Cordoba Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ İSPANYA/ CORDOBA

CORDOBA GEZİ REHBERİ

8. ve 11. Yüzyıllar arasında Endülüs Emevi devletinin başkenti olan şehir, aynı Sevilla gibi Guadalquivir Nehrinin kıyısına kurulmuş. 10. Yüzyılda dünyanın en büyük ve önemli şehirlerinden birisi olarak bilinen Cordoba, bu dönemde hem tüm dinlerin barış ve refah içinde yaşadığı huzurlu bir şehir hem de Avrupa’nın en önemli bilim ve kültür merkeziymiş. Öyle ki şehrin kütüphanelerinde bulunan kitap sayısının bir milyonun üzerinde olduğu söyleniyor. Bu sayı o gün Avrupa’nın tüm kütüphanelerinde bulunan kitap sayısının on katından fazlaymış. Ancak iç savaşlar sırasında büyük zarar gören kütüphaneden kalanlar da şehir 1236’da Hristiyanların eline geçince yok edilmiş. Yüz binlerce Arapça kitap acımasızca şehrin meydanlarında yakılmış. Öyle ki üzerinde Arapça tek bir kelime yazan kağıtların bile saklanmasına izin verilmemiş.



Hristiyan kralların ağır baskıları ve engizisyonun şehirde acımasız uygulamaları Cordoba’da yaşayan tüm Yahudi ve Müslümanların ya öldürülmelerine ya da şehirden sürülmelerine yol açmışsa da Müslümanlar tarafından yapılmış olan hamamlar, saraylar, binalar hatta dünyanın en güzel camisi sayılan Kurtuba Camisi bile korunmuş. Hristiyanlar bu muhteşem camiyi yıkmadan kiliseye çevirmişler.



Şehirdeki yapılar en büyük zararı Müslümanlar arasındaki taht kavgaları ve iç savaşlar sırasında almış. Bu süreçte Müslümanlar tarafından yapılmış en muhteşem saray olduğu düşünülen Medinetü'z-Zehra Sarayı neredeyse tamamen yok olmuş.

CORDOBA'YA NE ZAMAN GİDİLİR?

En güzel zamanı ilkbahar ve sonbahar ayları olan Cordoba'ya kışın bile gidebilirsiniz ancak Temmuz ve Ağustos’ta gitmemekte fayda var. Bu aylarda çok sıcak oluyormuş. Biz Ocak ayında gitmemize ve yağmurlu olmasına rağmen soğuk değildi. Çok rahat gezdik.



CORDOBA'YA NASIL GİDİLİR?

Türkiye’den Cordoba’ya direk uçuş bulunmuyor. Madrid’den aktarmalı olarak ulaşabileceğiniz şehre, otobüs veya trenle de gitmek mümkün. Ancak benim size tavsiyem Madrid’den araba kiralayarak tüm Endülüs bölgesini gezmeniz.

Unutulmaması gereken bir nokta, normal (bordo) pasaport sahipleri vize almak zorunda. Yeşil ve kırmızı Pasaportlar ise vizeden muaf.

CORDOBA’DA NEREDE KALINIR?

Cordoba’da kalınabilecek pek çok otel ve hostel bulunuyor. Fiyatları da Sevilla ve Granada gibi şehirlere göre biraz daha uygunsa da biz Cordoba’da kalmadık. Sabah saat 6:00’da arabamızla Sevilla’dan çıktık. Önce Cordoba’yı ardından Toledo’yu gezdikten sonra gece Madrid’e geçtik.

CORDOBA’DA NE YENİR?

İspanya’nın her yerinde olduğu gibi bu şehirlerde de TAPAS’ları denemelisiniz. Farklı lezzetlerdeki bu sandviçler kesinlikle doyurucu.

Cordoba’da değişik bir lezzet arıyorsanız buraya özgü boğa kuyruğu yemenizi önerebilirim.

CORDOBA UCUZ MU?

Yeme içme ve konaklama olarak baktığımızda fiyatlar uygun. Hatta Euro bölgesi olmasına rağmen ucuz diyebilirim. 6 kişi tapas yiyip bir şeyler içtiğinde ortalama 25- 30 Euro hesap ödeniyor.

Carrefour gibi marketlerin yaygın olması bir avantaj. Özellikle yolculuk yaparken arabada bir şeyler yemeyi seviyorsanız bu marketlerden çikolata, cips, kola, bisküvi, canınız ne çekiyorsa çok uygun fiyata alınabiliyor.

Bölgede en pahalı şey müze ve kilise girişleri. Cordoba bu konuda biraz daha insaflı olmakla birlikte yine de fiyatlar yüksek. Alcazar Sarayı 5 Euro Kurtuba Camisi 10 Euro civarında. Harcamaların en büyük kısmını bu giriş ücretleri oluşturuyor.

