Cadiz Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ İSPANYA/ CADİZ

CADİZ GEZİ REHBERİ

Endülüs gezimizi planlarken gitmeyi hiç düşünmediğimiz Cadiz, birazda Atlas Okyanusu'nun kıyısında olmasıyla ilgimizi çektiği için son anda listemize girdiyse de değişik atmosferi iyi korunmuş eski şehir merkeziyle en sevdiklerimizden biri oldu.



Avrupa’nın en eski şehri olduğu söylenen Cadiz, yaklaşık 3000 yıl önce Fenikeliler tarafından kurulmuş ve şehirde yaşam hiç kesintiye uğramadan günümüze kadar devam etmiş.

Tarih boyunca Kartaca, Roma, Bizans ve Müslümanların hakimiyeti altına giren şehir İspanya’nın bir parçası olduktan sonra, önemli bir liman haline gelmiş. Kristof Kolomb 2.ve 4. seferine Cadiz limanından çıkmış. Günümüzde de İspanyol Donanması bu şehirde bulunuyor.



1812 yılında İspanyol Anayasasının ilan edildiği yer olarak da İspanyollar için büyük önem taşıyan Şehirde sık sık 1812 tarihi ile karşılaşılmakta.

CADİZ' NE ZAMAN GİDİLİR?

Denizin tadını çıkarmak istiyorsanız bahar ya da yaz aylarında gitmekte fayda var. Biz ocak ayında gittik ve Endülüs bölgesi içerisinde en çok üşüdüğümüz yer olduğunu söyleyebilirim. Atlas Okyanusu, Akdeniz gibi değil.



CADİZ’E NASIL GİDİLİR?

Türkiye’den Cadiz’e direk uçuş yok. Ya Madrid’den aktarma yaparak şehre gelinebiliyor. Ya da Madrid ya da Malaga’dan otobüsle Cadiz’e ulaşılıyor. Bana göre en mantıklısı Madrid’den araç kiralayarak tüm Endülüs bölgesini gezmeniz.

CADİZ’DE NEREDE KALINIR?

İster deniz kenarında sahil boyunca isterseniz de şehir merkezinde kalınabilecek pek çok otel ve hostel var. Yazın popüler bir bölge olduğu için kışın fiyatlar oldukça uygun oluyor.



Biz altı kişi olduğumuz için otelden çok evde kalmayı tercih ettik. Okyanus kıyısında kaldığımız apartman dairesi gerçekten çok güzeldi. Geceliğine 6 kişi için 83 Euro ödediğimiz daire yaz sezonunda eminim çok daha yüksek fiyata kiralanıyordur.

CADİZ’DE NE YENİR?

Okyanus kıyısında olmanın artısı olarak balık ve özellikle kabuklu deniz ürünleri konusunda geniş bir mutfağa sahip olan Cadiz’de İspanyolların vazgeçilmez atıştırmalıkları olan tapasların çoğu da deniz ürünleriyle yapılıyor.

Deniz ürünlerinden hoşlanmayanlar için et yemekleri de oldukça lezzetli. Yine de Cadiz’de deniz ürünlerinden mutlaka tatmanızı önereceğim.

Dünyanın en ünlü şerileri Cadiz’de üretilmekte. Şehrin çevresinde Şeri tadım tesisleri bulabileceğiniz gibi her yerde satılan çeşit çeşit şerilerden de alıp içebilirsiniz.

İspanya’da yeme içme konusunda yaşayacağınız en büyük sıkıntı siesta saatleri. Bu siesta saatleri oldukça uzun ve akşam yemeğini de 20:00’den önce yemiyorlar. Saat 14:30 – 15:00 gibi kafe ve restoranlar kapanmaya başlıyor. Saat 16:00’dan 19:00’a kadar hemen her yer kapalı oluyor. Tam anlamıyla hayatın başlaması 20:00’yi buluyor. Turistik yerlerde açık yerler daha rahat bulunuyorsa da yerel kafe ve restoranlarda saat 15:00’i geçtiyse hesap getirilip kafenin kapandığı söyleniyor. Ama insan birkaç gün içinde buna da alışıyor.

CADİZ UCUZ MU?

Ocak ayında gittiğimiz için fiyatlar bize uygun geldi. Ancak yaz döneminde fiyatların yükseldiğini tahmin ediyorum.

