Bangkok Gezi Rehberi - Bize Yol Olsun

GEZDİKLERİMİZ/ TAYLAND/ BANGKOK

BANGKOK GEZİ REHBERİ

Güneydoğu Asya’da, Tropikal kuşakta yer alan Tayland’ın başkenti olan Bangkok, Şehri ikiye bölen Chao Phraya Nehrinin iki yakasına kurulmuş. Halk arasında “Melekler Şehri” olarak anılsa da Taycadaki adı "Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit" Bir şehre böyle bir isim neden verilir çok merak ediyorum. Bu ismi kullanan, hatta bilen olduğunu bile sanmıyorum. Ama ismi bu işte.



18. Yüzyılda kurulmuş olan Bangkok günümüzde Asya’nın en önemli şehirlerinden biri. Yüksek gökdelenlerle, altın tapınakların iç içe geçtiği şehir, pazarları, kaotik trafiği, pis sokakları, ve inanılmaz gece hayatıyla her zaman hareketli ve sürprizlerle dolu.



Şehir yapış yapış, sıcak ve insanı isyan ettirircesine gürültülü olmasının yanı sıra sokaklarda pişirilen yemeklerin etkisiyle ağır bir kokuyla sarmalanmışsa da, ışıltılı tapınaklar, rengarenk kıyafetleri içerisinde Budist rahipler, Bangkok’un vazgeçilmezi tuktuklarla da tam bir görsel şölen sunuyor. Bangkok ortası olan bir şehir değil ya seviyorsunuz ya nefret ediyorsunuz. Ama mutlaka şaşırıyorsunuz.



BANGKOK'A NASIL GİDİLİR?

Tayland’a giderken vize gerekmiyor. Uçakta bir form doldurup pasaport kontrolünde formu veriyorsun, size küçük bir kağıt veriyorlar. Tayland’da olduğun sürece o kağıdı saklaman gerekiyor. Çıkarken kağıdı geri alıyorlar. Bu kadar basit.

THY İstanbul’dan Bangkok’a direk uçuyor. Uçuş 9 saat sürüyor. Ama aktarma yapmayı göze alıyorsanız Qatar Air fiyat olarak her zaman daha uygun. Özellikle kampanya dönemlerinde fiyatlar çok düşüyor. Bileti erken almakta bir avantaj. Biletlerimizi sekiz ay önce kampanya sırasında gidiş dönüş 470 $.’a almıştım. Tabi insan bu fiyata bilet bulunca aktarma sorun olmaktan çıkıyor.



Aslında gidişimiz çok uzun sürmedi 4 saat Katar’a, 7 saat Bangkok’a uçtuk Doha’da ise sadece 2 saat bekledik, dönüşte bekleme süremizse 15 saatti ama bunu da avantaja çevirdik ve Doha’yı gezdik.

Aktarma Beklerken Doha Nasıl Gezilir? Merak Ediyorsanız .:Doha Gezi Rehberi:. Yazımı Okumanızı Tavsiye Ederim.

BANGKOK’A NE ZAMAN GİDİLİR?

Her yaşa ve her bütçeye göre tatil imkanı sunan Tayland, Asya’nın güney doğusunda tropikal kuşakta yer alıyor. Tayland’da üç mevsim var: Serin sezon; Kasım Mart arası, yağmur az hava 29-31 derece en uygun dönem. Sıcak sezon; Mart Haziran arası. Biz Akdenizlileri Kuzey Avrupalılar kadar çok etkilemez diye düşünsem de elbette sıcak ve nemde gezmek pek kolay olmaz. Bu nedenle serin sezon Bangkok’a gitmek için en mantıklı dönem. Yağışlı sezon; Haziran Kasım arası, hava çok soğumasa da saatlerce kesilmeyen yağışlar olduğu söyleniyor. Tayland için düşük sezon olarak geçiyor.

BANGKOK’DA NEREDE KALINIR?

Bangkok’ta konaklamak için en popüler yer sırt çantalı gezginler bölgesi Khao San Road ama Bangkok’ta her yerde her bütçeye uygun otel bulmak mümkün. Biz Patong gece pazarının yakınlarında kaldık. Bangkok’ta çok iyi bir otelde kalmayı düşünmedik. Zaten iki gece kalıp şehri gezip Phi Phi adasına geçtik. İki gece kişi başı 28 $’a kaldık. Otelin hem fiyatı, hem konumu iyiydi.