Buna rağmen 9 günlük Endülüs tatilimizin tamamında uçak hariç, konaklama, araba kiralama yeme içme benzin dahil kişi başı 505 Euro harcadık. Bu rakam planladığımızın 100 Euro kadar altındaydı.

OTOPARK

Şehir merkezlerinde yol kenarlarında park yeri bulmak pek mümkün değil. Ancak şehrin hemen her yerinde kapalı otopark bulunuyor. Bunların fiyatları 24 saat için 25 ile 30 Euro arası değişiyor.

DİL

İspanyolca konuşulan bölgede turistik merkezde değilseniz İngilizce bilenler çok değil. Özellikle arabayla yolculuk yaparken yol üzerindeki dinlenme tesislerinde İngilizce konuşabilen çok az. Buna rağmen anlaşmak hiç problem değil son derece sıcakkanlı insanlar. İlgileniyorlar, istediğinizi anlamaya ve yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ortak bir dil konuşmasanız da eninde sonunda işinizi halledebiliyorsunuz. Sanırım aynı İtalyanlarla olduğu gibi İspanyollarla da Akdeniz’in ortak dilini konuşabiliyoruz.

CORDOBA KAÇ GÜNDE GEZİLİR?

Cordoba için bir gün yeterli Eğer Granada ve Sevilla’da gezdiğimiz saraylar bize yeter diyorsanız Cordoba ve Toledo’yu aynı gün içerisinde de gezebilirsiniz ancak biraz fazla yorulursunuz.

CORDOBA GEZİLECEK YERLER

KURTUBA CAMİSİ / MEZQUİTA CORDOBA

İspanyolca mescit anlamına gelen Mezquita, 8. yüzyılda eski bir vizigot kilisesinin yerine cami olarak inşa edilmiş ve yüzyıllar boyunca planlı ve zevkli bir biçimde genişletilerek dünyanın en büyük camisi haline gelmiş. Hristiyanların şehri almasından sonra ise caminin ortasına Katedral eklenmiş. Kendi sitesinden aldığım resimlerde katedralin yerleşimi güzel görülmekte



Katedralden önce



Katedralden sonra

UNESCO Kültür mirası sayılan, 175X134 metre büyüklüğünde bu muhteşem cami içerisindeki yaklaşık bin sütunla adeta mermerden bir orman havasında.



Katedral yapılırken 63 adet sütun kaldırılmış ama yine de yapının havası bozulmamış. Mimari olarak katedral ve cami uyum içerisinde birbirine karışmış.



Kemerleri iki katlı olan Caminin en özel bölümü bir oda gibi dizayn edilmiş mermer mihrabı. Bu muhteşem mihraba hayran olmamak mümkün değil. Dantel gibi işlenmiş kemerleri ve Bizans mozaiklerinin süslediği girişi ile sanırım bu sanattın en güzel örneklerinden birisi.



Sadece cami olarak değil katedral olarak da çok güzel olan yapının tüm şapellerinin tavanları ve duvarları kabartma ve resimlerle süslü.







Mezquita Cordoba gördüğüm tüm ibadethanelerden farklı. Burada iki dinin havası da korunmuş. Sanırım bu özelliğinden olsa gerek Katedrale girerken Müslüman olduğunuzu anlarlarsa namaz kılmayınız diyorlar.

Caminin katedrale çevrilmesiyle, minaresi çan kulesi olarak kullanılmaya devam etmiş, ancak 16 yüzyılda yaşanan bir depremle minare yıkılınca günümüzde şehrin sembolü haline gelmiş olan 54 metre yüksekliğindeki çan kulesi yapılmış. Belediyenin aldığı bir kararla Cordoba’da hiç bir bina bu kuleden daha yüksek olamazmış.



Muhtemelen ilk yapıldığında ortasında bir şadırvan bulunan caminin avlusu ise günümüzde katedralin bahçesi olarak kullanılmakta. 16. yüzyılda bahçeye turunç ağaçları dikilirken hoş bir dizayn yapılmış ve ağaçlar içerdeki sütunların devamı olacak şekilde sıralanmış.



Her gün açık olan Mezquita-Katedralin Giriş ücreti 10 Euro. Çan kulesine de çıkmak isterseniz 2 Euro ücreti var.

ALCAZAR SARAYI (HRİSTİYAN KRALLAR SARAYI)

Roma kalıntıları üzerine yapılmış olan saray Guadalquivir nehrinin kıyısında inşa edilmiş bir kale görünümünde.



Hem Emevi Halifeleri hem de İspanyol Krallar tarafından kullanılmasına rağmen Sevilla ve Granada sarayları kadar göz alıcı olmayan Alcazar, bahçeleri için gezilebilir.



