolay park yeri bulduk. Özellikle yazın bu küçük şehirde park problem olabilir.

DİL

Belçika’da Felemenkçe, Fransızca ve Almanca resmi dil olarak kabul ediliyor. Flaman bölgesinde bulunan Gent’te Felemenkçe konuşulmakta. Ancak korkacak bir şey yok İngilizce turistik merkezde biliniyor.

GENT KAÇ GÜNDE GEZİLİR?

Ayrıntılı gezseniz bile bir günde şehrin tamamını bitirebilirsiniz. Sadece eski şehrin meydanlarını kiliselerini gezip nehir kıyısında dolaşmak için yarım gün yeterli. Bu nedenle Gent gezisini Brugge ile birleştirmekte fayda var.



GENT GEZİLECEK YERLER

ST. BAVO KATEDRALİ

89 metre yüksekliğindeki gotik katedral Gent Piskoposluğunun merkezi ve Gent’in simgesi.



Girişten itibaren basamaklarla yükselen kilisenin içindeki şapellere girilemiyorsa da dışından gördüğüm kadarıyla hepsi çok güzeller.



Kuzey Avrupa’nın en güzel eserlerinden biri sayılan “Ghent Altarpiece” tablosu bu katedralde bulunuyor. Tablo 1432’de Hubert van Eyck ve Jan van Eyck kardeşler tarafından yapılmış.



Katedrale giriş ücretsiz ancak Ghent Altarpiece’ın olduğu bölüme giriş ücreti ise 4 Euro.

GENT ÇAN KULESİ / GHENT BELFRY

91 metre yüksekliğiyle Belçika'nın en yüksek kulesi olan Belfry UNESCO 'nun Dünya Miras Listesi'nde bulunmakta. Üzerinde bulunan ejderhanın şehri koruduğuna inanılan kule gözetleme amaçlı kullanılmış (yangın ve düşman için) 1380’de tamamlanan kulenin üst kısmı defalarca yenilenerek 1900’lerde son halini almış.



Kuleye çıkış ücreti 8 Euro.

KUMAŞ SALONU VE MAMMELOKKER

Çan kulesine bitişik dikdörtgen salon, 1445’de şehrin tüm zenginliğini sağlayan kumaş ticaretinin merkezi olarak inşa edilmiş. Ancak kumaş endüstrisi önemini kaybettiğinde, hapishaneden tutunda eskrim okuluna kadar farklı amaçlar için kullanılmış.



Mammelokker ise 1741'den kalma. Bu küçük ek, hapishane olarak kullanıldığı dönemde muhafız kulübesi olarak inşa edilmiş. Meme emici anlamına gelen adı, ön kapının üstünde yer alan meme emen “Cimon” kabartmasından geliyor. Efsaneye göre Cimon adında Romalı bir mahkum açlıktan ölüme mahkum edilir. Ancak yeni doğum yapmış olan kızı her gün babasını hapishanede ziyaret eder ve kendi sütüyle besler. Bu özverili davranış sayesinde yöneticiler Cimon’u affeder.



KORENMARKT MEYDANI / BUĞDAY PAZARI

10 ve 11. yüzyıllarda tahıl ticaretinin yapıldığı Korenmarkt, Gent’in en güzel ve en canlı meydanı. Leie Nehri ile Aziz Nikola Kilisesi arasında yer alan bu kare meydan tarihi binalarla çevrili.



ST. NİCHOLAS KATEDRALİ

Korenmarkt meydanında bulunan kilise şehrin olduğu kadar ülkenin de en eski kiliselerinden biri. Romanesk ve Gotik mimari özellikleri taşıyan Nicholas Katedrali 13. Yüzyılda inşa edilmiş.



ST. MİCHAEL KİLİSESİ

Gotik mimari stili ile yapılan St. Michael Kilisesi’nin inşaatı 1440’da başladığında şehirdeki en yüksek kuleye sahip olması planlanmış ancak bırakın çan kulesini kilisenin inşaatı bile 1528’de bitirilebilmiş. Kule ise hiçbir zaman tamamlanamamış ve 1800’lerde düz bir çatı ile kapatılmış. İç dekorasyonu, tabloları ve işlemelerinin çok güzel olduğu söylenmekte. Kapalı olduğu için maalesef gezemedik.



GRASLEİ VE KORENLEİ

Leie Nehri’nin sağ kıyısında yer alan Graslei ve onun karşısındaki Korenlei, ortaçağdan kalma evleriyle şehrin en güzel bölgesi. Bu nehir boyunca ister yürüyün ister nehirde teknelerle gezin bayılacağınıza eminim.



GRAVENSTEEN KALESİ

Leie Nehri’nin kıyısında, 11. yüzyılda inşa edilen ve 19. yüzyılda yenilenen Gravensteen Kalesi (Kontlar Kalesi), 14. Yüzyıla kadar Flaman Kontları tarafından kullanılmış. Bu tarihten sonra ise adliye, cezaevi hatta fabrika olan kale günümüzde müze olarak kullanılmakta.



Dönem dizilerinden hoşlananların hatırlayacağı The White Queen dizisi bu kalede çekilmiş.

Kalenin önünde bulunan küçük meydan ise tarihi binaların altında yer alan kafe ve restoranlarla çevrili.



PATERSHOL

Orta çağdan kalma mahalle kaleye yakın olduğu için elit kesimin yaşaması için kurulmuş. 19 yüzyıla kadar hep önemini koruduysa da 19 yüzyılda gettoya dönüşmüş. 70’lerden sonra ise Gent’in bohem hayatının merkezi haline gelmiş.



Patershol ile Vrijdagmakt Meydanını birbirine bağlayan ZUİVELBRUG köprüsünü geçince görebileceğiniz pembe renkli top (Groot Cannon) ortaçağdan kalmaymış. Halk arasında kırmızı renginden ötürü Kadın Şeytan (Dulle Griet) denilen topun ağzını kapatmışlar.



VRİJDAGMARKT MEYDANI

Yüzyıllardır her Cuma günü pazar kurulan meydan tarihin her döneminde halk kitlelerinin toplanma yeri olmuş.



Zaman zaman infazlara da sahne olan meydanın ortasında Flaman halk kahramanı Jacob van Artevelde’nin bir heykeli bulunuyor.



ST. JAMES KİLİSESİ

Vrijdagmarkt Meydanında bulunan kilise ilk olarak 12. yüzyılda inşa edildiyse de yüzyıllar boyunca yapılan ekleme ve restorasyonlarla orijinal kiliseden bir şey kalmamış. 1800’lerde Barok tarzda neredeyse tamamen yenilenen kilisenin içinde çok güzel resimler olduğu söyleniyor. Ancak kilise kapalı olduğu için göremedik.