BANGKOK’DA NE YENİR?

Bizim grubumuzda dahil olmak üzere genel olarak insanların en zorlandığı konu yemek. Tayland’da sokak satıcıları yeme içme kültürünün temelini oluşturuyor. Tayland’da evde yemek pişirme kültürü yok hatta evlerin mutfakları yok. Sokaklardan gönül rahatlığıyla yemek yiyebilirsiniz. Bana göre yemek konusunda en sıkıntılı insan bile Tavuk kızartması ya da pad taileri (bir çeşit makarna) rahatlıkla yiyebilir.



Eğer evinizde de baharatlı yemekler yiyorsanız ve deniz ürünleri seviyorsanız, burada balığı kastetmiyorum, karides kalamar yengeç gibi deniz kabukluları diyelim, bunları severek yiyorsanız ve sarımsakla aranız iyiyse yemek konusunda hiçbir problem yaşamazsınız.



Mehmet de ben de bu konuda bir sıkıntı yaşamadık. Tatlı ekşi soslarını koydurmadığınız sürece her şey aynı ki ben o sosu da çok seviyorum. Ama işte ben bunları yemiyorum diyorsanız gerçekten aç kalmanız ve her yerde Burger King veya bir pizzacı aramanız kaçınılmaz. Ya da sadece o muhteşem tropikal meyvelerini yiyeceksiniz ki bizim grubumuzdan bunu deneyenler oldu ama kaç gün meyve yenebilir ki. Meyve demişken neredeyse bütün meyveleri çok güzel ama o Durian denen meyveleri yok mu gerçekten kötü kokuyor, zaten alışveriş merkezlerine ya da havaalanlarına sokmak yasak.



Böcek yemeğe gelince sadece turistik bölgelerde tezgahları gördüm yerel halk böcek yemiyor. Yedin mi diye merak ediyorsanız tabi ki yedim.

PARA BİRİMİ

Tayland’ın para birimi Baht. 100 baht 12 TL civarında. (Ocak 2018) Para bozdurmak için şehirdeki döviz bürolarını kullanmanızı öneririm. Havaalanında düşük kurdan bozuyorlar. Şehre gitmeye yetecek kadarını havaalanında bozdurup, kalanını şehirde hemen her yerde bulacağınız döviz bürolarından bozdurmanızda fayda var. Tatilinizin son günlerine yanınızda 50lik 20lik gibi dolar bulundurmanızda fayda var. Eğer Bangkok gibi büyük bir şehirde değil daha küçük bir lokasyondaysanız. 100 $ verip bunun sadece 50 $’ını bozun deme şansınız yok. Şehirde 100$’bozdurup havaalanında düşük kurdan tekrar dolar almak zorunda kalmak anlamsız.

BANGKOK UCUZ MU?

Oldukça ucuz bir ülke. Hostellerde kalıp sokak satıcısından yerseniz çok az para harcarsız.



Ama biz biraz orta halli davranıp daha çok restoranlarda yedik ve otelde kaldık. 15 günlük tatilde Gidiş dönüş Ankara-Bangkok ve Bangkok-Krabi uçuşları, oteller, transferler, döke saça yeme içme, Phi Phi'de 2 gün speed boat kiralama dahil kişi başı 1372 $ harcadık. Şöyle birkaç örnek vereyim restoranlarda kola 50 baht, su yerine göre 10-20 baht, Tavuk şnitzel 200 baht, Kalamar karides yengeç 200 baht civarında.. Balık mesela 450 baht balık dediysem öyle küçük bir şey düşünmeyin kocaman bir balık. Eğer sokak satıcısında yiyecekseniz zaten karnınız 200 bahta çok rahat doyar.

DİL

Gelişmiş bir turizm sektörüne sahip olan Tayland’da resmi dil Tayca. Bunun yanı sıra İngilizce gençler tarafından konuşulmakla beraber öyle farklı bir İngilizce konuşuyorlar ki gerçekten anlamak zor.