Her ne kadar Alcazar’da Endülüs’e hakim olan Mudejar sanatının muhteşem örneklerini göremiyorsak da saray önemli tarihsel olaylara ev sahipliği yapmış. Hristiyan Krallar olarak bilen Ferdinand ve Isabel, 8 yıl yaşadıkları bu sarayda Granada’nın fethini planlamışlar. Ayrıca Kristof Kolomb, Kraliçe Isabel’i seferine ikna edebilmek için bu sarayın kapılarını çok aşındırmış. Amerika’nın keşfinden sonra ise Isabel ve Ferdinand sarayı kiliseye bağışlamış ve saray Engizisyonun merkezi olmuş ki bu karanlık dönemde çevredeki hamamlar bile zindanlara çevrilmiş.

Kare şeklindeki sarayın dört köşesinde bulunan kulelerin en eski olanı ASLANLAR KULESİ. Sarayın giriş kapısının üstünde yükselen 2 katlı kule adını üstündeki kabartmalardan alıyor.



Nehre yakın olan kule ise ENGİZİSYON KULESİ hala engizisyon arşivleri bu kulede saklanıyormuş.

UNESCO kültür mirası sayılan Alcazar’ın Bahçeleri Fernando ve Isabel tarafından eklenmiş olmasına rağmen göletler, fıskiyeler ve taraçalarla tipik Mağribi Bahçeleri şeklinde dizayn edilmiş. Bahçenin ortasında Kristof Kolomb ve Hristiyan Kralların bir heykeli bulunuyor. Bu heykelin çok fotoğrafı olsa da ben en çok commons.wikimedia.org adresindekini sevdim. Buraya da onu koyuyorum



Giriş ücreti 4,5 Euro olan saray Pazartesi günleri kapalı.

KÖPRÜ KAPISI / PUERTA DEL PUENTO

Roma köprüsünün başında yer alan kapı Müslümanlar hatta Romalılar zamanından beri şehrin ana giriş kapısı olarak kullanılmış. 16.Yüzyılda şehrin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde genişletilerek Rönesans tarzında yenilenmiş. Günümüzde artık şehir duvarları olmadığı için sadece bir tak olarak kalmış.



Kapının sol tarafında 18. yüzyılda yapılmış ve şehrin koruyucu azizi St Rafael’e adanmış, TRIUNFO DE SAN RAFAEL anıtı bulunmakta.



ROMA KÖPRÜSÜ

Guadalquivir nehri üzerinde bulunan köprü, Romalılar tarafından yapıldığından beri o kadar çok savaş, sel ve yıkım görmüş ki defalarca onarılıp restore edilmiş. Dolayısıyla orijinal halinden çok az bir bölüm kalan köprü araç trafiğine kapalı.



Köprünün yakınında göreceğiniz antik değirmen 9. Yüzyılda Alcazar Sarayına su getirmek için inşa edilmiş.



HALİFE HAMAMI

Alcazar sarayının yakınında yer alan hamam, 10. yüzyılda inşa edilmiş. Şehrin merkezinde olmasına rağmen kalıntıları 1900’lerin başında tesadüfen ortaya çıkarılmış. UNESCO kültür mirası sayılan hamamın giriş ücreti 3 Euro.



YAHUDİ MAHALLESİ

Cordoba’nın en güzel ve değişik bölgesi olan Yahudi mahallesinde kaybolmadan Cordoba gezildi sayılmaz.



Sevilla’da gezdiğimiz Yahudi bölgesinden daha gerçek bulduğum mahallenin merkezi CALLE DE LAS FLORES caddesi. Bu cadde çok popüler olmasına rağmen ara sokaklar sürprizlerle dolu.



Daracık sokaklar, beyaz badanalı evler, çiçekli avlular, duvarlara yerleştirilmiş saksılar ve kemerli geçitlerle kendine özgü ve keyifli olan bu bölgeye mutlaka zaman ayırmalısınız.

SİNAGOG

İspanyada kalan son üç sinagogdan biri olan yapı 13. Yüzyılda yapılmış. Mudejar sanatının ince işlemeleriyle süslü olan sinagog 16. Yüzyılda kiliseye çevrilmiş.



CASA SEFERAD

14. Yüzyılda Yahudiler İspanya’dan kovulmadan önceki haliyle restore edilmiş olan beş odalı müzede Yahudilerin o dönemdeki yaşamlarına ilişkin eserler sergileniyorsa da biz sokakların havasını daha çok sevdiğimiz için müzeye girmedik.

Giriş ücreti 4 Euro

KARDİNAL SALAZAR MEYDANI / PLAZA DEL CARDENAL SALAZAR

Kardinal Salazar Hastanesi, San Pedro De Alcantara Kilisesi ve Edebiyat Fakültesi ile çevrili olan küçük meydanda 12. Yüzyılda yaşamış Arap bir hekim olan Muhammad ibn Aslam Al-Ghafiqi’nin büstü yer almakta.