OTOPARK

Eski şehir merkezine girmeden aracı park etmekte fayda var. Yol kenarında ya da surların dışında park yerleri bulunuyor. Eski şehre arabayla girerseniz dar sokaklarda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Biz evimiz sahilde olduğu için arabayı apartmanın otoparkında bırakıp kıyı boyunca yürüyerek Cadiz’e gittik. İyi ki de böyle yapmışız. Kıyıdan şehrin öyle masalsı bir havası vardı ki. Daha Cadiz’e girmeden şehri sevdik.



DİL

İspanyolca konuşulan şehirde hemen herkes İngilizce biliyor.

CADİZ KAÇ GÜNDE GEZİLİR?

Cadiz’i gezmek için bir gün yeterli. Ancak denize de girerim diyorsanız iki gün ayırabilirsiniz.

CADİZ GEZİECEK YERLER

PUERTAS DE TİERRA

Şehri çevreleyen surların bir parçası olan kapı 17. yüzyıldan beri kullanılmakta.



1900’lerin ortasında karayolunu genişletmek için surlarda iki kemer açılmasıyla son halini almış.



Günümüzde Mermer Kapı modern şehirle eski şehri ayırmakta. Önündeki bahçesi ve kulesiyle Cadiz’de ilk göreceğiz yerlerden birisi olan kapının bir yüzü zafer takı olarak inşa edilmiş.



ESKİ HAPİSHANE

19. yüzyılda inşa edilen eski Kraliyet Hapishanesi günümüzde Latin Amerika Müzesi olarak kullanılmakta.



ROMA TİYATROSU

İber yarım adasındaki en eski tiyatro olan Roma tiyatrosu üzerindeki binaların yıkılmasıyla 1980’lerde ortaya çıkmış. Ancak çevredeki yüzlerce yıllık yapılar nedeniyle kazılara devam edilememekte.



BLANCOS KAPISI

Popula mahallesinin girişlerinden biri olan kapı savunma amaçlı olmadığı için 17. yüzyıla gelindiğinde yıkılacak duruma gelmiş ve şehrin ileri gelenlerinden Blankos ailesi tarafından tamir ettirilmiş ve hatta üzerine şu anda kullanılmayan bir şapel yaptırılmış. Bu tarihten sonra da bu ailenin anıyla anılmış.



POPULA MAHALLESİ

Cadiz’in çekirdeğini oluşturan mahalle Müslümanlar zamanında kurulmuş ve 13. yüzyılda şehrin Hristiyanlar tarafından ele geçirilmesinden sonra’da kullanılmaya devam etmiş. Daracık sokakları ve taş evleriyle turistlerin gözdesi olan şehrin bu eski mahallesini mutlaka gezmelisiniz.



GÜL KEMERİ / EL ARCO DELA ROSA

Cadiz Katedrali’nin yanında bulunan kapı 13. yüzyılda inşa edilmiş. Hiçbir özelliği olamasa da dar sokaklarda karşımıza çıkan bu kemerli kapıları çok seviyorum.



KATEDRAL MEYDANI / PLAZA DE LA CATEDRAL

Cadiz katedraline ve Santiago Kilisesine ev sahipliği yapan meydan etrafını çeviren tarihi binalar ve kafelerle şehrin en hareketli yerlerinden biri.



CADİZ KATEDRALİ /CATEDRAL DE SANTA CRUZ

17. yüzyılda inşasına başlanan iki kuleli katedral, yüz yıldan daha uzun sürede tamamlanabilmiş. Tabi bu kadar uzun sürede mimari akımların değişmesi katedralde birkaç akımın denemesine yol açmış. Barok tarzda başlayıp Neoklasik tarzda bitirilen katedralin üst tarafı beyaz, alt tarafı ise sütlü kahve renginde. Bu renk Cadiz’de çok kullanılan İstiridye taşından kaynaklanmakta.



Katedral aynı zamanda Amerika’dan gelen altınlarla finanse edildiği için Amerikan Katedrali olarak da bilinmekte.

İçini gezemememize rağmen dışını çok beğendiğim katedralin insanı yormayan sıcak bir havası var.

SANTİAGO KİLİSESİ / IGLASİA DE SANTİAGO

Katedral Meydanında göreceğiniz diğer kilise ise 17. yüzyılda inşa edilmiş bir Cizvit Kilisesi olan San Santiago. Tek kuleli kilisenin içi özellikle de altarı altın kaplamalarla çok zengin.