DİN

Resmi din Budizm. Budist kültüründe insanların kafalarına dokunmak, ayak tabanlarınız görünecek şekilde uzatarak oturmak saygısızlık olarak kabul ediliyor. Bunlara dikkat etmekte fayda var. Tapınak ziyaretlerinde etek/pantolon ve gömlek gerekiyor. Eğer yanınızda yoksa giremiyorsunuz. Gidip bir yerlerden alıp gelmeniz gerekiyor. Sadece Grand palasın girişinde bir mağaza var burada her parça 120 bahta satılıyor. Tapınaklara girerken ayakkabılarınızı çıkartıp girmek zorundasınız.



Büyük tapınaklarında ibadet edilen bölüme geçilemiyor. Tayland vatandaşı olmayan Budistler için ayrı bölümler yapmışlar. Zaten Tayland’da her yer tapınak yolda sokakta hatta sahilde bile küçük çiçeklerle ve hediyelerle bezeli ibadet yerleri görmeniz mümkün.

BANGKOK’DA AKLINIZDA BULUNSUN

Türkiye saatine göre 4 saat ilerde.

Tayland'ın telefon kodu 66. Kendi hatlarımız her zaman çekti hiç sorun yaşamadık. Wifi genel olarak restoran ve cafelerde var Bangkok’da pasaport numaranızla veya google kimliğinizle oturum açmanız gerekiyor. Güneye inip adalar tatiline başladığınızda oturum açmaya gerek yok hatta otellere yakınsanız şifresiz internetten yararlanabiliyorsunuz.

Ülkeye bir kartondan fazla sigara sokmak yasak. Zaten sigara konusunda çok ciddi bir kampanya yürütülüyor. Sadece kapalı alanlarda değil bazı restoranların açık havadaki bölümlerinde bile sigara yasak. Hatta bazı plajlarda sigara içmek için bölümler yapılmış sahilde ancak oralarda içilebiliyor. En pahalı şey sigara. Marlboro 20 TL'ye falan geliyor. Bankokta ilginç bir uygulama gördük. 17:00’den önce marketlerde alkollü içki satılmıyor. Restoranlarda var ama marketlerde satış yok. Ama adalarda her şey serbest Tayland’da 7/11 marketleri vazgeçilmeziniz olacaktır. Bu marketler hem çok ucuz hem de aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz.

Tayland'da tropikal bir deniz tatili yapmayı düşünüyorsanız, .:Phi Phi Gezi Rehberi:. Yazımı Okumanızı Tavsiye Ederim.
Son bir not, Tayland’da seks turizmine dikkat etmek gerekiyor. Bir anda kolunuza giren güzeller güzeli kız aslında bir Ladyboy olabilir.

SUVARNABHUMİ HAVALANINDAN ŞEHRE ULAŞIM

Uluslar arası uçuşlar için kullanılan bu havaalanı çok büyük. Türkiye'den Bangkok'a gidildiğinde bu havaalanına iniliyor. Şehir merkezinden havalimanı 28 km uzaklıkta. Burada önemli bir bilgi vereyim, geliş katından (2.kat) ayrıldıktan sonra tekrar bu kata geçmek sorun. Asansörde sadece 1.ve 3. kat düğmeleri çalışıyor. 2. kata ulaşan yürüyen merdivenlerin başında da görevliler var. Geliş katına geri dönmek yasak. Biz 9 kişi olduğumuz için hep beraber aramayalım iki kişi gidip Public Taxi gişelerini bulalım diyerek grubu 2. katta bırakıp alt kata indik, tekrar arkadaşların yanına çıkmak istediğimizde çıkamıyoruz. Kimse telefonunu açmamış, onlara da ulaşamıyoruz. Gittik görevlinin yanına bizi dinlemiyor bile. Neyse paniğimizden bir sorun olduğunu anladı. Belli ki biz 2. kata çıkmak zorundayız. Kadın pasaportları istedi verdik, girişte aldığımız kağıdı da gösterdik; bakıyor pasaportun sayfalarına, biz de herhalde normal insan mıyız bir ters yanımız var mı ona bakıyor diye düşünüyor, Schengen vizelerimizin olduğu sayfaları göstermeye çalışıyoruz. Kadın bakıp geçiyor bütün vizelere. Zanzibar’da aldığımız vizemizi görünce okey dedi açtı yolu. Biz "Nasıl ya! Bu gerçek mi" diye bakakaldık.