Cordoba’da Yahudi ve Müslüman bilim adamlarının heykellerini her yerde görebiliyorsunuz. Diğer Endülüs şehirlerinde de böyle heykeller var mı bilemiyorum ama ben görmedim.

MAİMONİDES MEYDANI / PLAZA MAİMONİDES

Adını Cordobalı Yahudi hekim ve düşünür Musa ibn Meymun’dan alan Plaza Maimonides, üç sokağın birleşiminde küçük bir meydan.



Musa ibn Meymun’un heykeli sinagogla Maimonides Meydanı arasındaki daracık sokakta görülebilir.



Meydanın en dikkat çekici yapısı 16. Yüzyılda inşa edilmiş CASA DE LAS BULAS. Günümüzde boğa güreşi müzesi olan MUSEO TAURİNO DE CÓRDOBA’YA ev sahipliği yapmakta.



ZOCO MUNİCİPAL MARKET

Boğa güreşi müzesinin arkasında bulabileceğiniz Zoco’ya bayılacaksınız. Tarihi bir pazar yeri olan iki katlı Mudejar tarzı kemerli yap ve avlusu günümüzde de el sanatı ürünlerinin satıldığı küçük dükkanlarla dolu.



Cordoba'da gezdiğimiz yerler bu kadar olmakla birlikte vaktiğiniz varsa şehirde görebileceğiniz bir kaç yer daha var.

VİYANA SARAYI

14.yüzyılda Cordoba’nın ileri gelen ailelerinin oturduğu mütevazi bir evken, yüzyıllar boyunca yapılan eklemelerle saray olarak anılmaya başlanmış. 1980’de Belediye tarafından satın alınarak müzeye dönüştürülmüş. Her biri farklı özellikte verandaları ve bahçeleri sarayın en güzel bölümleri. Pişman olmayacağınızdan eminim. Wikipediadan aldığım resim bahçelerin güzelliği hakıında fikir verebilir.



Pazartesi günleri kapalı olan sarayın giriş ücreti 5 Euro.

MEDİNETÜ'Z-ZEHRA SARAYI

Kazıları ve restorasyon çalışmaları bittiğinde Mağribi Sanatına ait en üst düzey örneklerin görülebileceği söylenen saray ve kasabanın hüzünlü bir hikayesi var.

10. Yüzyılda Emevi Halifesi 3. Abdurrahman, devlet yönetimini Cordoba’nın 10 km dışındaki kasabaya taşımış. Devlet erkanının yaşayacağı kasaba ve halifelik sarayı 25 yılda tamamlanmış. Ne kadar doğru bilemiyorum ama şehrin adı da çok sevdiği eşinin adından geliyormuş.

Halifenin merkezden uzaklaşmak için nasıl bir nedeni vardı, neyden kaçıyordu bilmem ama o güne kadar inşa edilmişlerin en güzeli olduğu söylenen saray ve kasaba 65 yıl sonra iç savaşla yok olmuş. Ve 900 yıl toprağın altında kalmış. Günümüzde kazıları devam eden kasaba büyük bir sit alanı ve henüz çok az bir kısmı ortaya çıkarılmış.

Şu anda ortaya çıkarılan bölümlerinin bile çok güzel olduğu söyleniyor. Birkaç yıl öncesine kadar turistlerin pek gittiği bir yer değilken, şimdilerde daha çok kişi tarafından ziyaret ediliyorsa da daha kazıların çok başında olduğu için biz gitmedik.

POTRO MEYDANI / PLAZE DEL POTRO

Çift katlı beyaz evlerle çevrili dikdörtgen meydan, Güzel Sanatlar Müzesine ve Cordobalı bir ressam olan JULİO ROMERO DE TORRES Müzesine ev sahipliği yapmakta. Cervantes’in de çocukluğunda bu mahallede yaşadığı söylenmekte.

CORREDERA MEYDANI / PLAZA DELA CORREDERA

17. yüzyılda dört tarafı revaklı binalarla çevrilerek oluşturulan bu büyük meydan, zaman zaman infazlara tanık olduysa da tarih boyunca, kutlama ve şenliklerin merkezi olmuş, hatta boğa güreşleri için bile kullanılmış. Günümüzde pek çok kafe ve bar meydanı renklendirmekte.

PLAZA DE LAS TENDİLAS

Şehrin en merkezi meydanı olan Plaza De las Tendillas 20. yüzyılda yapılmış. Cordoba’nın modern yüzü diyebileceğimiz meydan, etrafındaki gösterişli binalarla hem turistler hem de Cordobalılar için buluşma yeri. Meydanın ortasında İspanyolların Büyük Kaptan dediği GONZALO FERNÁNDEZ’İN at üstünde bir heykeli bulunuyor.