ÇİÇEK MEYDANI / PLAZA DE LAS FLORES

Cadiz’in en hareketli en renkli meydanı olan çiçek meydanını görmeden kesinlikle şehirden ayrılmamalısınız.



Postane binasının önünden uzanan meydan isminin hakkını verircesine çiçekçilerle dolu. Ayrıca şehrin ünlü pazarı Mercado’nun hemen yanında olması nedeniyle yerel halk içinde bir buluşma noktası olmuş.

MERCADO DE ABASTOS

19. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olan bu kapalı Pazar yeri deniz ürünleriyle ünlü. Balık ve kabuklu deniz ürünlerinin her çeşidini bulabileceğiniz pazarda tezgahların önündeki küçük masalara oturup istediğiniz şeyi de yiyebiliyorsunuz.





TORRE TAVİRA

18. yüzyılda Rekona Markizleri sarayının bir parçası olarak inşa edilmiş olan Torre Tavira 45 metre yüksekliğiyle şehirdeki en yüksek kule olduğu için şehrin resmi gözetleme kulesi olarak kullanılmış.

CALLE ANCHA

Şehrin merkezinde yer alan Calle Ancha, Cadiz’in en şık en güzel caddesi diyebilirim. Cadde boyunca sıralanmış tüm binaların cephesi birbirinden güzel.



Buradaki binaların, hem birbirinden bu kadar farklı olup hem de böylesine uyum içinde sıralanması hepimizi şaşırttı. Binaların arasına sıkışmış San Pablo kilisesi bile diğer binalarla uyum içerisinde

Bu caddedeki minik kafelerde oturup gelip geçeni izleyerek Cadiz’in tadını çıkarın derim.

SAN ANTONİO MEYDANI / PLAZA SAN ANTONİO

San Antonia kilisesinin önünde yer alan kare meydan, 19. ve 20. yüzyılda şehrin zenginleri için yapılmış her biri birbirinden güzel evlerle çevrili. Ev dediğime bakmayın aslında her biri küçük birer saray.



Özellikle bankacı Aramburu de Mora için yapılmış olan eve bayıldık.



SAN ANTONİA KİLİSESİ / IGLASİA SAN ANTONİA

San Antonio meydanına adını veren kilise 17. yüzyılda inşa edilmişse de son halini 19. yüzyılda almış.



Görkemli iki kulesine rağmen meydandaki yapılar o kadar zarif ki kilise sanki buraya yakışmamış gibi duruyor.

MİNA MEYDANI / PLAZA DE MİNA

San Fransisco Manastırının bahçesinin kamulaştırılmasıyla oluşturulan meydan Cadiz’de görmeye alıştığımız etrafı şık binalarla çevrili kare bir formda.

Meydanın ortasındaki yeşil alanda ise farklı çeşitlerde pek çok ağaç bulunuyor ki bunlardan bazıları oldukça yaşlı olsa gerek.



Meydanda aynı zamanda Cadiz Müzesi de bulunmakta.



SAN FRANSİSCO KİLİSESİ / IGLASİA SAN FRANSİSCO

17. yüzyılda San Fransisco manastırının bir parçası olarak inşa edilmişsede anladığım kadarıyla manastırdan sadece bu kilise kalmış. Bahçe halka açılmış manastırın diğer binalarıda cadiz müzesine verilmiş, böylece bu kilise daracık bir meydana sıkışıp kalmış.



ORATORİA DELA SANTA CUEVA

Plaza Mina’dan ayrıldıktan sonra “Calle Rosario”yu takip ederseniz son derece basit ve dikkat çekmeyen cephesiyle karşınıza çıkacak olan bu kilise Cadiz’in sürprizlerinden birisi. Üst katı kilise olan binanın bodrumunda da bir şapel bulunuyor. Alt şapel son derece sadeyken üstteki kilise ise muhteşem zenginliği ve Goya gibi sanatçıların eserleriyle insanı şaşırtmakta(ymış). Görebildik mi hayır çünkü belirli günlerde ve saatlerde açılıyor. Giriş ücreti 4 Euro.



CANDELARİA MEYDANI / PLAZA CANDELARİA

16. Yüzyılda burada bulunan manastırın önündeki küçük bir meydanken 19. yüzyılda manastırın yıkılmasıyla genişletilmiş. Çevresindeki şık binalar ve ortasındaki ağaçlarla özellikle sıcak günlerde dinlenmek için birebir.