TAKSİ

2-3 kişilik bir grup için havaalanından şehre gitmenin için en mantıklı yolu taksiye binmek.



Havaalanında taksiye binebilmek için öncelikle 1. katta bulunan Public Taxi makinalarına ulaşmanız gerekiyor. Bu makinelerden makbuz alıyorsunuz. Makbuzda bineceğiniz taksinin numarası yazıyor. Bu işlemin karşılığı taksiciye toplam tutarın dışında 50 THB ödemeniz gerekiyor. Ayrıca 60 THB civarında da otoban ücretleri tutuyor bunu da müşteri ödüyor. Taksimetreyi açtırmanız çok önemli. Taksiye binmeden önce METER diyerek taksimetrenin açılmasını istediğinizi belirmelisiniz. Eğer 50 THB ödemek istemiyorsanız gidiş katına çıkıp müşteri getiren bir taksiye de binebilirsiniz burada da yine METER demeyi unutmayın. Yoksa gideceğiniz yere normalin iki katı para ödeyerek gitmeniz mümkün. Hatta bazı taksiler başta taksimetreyi açıp yolda kapatabiliyorlar hatta daha ötesi yolda benzinliğe girip tuvalete gidenini bile gördüm. Biz böyle durumlarda hiç alttan almadık gerekirse sesimizi yükselttik. Zaten siz sertçe karşı çıkınca vazgeçiyorlar. Havaalanından sırt çantalı gezgin bölgesi Khao San Road’a gitmek trafiğin durumuna göre yaklaşık 450-500 THB tutuyor. Şehir merkezindeki Sukhumvit’e gitmek yaklaşık 300-350 THB, Silom’a gitmek ise 400-450 THB tutuyor biz havaalanından Patong gece pazarı bölgesinde olan otelimize 400 THB geldik ama yolumuza çıkan her taksici ağzını 1000 THB'den açtı.

HAVALİMANI TREN HATTI

Kişi başı 150 THB ödeyerek havalimanından Phaya Thai istasyonuna ulaşılabilirsiniz. Ardından tekrar Metro yada Hava treni kullanacaksanız. İki yada daha çok kişi seyahat ediyorsanız bu kadar eziyet çekmenize gerek yok aynı paraya taksi ile şehir merkezine varmanız mümkün.

DON MUANG HAVALANINDAN ŞEHRE ULAŞIM

Yine toplu taşım araçları kullanılabilir ama yol uzun sürüyor taksi daha mantıklı. Biz Krabi'ye gitmek için Don Muang Havaalanını kullandık. Gece gittiğimizden elimizde bavullarla taksiciler için bulunmaz bir nimettik, hiç biri taksimetreyi açmayı kabul etmedi ve 2500 THB para istedi tabi 3 gün boyunca güç bizdeydi ama 9 kişi ve herkeste iki bavul varken saat de gece yarısını geçmişken tüm kozlar taksicilerin elindeydi. Yinede çabuk pes etmedik o kadar eşyayla ancak üç taksiye sığabilirdik, 2400 THB taksi ücreti çok yüksek bir rakamdı. Sonunda Taksicilerden biriyle şöyle bir anlaşma yaptık: İki araba tuttuk bunlardan biri Adamın kendi 7 kişilik jeepi diğeri de normal bir taksiydi iki araca 1200 baht ödeme yaparak havaalanına ulaştık.

BANGKOK İÇİ ULAŞIM

Bangkok’ta metro, havaray, otobüs, taksi, nehir tekneleri ve Bangkok’a özgü Tuk tukları rahatlıkla kullanabilirsiniz.



Ancak sabah 07:00 – 9:00 ile akşam 17:00 20:00 arası trafik çekilmez oluyor. Bangkok’ta birde bunlara ek olarak motosiklet taksiler var. Motosiklet sürücüsünün arkasına oturup gideceğin yere gidiyorsun. Tabi ki böyle bir şeye binmedim. Zaten taksi olduğunu anlamamız epey zaman aldı. Biz hiç Tuk Tuk’a binmeyiz diye gittiğimiz Bangkok’ta, şehir içi ulaşımda hep tuk tukları kullandık. Aslında fiyatları yüksek ama 4 kişi hatta 5 kişi bir tuk tuka binebildiği için sıkı bir pazarlıkla çok uygun fiyata geliyordu. Grand Palace’ın olduğu bölgeye metro çalışmadığı için zaten ya taksi ya tuktuk kullanılıyor.

BANGKOK GEZİLECEK YERLER

İlk durağımız olan Altın Buda tapınağına Patong Gece Pazarından yürüyerek gittik. Bu yol ara sokaklardan geçiyor tamamen yerel halkın yaşadığı bir bölge. Köhne dükkanlar köhne evler Bangkok’un başka bir yüzü.



TRAİMİT TAPINAĞI (ALTIN BUDA)

Altın Buda tapınağı ilk gördüğüm Budist tapınağı olduğu için herhalde görür görmez çok beğendim. Ama diğer tapınakları gezdikçe Altın Buda sönük kaldı. Yaklaşık 5,5 ton ağırlığında, 700 yıllık bir tarihe sahip olan Altın Buda'nın hikayesi de ilginç. Geçmişte istilacılardan korunmak için; halk tarafından alçı ve çimentoyla kaplanmış ve üzerinden geçen yıllarla birlikte altın olduğu unutulmuş. Aradan geçen uzun yıllardan sonra vinçle taşınması sırasında çatlayınca içinin saf altından yapıldığı anlaşılmış.



Tapınak 09:00 – 17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. 1 kişi bilet ücreti 100 baht.

CHİNE TAWN

Bangkok'un en canlı bölgelerinden biri olan Chine Tawn’da tam bir renk cümbüşüyle karşılaşıyorsunuz. Aynı zamanda baharat ve ızgara kokuları da etrafınızı sarıyor.



Cadde boyunca hatta tüm ara sokaklarda tezgahlar kurulu. Bazı yemek tezgahları çok popüler önlerinde sıra oluyor. Bu tezgahlar Taylandlıların tercih ettiği yerler, zaten sıranın büyük bir kısmı Taylandlılar oluşturuyor. Turistler de yerli halk daha iyi bilir mantığıyla buraları tercih ediyor.



Chine Tawn’ın havası çok farklı. Değişik tropikal meyveler, çeşit çeşit yemekler, rengarenk çiçekler inanılmaz. Çiçek Taylandlılar için kutsal. Gezdiğim hiçbir yerde çiçeklerin bu şekilde, kimisi demet demet, kimisi de taç ya da kolye şeklinde sokak tezgahlarında satıldığını görmemiştim.



PATONG GECE PAZARI

Rengarenk bir pazar. Sokak trafiğe kapalı üç sıra tezgahlar kurulmuş tam bir keşmekeş. Aradığınız her şeyi bu pazarlarda bulabilirsiniz. Elbiseler, bikiniler, biblolar, magnetler, elektrik prizleri, telefon kılıfları, saatler, ne arasanız var. Akşam 7:00 de açılıyor, gece 2:00 – 2:30a kadar açık.



Bu pazarı hem gündüz hem gece görme şansımız olduğu için durumlarına inanamadım. Gittiğim her yerde erken saatte dükkanlarını açan esnafları gördüğümde (kendi dükkanımı 6:45’de açtığım için) esnaf her yerde esnaftır derdim. Ama burada şartlar çok zorlu her gün öğleden sonra 5 gibi gelip büyük ahşap kasalardan demir profilleri çıkarıp pazarı kuruyorlar. Çoluk çocuk herkes kendi tezgahını kuruyor ve yanındaki tezgaha bağlıyor. Bu iş 2 saate yakın sürüyor. Gecede 2 gibi toplanıp sökmeye başlıyorlar, tüm tezgahlar sökülüp sandıklara konuyor ve forkliftlerle depolara taşıyorlar. Sokak gündüz boş. Biz tüm hediyelikleri buradan aldık. Pazarlık burada da önemli söyledikleri fiyatın en az yarısına alacağınız garanti zaten verdiğiniz fiyat kabul edilemez bir fiyatsa arkalarını dönüp başkasıyla ilgilenmeye başlıyorlar.



Bu bölge aynı zamanda gogo barlarında yoğun olduğu bir bölge. Hayat sabaha kadar canlı.