ANAYASA ANITI / MONUMENTO A LA CONSTİTUCİÓN DE 1812 CÁDİZ

Plaza de Espana’da bulunan anıt 1912 yılında açılmış.



Anıtın ana figürü olan boş bir koltuğun arkasında bir elinde yasaları, diğer elinde adaletin kılıcını tutan heykelin yanı sıra pek çok heykel grubundan oluşan anıt Cadiz’lilerin övündüğü kadar var. Mutlaka görmenizi tavsiye edeceğim.



SAN JUAN DE DİOS MEYDANI / PLAZA SAN JUAN DE DİOS

Plaza de Espana’da bulunan anıt 1912 yılında açılmış. Belediye ile limanın arasında yer alan trafiğe kapalı geniş meydan, küçük havuzları Segismundo Moret anıtı ve palmiyeleriyle bambaşka bir havaya sahip.



1900’lerin başında sur duvarlarının yıkılmasıyla direk limana açılan meydan Cadiz’de en sevdiklerimizden biri oldu.

BELEDİYE /AYUNTAMİENTO DE CÀDİZ

Plaza San Juan De Dios meydanında yer alan belediye binası 18. yüzyılda inşa edilmiş ve Neoklasik cephesiyle meydana son derece uymuş.



CARRANZA KÖPRÜSÜ / JOSE LEON DE CARRANZA

Cadiz’i anakaraya bağlayan ilk köprü olan Caranza Köprüsü 1969 yılında açılmış. Avrupa’nın en uzun açılabilir köprüsü olan JOSE LEON DE CARRANZA’ya, Köprü Fikrini ortaya atıp inşaatı başlatan ancak bittiğini göremeyen Belediye Başkanının adı verilmiş.

1812 ANAYASA KÖPRÜSÜ / LA CONSTİTUCİÓN DE 1812

2015 yılında açılan köprü’nün aslında 2012’de açılması planlamış. 2012 yılı Anayasanın ilanının 200. yılı olduğu için İsmi de “1812 Anayasa Köprüsü” Olarak belirlenmiş. Ancak İspanyayı vuran büyük ekonomik kriz köprü inşaatını üç yıl geciktirmiş köprü ancak 2015’de açılabilmiş.

LA CALETA PLAJI / PLAYA LA CALETA

Cadiz’i anakaraya bağlayan ilk köprü olan Caranza Köprüsü 1969 yılında açılmış. Avrupa’nın en uzun açılabilir köprüsü olan JOSE LEON DE CARRANZA’ya, Köprü Fikrini ortaya atıp inşaatı başlatan ancak bittiğini göremeyen Belediye Başkanının adı verilmiş.



Ancak Atlas okyanusunun soğuk ve sürekli rüzgarlı olduğunu da belirtmeliyim. Biz kışın gittiğimiz için birebir yaşamadıysak da denizin yüzmekten çok sörf yapmaya uygun olduğu söylenmekte.

SANTA MARİA DEL MAR PLAJI / PLAYA DE SANTA MARÍA DEL MAR

Yeni şehrin kıyısında iki dalga kıranla çevrili olan Maria Del Mar özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilen bir plaj.

VİCTORİA PLAJI / PLAYA DELA VİCTORİA

Hareketli gece hayatı ve sahildeki pek çok tesisiyle en popüler plaj diyebiliriz.



Kaldığımız evde burada olduğu için boydan boya yürüdüğümüz plajda özellikle çekilmeye denk geldiğimiz için çok keyif aldık. İnce kumlu geniş plaja hiç sözüm yok çok güzel ama soğuk deniz ve rüzgar biz Akdenizlilerin beklentisini pek karşılamaz diye düşünüyorum.

SAN SEBASTİAN KALESİ / CASTLE OF SAN SEBASTİÁN

Calete plajının sol tarafında küçük bir adacık üzerinde bulunan kale 16 yüzyılda inşa edilmişse de 12. yüzyıldan itibaren bu küçük adacıkta gözetleme kulesi varmış.

SANTA CATALİNA KALESİ / CASTLE OF SANTA CATALİNA

Catalina plajının kuzey ucunda yer alan kale ise 17 yüzyılda inşa edilmiş. Kalenin içerisinde bir de şapel bulunmakta. Günümüzde sergi salonu olarak kullanılmakta.