GRAND PALAS

Bangkok’ta 2. günde Grand Palas’a gitmek üzere yola çıktık. Yine bir tuk tuk macerasından sonra saraya geldiğimizde kapıda kıyafet kontrolüyle karşılaştık. Saraya ve tapınaklara askılı ve şortla girilemiyor. Ben hazırlıklıydım yanımda gömlek ve uzun etek vardı, onları üzerime geçirdim, omuzlarına genişçe şal alan arkadaşların girmesine izin vermediler, onlar girişten üzerlerine t-shirt almak zorunda kaldılar. Tabi o kural sadece bayanlaradır diyip bana inanmayan erkek arkadaşlarımız da pantolon aldılar.



Bangkok’ta görülecek yerlerin başında gelen Büyük Saraya girdiğiniz anda sizi renklerin parlaklığı karşılıyor. Büyük bir bahçe içerisinde; alana yayılmış görkemli yapılar bana Topkapı Sarayının havasını hatırlattı.





Yaksa Tavarnbal denilen heykeller saraydaki tapınakların kapısında duruyor ve tapınağı koruduğuna inanılıyor.



WAT PHRA KAEW TAPINAĞI (ZÜMRÜT BUDA)

Grand Palace içerisinde yer alan Wat Phra Kaev tapınağı Tayland’ın en önemli kutsal yeri olarak biliniyor. Bu nedenle bu tapınakta fotograf çekmek yasak. Tapınakta tek parça yeşil zümrüt blok üzerinde oyulmuş bir Buda heykeli bulunmakta.



Tapınağın kalbine yerleştirilmiş, 13. yüzyıldan kalma Zümrüt Budha heykelinde, meditasyon konumunda oturan Buddha anlatılmış. Heykele Kral dışında kimsenin yaklaşmasına izin verilmiyor. Zümrüt Budaya giydirilen üç farklı kıyafet var. Bu kıyafetlerin tamamı altından yapılmış ve Kral tarafından farklı zamanlarda giydiriliyor. Kralın Üç ayrı dönemde giydirdiği bu üç farklı elbise Tayland’ın mevsimlerini (Serin sezon-Yağışlı sezon ve Sıcak sezon) sembolize ediyor ve şehre bereket getireceği düşünülüyor.

Wat Phra Kaew çıkışında çiçekle bir çeşit kutsama yapılıyor. Suya batırılan çiçek başa dokunduruluyor. Tabi buradaki herkes turist olduğu için tam olarak nasıl yapılıyor emin olmak zor. Herkes önündeki ne yapıyorsa onu yapıyor. Son doğru yapan adam buradan ne zaman geçmiş bilemiyorum.



WAT PHO TAPINAĞI (YATAN BUDHA)

Grand Palasa on dakika mesafedeki Wat Pho Tapınağı altın varak kaplı 46 metre uzunluğundaki yatan Buddha heykeli ile ünlü. Ayrıca bu tapınakta pek çok buda heykeli var.



Yatan Buda'nın ayaklarının altında 108 adet kutsal simge, koridorlar boyunca da 108 adet bronz kase bulunuyor. İsterseniz 20 THB lik para bozdurup kaselere ata ata ilerleyebiliyorsunuz. Bunun şans ve uğur getirdiğine inanılıyor. Bu kaplar Budha’nın 108 buyruğunu temsil ediyormuş. Bu yüzden halk için 108 rakamı kutsal ve uğurlu sayılıyor.



Wat Pho'yu sadece yatan Budha diye düşünmemek gerekir İçeride birçok tapınak var. Hatta bu kompleksteki her şey o kadar güzel ve ilginç ki, insan bir an önce Yatan Budha’nın o dar alanından bahçeye dönmek istiyor..



Bahçedeki kuleleri farklı zamanlarda krallar yaptırmış. Bezemeleri çok güzel. Yine Bahçenin merkezinde büyük bir tapınak var. biz oradayken burada çocuklara eğitim veriliyordu.



Ayrıca Thai Masajının çıkış noktasıda Wat Pho. Thai masajı konusunda öncü eğitim kurumu olarak kabul ediliyor. Eskiden bu masajı tedavi amaçlı yaparlarmış, yağlı masajdan biraz farklı. Herhangi bir yağ kullanmadan tamamen vücudun uyarıcı noktalarını bastırarak, eğip büküp esneterek yapılıyor. Hala eğitimi verilip uygulanıyor. Wat Pho her gün 08.30-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Tapınağın giriş ücreti ise 100 baht. Ayrıca 1 şişede su veriyorlar. İçeri girince bileti gösterip suyunu alabiliyorsun. Bunun dışında pek çok sebil mevcut. Son olarak bahçede sigara içme alanı da var.

WAT ARUN ŞAFAK TAPINAĞI

Nehrin karşı kıyısında bulunan Wat Arun tapınağına, Wat Pho Tapınağının arkasından kalkan teknelerle gidiliyor. İskele hemen Şafak Tapınağın önünde, burada bir tane de cafe var. Tekne ücreti 3 THB. Bu tapınağın bezemeleri muhteşem.



En küçük noktasına kadar çiçeklerle bezenmiş ya da seramiklerle kaplanmış tapınağın yüksekliği 70 m. Taylandlılar için kutsal olan dağı temsil ediyormuş. Çok dik merdivenlerle tırmanılıyor. Buranın gece ışıklandırmasının çok güzel olduğu söyleniyor ama biz o saate kalamadık. Tapınak 08;00 – 17;30 arası açık ve ücreti 50 baht.



KHOA SAN ROAD

Gezilmesi gereken hemen her yere yakın olan Khoa San Road turistlerin buluşma mekanı. Satıcılar dışında tek tük Taylandlı var. Hal böyle olunca da her şey turiste göre; batı tarzı barlar, hediyelik eşya dükkanları, adım başı böcek tezgahları. Yol boyunca hareketli canlı cıvıl cıvıl.



Tüm renkliliğine rağmen ben Çin mahallesindeki havayı burada bulamadım. Ama görmeden olmaz dedik bir akşamı da burada geçirdik.

YÜZEN PAZAR

Bangkok'un olmazsa olmazlarından biri de yüzen pazarlar. Çiftçilerin kendi ürettikleri meyve sebzeleri yada pişirdikleri yemekleri sandallar içinde sattıkları bu pazarlar, kanallar üzerinde kuruluyor. Sandal kiralayıp kanal boyunca ilerliyorsun ve etraftaki sandallardan alışveriş yapıyorsun. Rengarenk, cıvıl cıvıl olan pazarlar sabah çok erken saatte açılıyor öğlene doğru da bitiyor. Şehrin çevresinde birkaç tane yüzen pazar var. Ama hepsi şehir merkezine uzak. Bunlardan en ünlüsü Damnoen Saduak Yüzen Pazarı ve burası başkent Bangkok’tan 100 km uzaklıkta. Bu pazara kendi imkanlarınızla gitmeniz biraz zor. Damuen Saduak turlarına katılmanız en mantıklısı. Bu turlara sabah saat 7 gibi yola çıkılıyor 9:00’ a doğru pazarda olunuyor pazarı gezmek için 1,5 saat vaktiniz oluyor. Ancak turlar sizi pazara kadar götürüyor. Sandal kiralayıp kanalları gezmek size kalmış. En azından benim gördüğüm turlar öyleydi. Biz Damuen Saduak yüzen pazarı çok uzak olduğu için Bang Nam Floting Markete gitmeye karar verdik. Burası merkeze 10 -15 km. Sabah 7:00’de yola çıktık taksimetreyi açmazlarsa sıkı pazarlık yapalım diye düşünürken şoför direk taksimetreyi açtı, çok şaşırdık, sanırım sabahın erken saatlerinde böyle. Bangkok’un banliyölerini seyrederek bir köye ulaştık, pek kalabalık yok ama etrafta Floting Marketin afişleri var. Şirin bir yer. Biz etrafı falan seyrediyoruz ama şoförümüz sorduğu kişilerden marketin sadece Pazar günleri açık olduğunu öğrenince kalakaldık. Bari dedik pazarın kurulduğu kanalları gezelim.



Kanallar üzerinde köprüler var ama etraf bataklık. Bataklık dediysem üstünde bir orman var o batağın. İnsan bazı yerlerde gerçekten tedirgin oluyor. Hayatımızda ilk kez komodo ejderini burada gördük. Daha sonra Phi Phi de sık sık komodo ejderi görüp varlığına alıştıysak da bu ıssız kasabada gerçekten çok korktuk. Burada yaşayan insanların evleri suyun içinde çok bakımsız ve virane ama keyifliler. Zaten Tayland insanı sakin, kendi halinde, ben 15 gün boyunca hiç tartışan Taylandlı görmedim.



Kanallardan ayrılıp köye döndüğümüzde asıl sorunla karşılaştık; taksi yok, sadece motosikletli taksiciler var. Dil bilen kimse yok. Taksi dediğimizde motosikletleri gösteriyorlar. Nasıl yaparız diye düşünürken bir eczane gördüm eczacı kesin İngilizce bilir diyerek eczaneye girdik neyse ki yanılmadık eczacı bize Bangkok’tan taksi çağırdı da şehre dönebildik.

SİAM MEYDANI

Siam Meydanı Bangkok’un modern yüzü ünlü MBK alışveriş merkezi bu meydanda, ayrıca burada yine büyük başka alışveriş merkezleri de var. Tüm büyük markaların mağazalarını bulabileceğiniz bu alışveriş merkezlerinde fiyatlar öyle ucuz değil.



Gece Bangkok’tan ayrılacağımız için günün kalanını burada kafelerde geçirmeyi planlamıştık. Bangkok’un en büyük sorunu açık havada oturabileceğin kafe tarzı yerlerin olmaması. Starbuckslar var ama onlarda küçük ve dışarıda bile sigara içilemiyor. Biz Bangkok’ta, en çok oturup bir şeyler içip keyifli zaman geçirilebilecek yerlerin eksikliğini çektik.

WAT SAKET ALTIN DAĞ (GOLDEN MOUNT)

Bu tapınağı Phi Phi’den dönüp Bangkok’ta aktarma beklerken gezdik.



İnşaatına 1700’lerde başlanan ilk tapınağın altın renkli çatısı ağırlık nedeniyle çökmüş ve 50 yıl buraya dokunulmamış sonunda kendiliğinden bir tepe haline gelen çöküntünün üstüne şimdiki tapınak eklenmiş.



Bangkok’un en güzel manzarası buradan görülüyor. Yüzlerce basamaklı, çanları ve büyük gongları çalarak çıkılan tapınakta, küçük boyutta pek çok buda heykeli var.





Her gün için bir buda heykeli olan bölüm vardı ki bunlara bayıldım.



Bangkokta gezdiğimiz yerleri anlattım. Bunların dışında gezilebilecek yerleri de belirteyim.

CHATUCHAK PAZARI

8.000’den fazla tezgazı olan Pazar her şeyi bulabileceğiniz bir yer. Eğer vaktiniz varsa gezilebilir.

JİM THOMPSON’IN EVİ

Günümüzde müze olarak hizmet veren bu ev, Tay ipeğini dünyaya tanıtan Amerikalı tüccar Jim Thompson’a ait. Jim Thompson, Thai ve Asya sanat eserleri ile el işlemeleri konusunda sıkı bir koleksiyoncu olduğu için evinde pek çok değerli eşya toplamış.

BENCHAMABOPHİT MERMER TAPINAĞI (WAT BENCHAMABOPHİT MARBLE TEMPLE)

Batı mimarisi etkisiyle inşa edilmiş olan tapınağın yapımında İtalyan Carrara mermeri kullanılmış. Kral Rama V’in külleri buradaki Buda heykelinin altına yerleştirilmiş.

VİMANMEK KONAĞI (VİMANMEK MANSİON)

1901 yılında Kral Rama V için inşa edilen bu yapı dünyadaki altın tik ağacından yapılma en büyük bina olma özelliğine sahip. Yapımında tek bir çivi dahi kullanılmayan yapı günümüzde görkemli bir koleksiyona ev sahipliği yapan bir müzeye dönüştürülmüş. Giriş Ücreti: 100 baht Wat Phra Kaew burada geçerli

ANANTA SAMAKHOM TAHT SALONU

V. Rama tarafından yaptırılmış. Ancak kendisi bitişini görememiş. Günümüzde müze olarak kullanılıyor.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Andaman Denizi'nin İncisi.:Phi Phi Gezi Rehberi:.

Tayland'da Farklı Bir Şehir .:Krabi Gezi Rehberi:.